şükela:  tümü | bugün
  • rasim özdenören tarafından yazılmış ve gül yetiştirmeye her zaman kendisiyle birlikte düşünülecek kadar başarılı bir anlam yüklemiş anlatı kitabı.
  • (bkz: kücük prens)
  • (bkz: anthony/3)
    (bkz: seker kiz candy)
  • içinden şiir geçen kitaptır. gülkurusu bir kapak içine basılmıştı vaktiyle bu.
  • iç dünyanızı ve yaşam şeklinizi sorgulamanıza neden olan rasim özdenören kitabı.

    --- spoiler ---

    ''ağlamak.. yalnız gözyaşı dökebilen insan anlayabilir bazı şeylerin hikmetini.''

    ''bazen öyle şeyler oluyor ki nasıl söylesem.. insan kapılıp gidiyor.. kapılıp gittiğini anlasan bile değişmiyor.. olup bitenin parçası gibisin.. nefes almamak elinde değilse, hani nefes aldığını fark ettiğin zaman bile onu önleyemiyorsun.''

    ''aslında hepimiz dağılıp gideceğiz, dedim sen de, ben de, hepimiz. hiçbirimiz kendimize ait yerlerde gezinmiyoruz.''

    --- spoiler ---
  • en can alıcı kısmı şuraydı kanımca:
    50 yıldır bahçesinden dışarı adımını atmayan gül yetiştiren adam, torununun ısrarıyla bir sabah namazı için birlikte camiye giderler. camiye girerken ayakkabılıkta bir fötr şapka görür ve şok olduğunu belli etmez ardından namaz çıkışı ise imamın sakalsız olduğunu görünce dehşete kapılır ve "ey insanlar" der ama onu kimse duymaz. ardından bir daha yineler ardından ey cemaati müslimin diye son kez yineler ve cemaat toplanır onu dinler.onlara nasraniler gibi yani hıristiyanlar gibi giyindiklerini hatırlatır. islam üzerinizde görünmek ister, der. bu dış görünüşlerinin zamanla içlerine sirayet edebileceğini hatırlatır ve gaflet içinde olduklarını hemen tövbe etmelerinin gerekliliğini hatırlatır. cemaat çıtı çıkmadan her an kaybolabilecek gibi duran ve sütun gibi dik ve konuşması gözlerin derinliklerine etkiyen bu şahsı hayranlıkla dinler.

    tabi gül yetiştiren adamın bu olayı zannediyorum 1975 li yıllarda olsa gerek.
    bunun paralelinde kitabın konuşmacısının amerikada sitareyle ve onun arkadaşlarıyla geçen batılı tarzda bohem bir yaşam içindeki keşmekeşlikleri de gözler önüne seriliyor.
  • "aslında ne beklemişti? işin kötüsü hiçbir şey beklememişti de. hiçbir şeyi değiştirmeyi aklından da geçirmemişti. kendisine bir lütuf olarak bahşedilen bir ömrü bilinçsizce israf edip durmuştu. şimdi bunu daha iyi anlıyor...ama geç. çok geç. ve en korkuncu bütün bunların birer umutsuzluk işareti olması."
  • aslında kimse gerçek düşüncelerini yaşayamıyor, içinde bulunduğu bir hali sürdürmek ya da o halden kaçmak, çekip gitmek için can atıyor, ama başkalarıyla olunca istediği şeyleri öyle kolay kolay yapamayacağını görüyor. işte düpedüz bir sıkıntı sebebi. düşünce değil böyle yerlerde yoğunlaşan, insanın bütün zihin birikiminin boşluğu öylesine saldırıyor ki, kaçacak bir yer bulamıyorsun, ezilip kalıyorsun.
  • --- spoiler ---

    rasim özdenören'in flashback'lerle olay örgüsü kurgulanmış romanı, galiba ilk ve son romanı. kitapta bir sürü şiirsel öğe mevcut. kitabın ana teması oryantalizm üzerine kurulu, kendi kültürlerinden kopmuş, yozlaşmış yeni nesili; ‘’sitare, yavuz , çarli ...’’ ve diğerlerini anlatıyor.

    bir diğer karater de ise; kurtuluş savaşından sonra uğruna savaşlar yapılan şeylerin topluma yerleşmiş olmasının verdiği acıyı, vicdan azabı olarak yaşayan, bunun sonucu olarak da kendisini eve kapatan bir adamın iç hesaplaşması mevcut.

    --- spoiler ---