şükela:  tümü | bugün
  • aile arasında filmini izledikten sonra yazmaya karar verdiğim mektuptur.

    sen film senaryosu yazma be gülse. yazacaksan da bana gönder bari. yada ne bileyim filmi yayınlamadan önce bana bi ulaş bi göz atayım yani.

    öncelikle film kurgusal olarak i-na-nılm-az sıkıntılı. nasıl ki ben "inanılmaz" kelimesini yanlış hecelediysem o kadar sıkıntılı bir durum bu. hikaye klişe. filmin içindeki reklam yerleştirmeleri inanılmaz itici. konu kopuk. bir şey oluyor ama neden oluyor belli-önemli değil. en nefret ettiğim şey olan "ben yaptım beğeneceksin yoksa bir boktan anlamıyorsun" kafasıdır. şahsen sinemadan çıktıktan sonra bende mi bir senaryo yazsam diye düşünmedim değil. şimdi gelelim filmi izlerken ortaya çıkan hatalara:

    - ilk karşılaşmada fiko solmazdan kafasına çanta yerken "ama işiniz bu" diyor fakat tam o anda kafasına çanta yediği için bence o sahnenin en iyi esprisi havaya karışıyor. ve bütün film boyunca doğaçlama olsun diye sanırım bırakılan cümlelerin yarıda kalması yada araya girilmesi durumu var. en az 2-3 kere. yani film izliyoruz ve bu bence ciddi bir sıkıntı.

    - gene aynı sahnede fiko yere düşüyor bir bakıyorsunuz 5 saniye önce çıkardığı gözlüğü gözünde yerdeyken. sonra kamera tekrar uzak çekime geçiyor gözlük masanın üstünde.

    - solmazın ağzında teyple çıktığı sahnede fikoyu odasına alıyor yemekleri gösteriyor ve solmaz aynadan yansıyor fikonun arkasından. işte o yansımada solmaz ile kameranın gösterdiği solmazın hareketleri farklı. çokta zor bir şey değil aslında. ama 3-4 kez geçiş yapılınca çok sırıtmış.

    - gene aynı sahnede solmaz yemekleri gösterip yiyelim derken bir anda bakıyoruz ortamlara akmışlar. bak bir anda diyorum. cut scene falan var sanırım.

    - bir kaç sahnede çok net olarak ışık alttan vurmuş ve oyuncuların yüzünün üst tarafında gölgeler oluşmuştu. özellikle fikonun baba rolünü ilk üstlendiği sahnede çok netti kapı girişinde.

    - kızın odası çok düzenli. yani kız uç noktada orası kesin giyimi ve dövmelerle. ama odasında ağladığı ve solmazın geldiği sahnede odası okul birincisi gibi düzenli. bu şahsi bir görüş tabi.

    - küçücük lazer epilasyon aleti nasıl rambo bıçağı gibi 3 tane iz bırakmış biri açıklasın.

    - solmaz ile fiko tam yakınlaşacakken bebenin gelmesinin hiç bir esprisi yok. sırf kesmek için olduğu net o ilişkiyi.

    - resmen filmdeki bütün esprileri fragmana koymuşlar. komik sahnelerin neredeyse tamamı fragmanı izleyenler tarafından görülmüştü.

    - mahalle yanarken orospu saçını tarar ve sütçü ile aldatma klişeleri yok mu hele... ilk başta anlam veremiyorsunuz sütçüyken inşaatçı olmuş düşmanın sütçü olmasının ne alakası var diye sonunda inanılmaz klişe bağlanıyor. üstelik bunun hiç bir sinyali filmde verilmiyor. süpriz son yazmak bu kadar mı kolay lan?

    - başka bir arkadaş yazmıştı. dandik bir avizecinin taaa adanaya gelmesi ve vasat bir klarnetçinin adanaya kadar düğüne gelmesi ne alaka?

    - gülse birselin rolünün tamamen gereksiz olması.

    - büyük babanın gereksiz olması sonra ölmesinin gereksizliği. şahsen büyük babanın da sert mizaçlı biri olmasını bekliyor insan böyle bir ailede ama toplamda 1 dakika falan ekranda kalıyor.

    - ekşide bir kısım fake hesaplarla reklam yapılması. hepsi filmden sonra alkışlamak istemiş. büyük kısmı aileyle gitmiş falan. kesin gidin gitmezseniz taş olursunuz eksik kalmış sadece.

    - gençlerin aşklarına hiç değinilmemiş. böyle bir sevgi nasıl ortaya çıkmış belli değil. sonuçta çocuk zengin bebesi nasıl bağlanmış kıza belli değil.

    - leyla karakteri mahalle her ateşe verildiğin de kendisine teklif sanıyor bekliyorum diyor ama hiç öyle birini görmüyoruz.

    - duygusallık derinliği yok. fiko songül arası yakınlaşma çok yavan. fiko kız arasındaki yakınlaşma ancak filmin sonunda ucundan gözüküyor.

    - koskoca zengin bir aile nasıl karşı aile hakkında daha istanbula gitmeden bile araştırma yapmaz ki? hele de despotluğun zirvesinde "namis çok önemlidir" diyen bir aile.

    - adanadaki dandik bir esnaf (gündüz sopa yiyecekti çünkü babadan) düğün gecesi gelip konuşmaya çalışıyor falanda o düğüne nasıl girebiliyor?

    - troy markasının zengin züppelerin kullandığı işaret etmedi mi o sahne? yada bahçeşehir kolejine elini kolunu sallayan kafası iyi herkesin girebildiği gibi salak bir algı olmadı mı?

    bunlar dışında güzel film yazmışsın. tabiki recep ivedik denen gereksizin filmlerinden çok daha iyi. ama ölünecek bitilecek bir film değil. para için kirlettirme kendini bence. herkes "gerçek" yorumunu yapsın eleştirsin kendini geliştir düzelt.

    olmamış yani. haa tekrar söylüyorum fiko ve solmaz karakterleri iyiydi kesinlikle ama etraf karakterleri berbattı. hele o leyla yok mu o leyla. ne kadar gereksiz bir karakter. illa salak biri olmalı mı gülse?

    kısaca doğru yoldasın ama yolun çok başındasın. para için seni bozmalarına izin vermeeeeee. film çekersin insanlar gelir her türlü. en dandik bir filme bile milyonlarca lira para akıyor. gene seninle büyümüş bir nesil var iyi kötü. her zaman hazırlar.

    sonunda kaybeden sen olursun biz oluruz.

    selam ve dua şaka laa şaka bu öyle bir mektup değil tabi*
  • eleştirilerin yarısının yönetmene gidecek mektuba kaydırılması gereken metin.
    (bkz: içeriğin tözü)
  • komedi filmlerinde muhteşem senaryo ve kurgu arayan arkadaşa hayatta başarılar diliyorum zira hayat onun için çok yorucu olmalı.

    evet adana'daki bir düğüne istanbul'dan kötü bir avizecinin gelmesi mantık dışı ama sen buna mı takıldın güzel kardeşim onca komiklik espri varken?

    sinema eleştirmeni olacağım diye saçmalamayın. başka bir filmde olsa bu gibi şeyler net eksi yazardı haneye ama komedi olacaksa bazı mantıksızlıklar ve absürdlükler tabi ki olacak...

    yazılanların da 3/4'ü senaryodan bağımsız çekim hatası. gülse birsel'in kabahati nedir? yok kardeş bizim sinemamıza sanat dünyamıza gülse birsel gibiler çok.

    biz iki tane ergen burak özçivit'in bıyığına murat boz'un kol kaslarına hallenmek için gelsin izlesin diye çekilen filmleri hak ediyoruz. baksana bu kadar eleştiriye...
  • eleştiri yapmak için belirli bir iq seviyesi şart.

    çekim hataları var, kurgucudur yönetmendir salla direkt senariste saydır.

    ışık sorunu var, ışıkçının ne suçu var? senariste yüklen.

    sahne geçişleri sorunlu, sorun tabii ki senaristte.

    mantık hataları var, filmi izlemedim tam olarak ne kast ettiğini bilmiyorum ama değil dandik klarnetçi, dilenci bile ülkenin her noktasına kolayca gidebilir(uçak var lan 50 liraya).

    ha bir de camız gibi spoiler verip türlü küfürleri hak eden bir sığır tarafından eleştiriliyorsan, sen de şapkayı önüne koyup bir düşün bence gülse birsel.
  • '' ekşi sözlükte yazar' ım ama senaryo yazar' ı değilim, senaryo yazamam. ben yazamıyosam başgası da yazmasın, yazanı affetmem acımasızca eleştiririm, ben yazamıyosam, ben gülse kadar parlayamıyosam gülse de parlamasın, demet de, engin de, erdal da parlamasın, fatih de, ayta da ...hiç kimse parlamasın, ışıkçı zaten gölgede kalıyo salak , o da parlamasın di' cem ama zaten parlayamıyor ama buna rağmen onu da gömdüm. ''

    sanki bilumum zeka çeşitleri ölçümünde en öndeyiz ve sanki dünyanın en zeki insanlarını barındırıyor ya bu topraklar..
    hah işte ! o zeki arkadaşlar gelmiş burada senaryo beğenmiyor.
    hem de gülse birsel ' e açık mektup başlığı altında...
    mektup yazacağınıza oturup senaryo yazın , yazdığınız senaryodan film yapın ya da yaptırın.
    sinemalarda oynatın.
    sonra gelip burada ahkam kesin.

    son 15 yılda cühelanın özgüveni tempranın arkası gibi oldu maşallah !
  • adam haklı beyler konu kilit.

    filmi ben de beğenmedim. hikaye akıcı olmadığı için, salak diye bir karaktere gülmediğim için, filmde olmasa da olacak tiplerle şişirildiği için, ürün yerleştirmeler gözüme gözüme sokulduğu için, gülünebilecek esprilerin hemen hepsi fragmanda zaten olduğu için ve son olarak engin günaydın bile kurtaramadığı için beğenmedim.

    not: 7 tane kebap restoranı olan ve öyle bir evde yaşayan adanalı compact suv ile gezer mi arkadaş. arkaya 3 kişi binince kucak kucağa gittiler resmen. hepsi de tosun gibi maşallah. çekmemiştir o araba kesin.
  • filmi izlemedim. belki eleştirileri haklıdır. fakat biri yönetmen nedir, ne iş yapar, niye var anlatsın arkadaşa.
  • şişhane'deki avizecileri bilmeyen genel kültürsüzlerin, adana'daki düğünde avizeci avı yaptığı başlık. size recep ivedik 7 müstehak zır cahiller.
  • sinemadan çok iyi anladığını falan anlatan ama entrysine bir adet spoiler uyarısı koymayı bile beceremeyen yazarın gülse birsel e yazdığı mektup.

    ayrıca (bkz: ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz)

    daha iyi senaryoyu yaz da biz de izleyelim ne güzel işte. sen başarılı bir yazar olmuş ol, biz de filmi izleyip eğlenelim olmaz mı?
  • hiçbir yorumu okumadım lakin kendisine benim de ufak bi mektubum var:
    oynadığın tüm roller bariz fake kokuyor, belki bilerek abartarak bilerek fake oynuyorsun da, son derece itici duruyor.