*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • en sevdiğimiz çağdaş!

    ergenekon firarisi çev başkanı gülseven yaşer'in adı ikinci iddianamede yer alıyor. yaşer, e-mail gönderdiği kişiye, fettullah gülen davasında yalancı tanık olması karşılığında bodrum'da villa vermeyi vaat ediyor. ''gyasen@superonline.com'' adresinden 5 ocak.2002 tarihinde ''hayricanoz'' nick nameli kişiye gönderilen e-mailde şu ifadelere yer veriliyor:

    '... ortak görüş ikimizin en kısa zamanda nuh ...... giderek görüntü ve seslerin montaj olduğu böyle bir konuşmanın geçmediğini söylememiz gerekiyor. yoksa çok kötü olacak benden bu fedakarlığı esirgeme lütfen. cumhuriyeti, atatürk'ü seviyorsan lütfen nuh beye gidip ifade verelim. konuştuklarımızı inkar edelim. bak eğer bu fedakarlığı yaparsan bodrum'daki yazlığımı hemen sana vermeye hazırım. telefon açma dinleniyor acele email çek. g.yaşer.''

    yine 'gyasen@superonline.com''dan 23 ocak 2002 günü 'hayricanoz'' nickli kişiye gönderilen e-mailde 'sevgili mesut fettullah'ın davasıyla ilgili aleyhte yeni tanıklar bulmamız lazım. bizim avukat hüseyin bey mahkemenin aleyhimize doğru gittiğini, eyüp ve serhat alçaklarının da her an karşı tarafa dönebileceğini söyledi. şu bizim serhat'ın bir akrabası varmış. cihat isminde bir çocuk. biraz para vererek, fettullah aleyhinde mahkemeye çıkartmayı düşünüyorum' diyor.

    yaşer aynı mailde 'durumlar bildiğin gibi değil. acilen yeni tanıklar bulmamız lazım. fevzi...paşa ve kemal yavuz paşa vasıtasıyla görüştüm. mgk genel sekreteri tuncer kılınç ile bir kez daha bu konuda görüşeceğiz. (...) dünya kiliseler birliği ile lionslar'dan arif bey vasıtasıyla para yardımı sözü aldım. hiç korkma herşey yoluna girecek' diyor.

    kaynak: http://www.zaman.com.tr/…larini-kimler-nasil-aliyor

    edit: haber bunun üzerine kurulmuş ama kime burs verdikleri beni zerre kadar ilgilendirmiyor. elinde parası olan, nasıl kullanacağına da kendi karar verir herhalde. ben şu "cumhuriyet için, atatürk için konuşmalarımızı inkar etmeliyiz"deki dürüstlüğe bayıldım sadece!
  • hakkında yakalama emri çıkmış.

    hey gidi günler hey, dün müslümanlara yapılan cadı avı şimdilerde laiklere yapılıyor.

    http://www.hurriyet.com.tr/…em/16503224.asp?gid=373
  • bir zamanlar yalancı tanık bulmaya kastırdığına, yalancı şahitlik yaptırabilmek için adam ayarlamaya çalıştığına dair belgelerle gündeme gelen, şimdi fiilen kaçak pozisyonunda bulunan cumhuriyet ve atatürk sevicisi. hatta o kadar büyük bir sevgi sahibidir ki, kendi söylediklerini bu sevgiye atfen inkar edebilecek, bunu e mailler ile kendisi gibi o yolun yolcularından isteyebilecek kalibrede birisidir.

    hakkında hiç bir dava bulunmayan insanlara "kaçak" diye iftira atmakta gün sektirilmeyen sözlükteki başlığının bu kadar tenha kalmasının sebebi sanırım suserlerin çoğunluğunda da aynı "seviyede" sevgi ortaklığıdır. bakalım ilgili davalar ilerledikçe daha ne hoş sürprizlerle karşılaşacağız.

    hoş, yerden çıkan silahlara "boru", ihanet belgelerine "kağıt parçası" denebilen bir ülkede hangi sürpriz çıksa yine kafasını kuma gömdüğü halde sağa sola "yobazlaarrrrr", "gericileeerrr", "hainleeerrr" falan diye ünleyebilecek radyasyon aydınlanması geçiren aydın kişicikler bulunmasından doğal bir şey yoktur sanırım. ama dikkat edilsin çamur radyasyonu emer diye, kafalarını kumdan çıkarıp daha iyi gelir sanıp çamura sokmasınlar. çamurluk yapmak başka şeydir, kafayı çamura bulamak bambaşka.

    hadi canlarım, unutmayın ve karıştırmayın, somurtan adama tıklayın.
  • geçmişte başkanlık görevini yaptığı çev vakfının şuan başkanlığını yapan prof. dr. ahmet altınel; sadece vakıfla ilgili değil gülseven güven yaser ile de ilgili belgeler sunduğu açıklamasında, medayada yer alan haberlere şöyle cevap veriyor:

    "...basında çıkan haberlerin aksine, çev hakkında bugün itibariyle herhangi bir idari veya cezai bir soruşturma bulunmamaktadır.
    nitekim basında bu konuda çıkan haberlerin aksine, aynı odaklarca gerçekleştirilen bir komplo süreci ertesinde açılan pkk’lılara burs verildiği gerçek dışı savına dayalı davada, istanbul 3 nolu dgm’nin 2002/246 esas sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde, çağdaş eğitim vakfı yönetim kurulu üyeleri’nin 2003 yılında beraatlerine karar verilmiş ve bu karar da yargıtay tarafından 2004 yılında onanmıştır.
    bu mesnetsiz savlarla ilgili olarak, istanbul vakıflar genel müdürlüğü tarafından çağdaş eğitim vakfı’nın yöneticileri sayın gülseven yaşer ile sayın eymen sezerman’ın yöneticilikten azledilmesi talep edilmiş, ancak beyoğlu 2 nci asliye hukuk mahkemesi’nin 18.10.2005 tarih ve e: 2003/704, k: 2005/439 sayılı ilamına konu dosyadan dava reddedilmiş ve ilam yargıtay 18 nci hukuk dairesi’nin 26.06.2006 gün ve e: 2006/2802, k: 2006/5256 sayılı kararıyla onanmıştır.
    aynen iddianamede ileri sürüldüğü gibi, zaman international newspaper avrupa gazetesi’nin 10.05.2008 tarihli nüshasında, “çev başkanı yaşer’in abd’ye yerleştiği iddia edildi” başlıklı bir haber yapılmış ve bu haberde de sayın yaşer’in kaçtığı gibi çirkin bir isnada ve çev tarafından da pkk’lılara burs verildiği gibi mesnetsizliği bilinen bir sava bir kez daha yer verilmiştir.
    bu haber aleyhine ankara 26 ncı asliye hukuk mahkemesi’nin 16.07.2009 gün ve e: 2008/261, k: 2009/236 sayılı ilamına konu dosyadan dava açılmış, ilgilerin mesnetsiz savları hakkında hiçbir somut kanıt sunamamalarına rağmen sayın mahkemece istemde bulunulan tazminat talebi reddedilmiş, ancak yargıtay 4 ncü hukuk dairesi’nin 06.07.2010 tarih ve e: 2009/10459, k: 2010/8232 sayılı kararıyla tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünden ilam bozulmuştur ve yargılama halen devam etmektedir.
    iddianame bağlantılı haberlerde, çev hakkında jandarma genel komutanlığı’nda pkk’lılara burs verildiğine dair bir rapor olduğu ileri sürülmüştür. buna karşılık, iddianamenin hazırlanmasından seneler önce yine zaman gazetesi’nin 07 ağustos 2008 tarihli nüshasında “jandarma, çev’in terörist yakınlarına burs verdiğini belgeledi” ve “çev’in terörist yakınlarına burs verdiği tescillendi” başlıklı haberlerde, çağdaş eğitim vakfı tarafından yürütülen “1800 deniz yıldızı” projesiyle ilgili olarak, dönemin jandarma genel komutanı sayın işık koşaner’in talimatıyla inceleme başlatıldığı ve vakıf tarafından “terör örgütüne yardım edenlerle akrabaları arasında pkk, dhkp-c ve hizbullah üyesi olan öğrencilere burslar verildiğinin tespit edildiği”ne dair bir rapor hazırlandığı ileri sürülmüştür.
    bu haber aleyhine açılıp tazminata hükmedilen ankara 17 nci asliye hukuk mahkemesi’nin 16.03.2010 tarih ve e: 2008/306, k: 2010/58 sayılı ilamına konu dosyadan, yargılama aşamasında jandarma genel komutanlığı’na müzekkere yazılarak böyle bir rapor olup olmadığı sorulmuş, komutanlığın 18 mayıs 2009 tarih ve 183284 sayılı yanıtında, “yapılan inceleme neticesinde vakıf ve yöneticileri hakkında, pkk sempatizanı öğrencilere burs verilip verilmediği ve bu konuda dava açılıp açılmadığına ilişkin herhangi bir bilginin jandarma genel komutanlığı kayıtlarında bulunmadığı” bildirilmiştir ki, iddianameyi düzenleyen savcılar tarafından basit bir yazışma yapılmış olsa idi, bu gerçek dışı isnatlara yer verilmeyeceği tartışmasızdır.
    çev hakkında basında çıkan haberlerde, iddianame bağlantılı olarak ileri sürülen mesnetsiz diğer bir sava gerekçe olarak, 23.01.2002 tarihli hayricanoz rumuzlu kişiye sayın yaşer tarafından gönderildiği savlanan elektronik posta gösterilmiştir.
    seneler önce yargı kararlarıyla sabit olduğu üzere, iddianamede ileri sürülenin aksine, sayın gülseven yaşer tarafından “hayricanoz” rumuzlu bir kişiye anılan elektronik postanın gönderildiği savı tamamen gerçek dışıdır.
    bu elektronik postanın kendisine gönderildiği iddiasında bulunan kişi hakkında yapılan şikayet ertesinde istanbul valiliği tarafından 24.12.2002 tarihinde soruşturma izni verilmiş ve bu kararda; “hayricanoz” elektronik posta adresinin ve “mesut” isimli kişinin kim tarafından kullanıldığı açıkça belirtilmiştir.
    nitekim, bizzat sayın yaşer’in internet sağlayıcısı superonline yetkilileri, kendisi tarafından bu elektronik postanın gönderilmediğini yazılı olarak teyit etmişlerdir."

    kaynak: http://www.odatv.com/…ev-teror-orgutu-mu-1712101200

    iyiki de duygusal bir insan değilim de sadece bir haberin aksini resmi belgelerle kanıtlayan, halka açık bir basın açıklaması paylaşıyorum. zira duygulanacak da şaşıracak birşey de yok, hergun ne iddialarda bulunuluyor ülkemizde. ama eğer hisli entrylere hislerimle cevap verseydim ironik yaklaşır, dalyan'daki çamur banyolarından dem vururdum. ne de severim çamur banyosunu. tabii herkes benim gibi değil; aramızda korkusuz, diğer yazarların tepkilerinden çekinmeyen bizlerle 'hislerini' paylaşan yazarlar var. şimdi onları rahatlatmak, bu korkularından arındırmak için bir kez daha hatırlatalım ki bir daha yorum paylaşırken hiç çekinmesinler: 'dogru söyleyeni dokuz köyden kovarlar' tavrını almadan, entrylerimizi meydan okurcasına bitirmeden önce söylediklerimizin mor tüylü günlüklerimizden değil, gerçeklerden ileri gelmesi gerekiyor. mesela davalar ve sonuçları gibi. aksi takdirde bunlar; bizlerin bazen nefret, bazen de nefret dolu yorumları oluyor. ben ironik yaklaşamadıysam da; hayat zaten ironik cevabını vermiş, kahraman suserımızın cesur entryleri, korkularının aksine en beğenilen entryleri arasına girmiş. gördünüz mü hislerini paylaşan suserlarımız ne kadar da seviliyor? hem isyankar hem kahraman. ama hoşuma gitti bu mağrur entry bitirmece, ben de 'somurtan adam'la sonlandırıyım sözlerimi belki halk beni de bağrına basar: sözlüğün en duygusal yazarlarına hemen sağ alttaki somurtan adamdan gelsin: "..dön ve tekrar tuşuma bas!"
  • (bkz: #28148922)
  • interpol,
    türkiye’nin kırmızı bültenle tüm dünyada aranması yönündeki talebini,
    gerekçelerin ikna edici olmadığı” gerekçesiyle geri çevirmiş.
  • bugün yine hatırlatıcı ve uyarıcı bir yazı kaleme almıştır.
  • fetullahçı orospu çocuklarinin ilk kurbanlarından biri eski çev vakfı başkanı. dgm'de fetoş için açılan davaya delil sunduğu ve vakfı ile birlikte turkiyede irticai hareketlere karşı mücadele ettiği için fetullahçı orospu fırlatikları tarafından hakkında karalama kampanyası başlatılmış kişidir.