şükela:  tümü | bugün
  • yasasaydi ascii art siirlerini sergiledigi bir web sitesi acardi.
  • siirlerini surrealist sekiller olusturarak yazan 20. yuzyil sairi. gozumde belli bir karizma sahibidir, yaraticilik herkesin harci deildir.
  • oyle bir siir yazmistir ki formatina bakinca kendi surati cikar ortaya, hem sair hem ressam.
  • yirminci yüzyıl fransız şiirinin as adamlarından biridir. öylesine bedbin, öylesine mutsuz bir yaşam sürmüştür ki.. babasının meçhul oluşundandır bu. ömür billah alnında enfant naturel damgasını hissetmiş, kimliksizliğinden, köksüzlüğünden utanç ve acı duymuş, annesinden nefret etmiş, hayatına giren bin tane kadının hiçbirisiyle doğru dürüst bir ilişki tutturamamıştır. şairliği ise türlü tepkiler, taşlamalar almasına ve çoğu insan tarafından anlaşılmamasına rağmen şahanedir. noktalamaya, kafiyeye, alexandrine hiç takılmamılştır. şiirleri türlü türlü okumalara açıktır. ve evet sürrealizm lafını ilk ağza alan, kübizmin, dadaizmin fişini takan kişidir.
  • doğru yazılışı guillaume apollinaire olmakla birlikte en ünlü şiiri ismini seine'in üstüdeki köprülerden biri olan "le pont mirabeau" dan alır. hatta 3,5 sene öncesine dönerek bunu ezberlediğimiz zamanlardan aklımda kalan 2 bukle*yi sizle paylaşmak isterim:

    sous le pont mirabeau coule la seine,
    et nos amours, faut-il qu'ils m'en souviennent
    la joie venait toujours après la peine

    vient la nuit, sonne l'heure,
    les jours s'en vont, je demeure*
  • kübik imgeleri çizen bir adam. boya yerine mürekkep kullanarak çizdiği şiirler hurufilerin sülüs levhalarını andırıyor. şiir kuramında biçimselliği içerikle zorlayan bir anlayışın temsilcisi değil apollinaire. tam olarak temsili. resimin artık görünüşten çok algıya dönüştüğü bir dönemde yazmış hattını. çizimleri ilkel olarak kabul edilmemeli. yakaladığı özün kabartmalarını yontuyor sadece.

    picasso bir gün mavi bir fonun ortasına gümüşi bir çizgi çeker. onu küçümsemeye çalışan biri ''iyi de bu balık değil ki'' der. picasso'da; ''zaten bu balık değil, resim'' der.

    tanım:şiirleri duvarlarda sergilenen, resimleri kitaplarda okunan, sevgiden bahsederken hançer çizen 3 boyutlu mürekkep.
  • şiirlerini genellikle kaligram tekniğiyle oluşturur. hatta bu tekniğin öncülerindendir. özellikle fıskiye şiiri bu teknikle yazılmış en güzel şiirlerden biri olarak kabul edilir. bir de ona ait,

    "ve elektiriğin gülleri açmakta hala
    belleğimin bahçesinde"

    dizeleri, ahmet oktay'ın aktardığına göre soyut şiirden hiç hazzetmediği halde yoldaş lenin'in en sevdiği dizelermiş.
  • les exploits d'un jeune don juan isimli ve ap tarafından "dünya kültür mirası" olarak tescillenmiş eseri yargıtayımızdaki edebiyat eleştirmenlerince "olay örgüsü" olmadığınca yasaklanmış (adamlar hala three unities'e inanıyor, klasisistler ile baş edemezsin, yo dostum...) yayıncısı ve çevirmenine dava açılmıştır:

    http://haber.sol.org.tr/…tehcen-davasi-haberi-77576

    burada sel yayıncılık'ın yaptığı vahim hata şudur: guillaume apollinaire'in ı. dünya savaşına katılmış bir asker olmasından mütevellit savaş yanlısı şiirleri de vardır. eğer cinsellik içeren bir kitaptan ziyade söz konusu şiirleri yayınlamış olsalardı; çoktan meb'in müfredatına girmiş, milyon satıyorlardı.

    hayat işte...
  • mona lisa çalındığında picasso ile birlikte tutuklanan şair. ancak picasso, önemli makamlardaki dostları sayesinde hemen serbest kalmıştır. appolinaire ise bir hafta beklemiştir serbest kalmak için.
  • mirabeau köprüsü

    mirabeau köprüsünün altından seine nehri akar
    ve bizim aşklarımız
    neşenin kederden sonra geldiğini
    hatırlamış olsam ne çıkar

    çal ey saat gel ey gece
    günler gelip geçiyor
    bense olduğum yerde

    hep yüzyüze kalalım el ele tutuşalım
    ahengine uyarak
    bir köprü kuralım ki kollarımız altında
    yorgun dalgası geçsin o sonsuz bakışların

    çal ey saat gel ey gece
    günler gelip geçiyor
    bense olduğum yerde

    aşk da gelir geçer bu akan su gibi
    aşk da gelir geçer
    hayatı gibi ağır biz insanların
    ve taştan daha sert umudu gibi

    çal ey saat gel ey gece
    günler gelip geçiyor
    bense olduğum yerde

    geçer günler geçer günler haftalar
    ama ne geçmiş zaman
    ve ne de aşkların geri döneceği var
    mirabeau köprüsünün altından seine nehri akar

    çal ey saat gel ey gece
    günler gelip geçiyor
    bense olduğum yerde