şükela:  tümü | bugün
  • yeterince geyigi yapilmi$ bir konsept. $imdi kendisi oha falan olmu$tur.
  • güldürürken düşündürmek gibi bir kaygıyla hareken edenlerin,insanlara güldürmeyi düşündürmeden ağız kıvrımlarının hafiften yana sirayetiyle sırıtışlarına mazur kalınabilecek oluşum.
  • amaçlandığı andan itibaren ikisini de başaramayan bir faaliyet.
  • gülerken kusma ve düşünürken uyuyakalmanın biraradalığı.
  • cem yılmaz ın özellikle üstünde durduğu bi konudur..öyle ki komedyenlerin görevi düşündürmek diil sadece güldürmektir.insanlar da bunun için para verirler yada bi şekilde izlerler..zaten düşündürme amacı güdülmüş esprinin komiklik dereceside azalır...
  • obsesif kişinin cem yılmaz seyretmeye gittiğinde bi yandan gülerken bi yandan "ütü fişte miydi değil miydi... fişte miydi değil miydi... fişte miydi neydi..." diye düşünmesi durumu. "cem yılmaz'a gelirken pantolon ütüleyen zihniyeti şeydeyim... kimse kimseyi görmüyo ki herkes herife bakıyo, hay kafama... fişte miydi değil miydi..." şeklinde de cereyan edebilir.
  • "güldüremiyorum ama mesaj veriyorum" anlamında kullanılmaya baslanan yeni mizah zırvası. erken bosalan erkegin sevisirken düsündürmesi kadar anlamlı ve gereklidir. zaman asımından ve anlayıs farkından dolayı izleyicisi azalan eski tüfeklerin yeni nesil komedyenlere yönelttikleri elestirilerin ana konusu. insanların gülmeleri veya düsünmeleri konusunda komedyenin rolünün izleyiciyi tetiklemek, ortam yaratmak oldugunu, her iki eylemin de karsılıklı gerceklestigini düsündügümden ici bos bir terimdir bence. bu konuda yapılacak elestiriler komedyene degil izleyiciye yapılmalıdır o halde. "seyircilerin geneli aptal, bos bos gülüyor ibisler" seklinde bir söylem dile getirdiginde elestiri muhatabını bulacaktır, gereksiz de olsa en azından tartısma dogru kisiler arasına tasınır.
  • hep nasrettin hoca'ya maledilen, lise halk edebiyatı derslerinin olmazsa olmazı yeti.