şükela:  tümü | bugün
  • sayesinde yılların 'kıro'sunun etnik bir aşağılama olarak algılanmaya başlandığını öğrendik. 'kıroyum ama para bende' mottosu herkesin dilindeyken nerdeydiniz ulan ? kimseye uygulanan bir ötekilestirme falan yok, kıçınızdan ırkçılık naraları atıp adamın canını sıkmayın.
  • yaptığı dizilerin friends ile tek benzerliği sit-com olmasıdır. uzaktan yakından alakası yoktur. benzeten insanın sadece iki sit-com izlediğini düşünürüm. friends'te 6 ana karakter varken bu kadının dizilerinde 132 tane karakter vardır. karakterlerin çoğu kaliteli olmakla beraber yaptığı iki dizide de bu karakter bolluğu dizinin boka sarmasına, takip edilemez ve itici bir hal almasına sebebiyet vermiştir. yaptığı iki dizide de modern dünyada yaşamını sürdürmeye çalışan geleneksel türk ailesini işlemiştir diyebiliriz. friends'le alakasını düşünsem düşünsem bulamam. avrupa yakasında babasının muhalebicisini işleten volkan ve dergi editörü kız kurusu adını unuttuğum karakterlerin ya da ev mekanının, dergi ya da muhallebici dekorunun friends ile ne alakası vardır kardeşim. göz var izan var. oturup uğraşsan bulursun, illa ki. geniş aile'de ya da ne bileyim arka sokaklar'da bile bulursun.
  • ironiden anlamayan nesle aşina olmayan kadındır.
  • anladığım kadarıyla film eleştirmek için izleyici değil yönetmen, yemek eleştirmek için gurme değil aşçı, yazar eleştirmek için okuyucu değil yazar olmak gerekiyor. anladım. demek ki bir gün yanlış ameliyat sonucu doktora çemkirsek doktor "al o zaman kendin yap amk" dese haklı çıkabilir. ne güzel.
  • kendisi bizlere osuruktan nem kapan, mesele çıkarmak için fırsat kollayan tipleri göstermiştir.

    kıro, kelimesinden alınganlık çıkartana kadar milyon tane detay ve önemli konu var. niyet kardeşliği güçlendirmekse, samimiyseniz, enerjinizi adam gibi şeylere harcamalısınız.
  • sarışın,uzun boylu,beyaz tenli,renkli gözlü,zayıf olup da seksi olmayan dünyadaki tek kadındır.
  • ahahah, adam anlamadığı, kafasının bu kadar basit bir ironiye bile basmadığı konuda kendince gömmüş yazar hanım kızımızı. olm senin kafa yapını anlatmaya kelimeler, cümleler, hiçbir dilin lugatı yetmez lan.

    ne güzel şey, dümdüz yaşamak yav.

    (ara: fikri var)

    edit. ben bunu yazarken 2 tane olmuşlar.
  • bazı zekaca geri arkadaşların kendisini eleştirenlere “o zaman sen yaz” diyerek arka çıktığı hanımefendi. ne kadar salakça bir bakış açısı ya bu böyle. bu tiplerden futbol takipçilerinde de var. ozan tufana sallarsın, der ki çık da sen koş 10 km. toz kondurmaz hiçbir şeye. benim 10 km koşamamam ozanı nasıl iyi futbolcu yapmıyorsa, iyi bir senaryo yazamamam da bu kadını iyi senarist yapmaz. eleştiren kişiler bunu kendi potansiyeliyle kıyaslayarak yapmıyor, piyasadaki diğer yapımlarla ve yazarın önceki senaryolarıyla kıyaslayarak yapıyor. eğer diğer yapımların gerisinde görüyorsa da yermek en büyük hakları. kaç yaşında insanlara neler anlatıyoruz...
  • uzunca seneler önce, cadde d&r' da imza günü düzenlenmişti, sanırım ''gayet ciddiyim'' için, gag sayesinde kendisine bayıldığımdan kitabı da okumuşluğum vardı, gittim.
    gülse birsel, anormal derecede zarif, yani sadece davranış olarak değil, elleri, ayakları, gülümsemesi bile zarif. dedim ki, ulan bu kadınsa ben baya baya dana gibi bi' şeyim, o günden sonra da 10-15 gün öyle zarif olmaya çabaladım ki annem bayılır öyle narin, zarif kızlara. sevinmişti kadınceğiz, olmadı tabi başaramadım, özüme geri döndüm.
    gülse birsel'i de halen severim, zarif ve zeki kadın.
  • yalan dünya'nın 3. bölümünde kendisine "pıtış burun seni!.." diyerek yavşayan adama "oha!.. göz var izan var!.." tarzında tepki koyan güzeller güzeli. estetik yaptırma olanağı varken bunu yapmayıp görünümüyle barışık yaşayan ve bunu espri malzemesine çevirebilen biri elbet güzeldir.

    düzeltme: tekrarında "pıtık" değil, "pıtış" dediğini farkettim. ama argo anlamı değişmedi, heh heh...