şükela:  tümü | bugün
  • bugün bi. sonbahar günü. ağaçlar yollara yapraklarını savuruyor, rüzgar şehrin içindeki binalarınıza üflüyor, pencerelerinizi örtüyorsunuz hepiniz. bi çay koyuyorsunuz, ve dostunuz veya kendinizle sohbet ediyor, özlediklerinizi düşünüyor, sigaralarınızı tüttürüyorsunuz. kasvet salgın gibi tüm dünyanızı güzle birlikte sarmaya başlıyor; insanlar sonbaharda daha duygulu oluyor, belki de daha az vicdanlarına azap verecek suçlar işliyorlar, daha fazla düşünmeye başlıyorlar. kalabalıkları sokaklardan evlerinin içine kovalıyor sanki rüzgarlar, kendileriyle başbaşa kalmaya.kimilerini de sokakta üşümeye terk ediyor, ateşin başında çember yapmış silüetler seçiliyor. sonbahar boşaltıyor yolları, deniz kıyılarını, tahta bankları ıssız bi karaltı haline getiriyor.yalnız insanlar gökyüzünün kasvetini görünce dışarı atıyorlar kendilerini, ceketlerinin yakasını çenelerine kadar çekip. düşünceli düşünceli ıslak şehre basıyorlar üfleye üfleye dumanlarını ağızlarından, buharları.belki de bi köşede dertleşiyor, birbirlerinin omuzlarına kafalarını yaslıyorlar. sense gidiyorsun yine, ağlayan bi şehre beni bırakıp. kuşlar gibi göçüyorsun, evlerin çatısından, bi deniz kıyısında bankın birinde montunun cebine ellerini sokmuş benim üzerimden. bense seni seyrediyorum, göğe bakıyorum, uçuşunu görüyor, kanatlarından öpüyor, bulutlar ve sana selam yolluyorum. turgut uyar'ın dizelerine ve gökyüzüne emanetsin. güle güle.
  • (bkz: eyvallah)
    (bkz: çok şükür)