şükela:  tümü | bugün
  • baskasina bakip vay mala bak diye dalga gectiginiz durumlara sizin de dusup maldan beter malak konumunda ortada kalmaniz..allahin da tokadi oluyor netekim..
  • her ne kadar iyi niyetli bir atamız tarafından söylenmiş olsa da, komşunun düştüğü zor duruma gülünmemesi gerektiğini, kişinin kendisinin de aynı duruma bir gün düşebileceği ihtimaline bağlaması bakımından eleştirilebilir. komşusunun düştüğü duruma düşme ihtimali sıfır olan birisinin rahat rahat gülebileceği anlaşılabilir. bu bakımdan, "gülme komşuna." denilmesi daha uygun gibi. (fakat bu cümlenin de etkisi sıfır oldu be abi. en nihayetinde atalara saygı göstermek, bir bildikleri vardır elbet demek gerekiyor)
  • şakacılık niyetiyle ''my name is john merrick'' diye diye ortalarda dolaşmamın bir kaç hafta sonrasında, bahar alerjisi nedeniyle güne şişmiş (ama nasıl bir şişmek) bir yüzle john merrick gibi uyanmak.

    (bkz: elephant man)
  • dün muhteşem bir örneğini yaşadığım durum. bizim sokakta bi köpek var. burlarda oturduğu için komşumuz sayılıyor. dışarı çıkarken, eve gelirken bazen ben selamlarım bazen farketmezsem de o koşarak gelir kendini sevdirmeye. geçen gün yine o koşup gelmişti, hava da sıcak. severken dili dışarıda yüzü sırıtır bi hal aldı ve kaldırıma ağzından bi damla tükürük damladı. ben koptum, bu olayı da baya evdekilere anlatıp güldüm.

    dün gece uçak kazalarını araştırırken farkında olmadan sabahlamışım. açlıktan kusacak gibi olduğumda mutfağa geçtim. ağzıma bi parça ekmek soktum dolapta peynir aramaya koyuldum. bi yandan da uzunca süredir oturduğumdan kendime gelmek için zıplıyordum. peyniri de(tadı baya keskin teneke peyniriydi) ağzıma sokmaya çalışırken tam beceremedim, peynir için ağzımda oluşan salya şap diye mutfak masasına damladı. sırıtan köpek aklıma geldi o sırada.
  • 2005 yılında kombosu * başıma gelmiş hadisedir, şöyle ki;

    bir kış günü en yakın arkadaşımla, finallere yetişmek için mecidiyeköy sokaklarında koşturuyorduk. maalesef ki istanbul'un en soğuk kışlarından biri denk gelmişti (daha sonra kar yüzünden sınavın iptal olduğunu öğrenecektik) ve öğlen saatleri olmasına rağmen havada ipi vardı. kaldırımlar buz pisti olmuştu.

    neyse otobüs duraklarına yaklaşırken düşmeyelim diye kol-kola girmiştik dostumla. önümüzde de bir teyze yalpalayarak yürüyordu buzun üstünde.

    - önümüzdeki teyzenin önce bir ayağı kaydı, sonra diğeri ve yere kapaklandı kadıncağız.
    - arkadaşım başladı gülmeye. ama 2-3 saniye geçmişti ki gülüşünden, oda yerde buldu kendini.
    - ben "oh olsun güler misin başkalarına!" der gibi bakarken koyverdim kahkahayı. ne yazık ki 2-3 sn sonrasında bende buzla yeksan oldum.

    (bkz: bu da böyle bir anımdır)