şükela:  tümü | bugün soru sor
  • amerikanin guney eyaletlerinden birinde, yapacak hicbirsey bulamadiklari icin kafayi siyiran elemanlarin hikayesini anlatan, dusuncelere gark eden bir film. biz turk genclerini baglamasa da, amerika'da black metal'in ne anlam tasidigi hakkinda ipuclari da var. soundtrack ise cilgin atiyor. absu, betlehem, burzum, bathory falan var icinde. filmde bir iki yerde calsa da, oha ne guzel oturmus, cuk oturmus dedirtiyor sarkilar.
  • 10 - 12 yaslari arasindaki bir kac veletin sikintidan kedi avlamasi, havuza giren kizlari dikizlemesi gibi toplumsal sorunlara parmak basmistir... tersinden cekilmis bir stand by me havasi versede ulan iyiki izlemisim ben bu filmi demenizi saglayacaktir... soundtrack tas gibi olmus ayrica...
  • bir tornado nun icinden gecip daattigi xenia, ohio kasabasi yasayanlarinin, normal yasanti formatindan yavas yavas uzaklasip ozellikle genc kesimin hayata biraz carpik, biraz da ilgisiz bakis acilari arasinda gidip gelen documentary tarzinda cekilmis bir independent film olarak goze carpar. icinde avladiklari kedileri cin restoranlarinda yenmek uzere kilo basina satan, ordan kazandiklari paralarla bir arkadaslarinin zeka ozurlu kiz kardesiyle beraber olmak isteyen yaslari 15 i gecmeyen cocuklar; memeuclarina bant takip cekerek memelerini buyutmeye calisan genc kizlar, ve koyun delisi formatinda bos tuvaletlerde tavsan kulaklariyla akordeon calan cocuk gibi ilginc karakterler barindirir ve o muhtesem editing onca farkli ve bazen cekilmez olayi izlenir hale getirir. filmin en unutulmaz sahnelerinden biri ise sarhos birkac gencin bir evin mutfaginda bir sandalye ile guresmeleridir.
  • 1997 tarihli harmony korine filmi. daha onceden larry clark'in kids filminin senaryosunu yazan "buyuk amerikan dusunuru" korine'in ilk yonetmenlik denemesi ayrica. kids'i de o kadar begenmemistim. seyirciyi sok etmek icin cok gereksiz bir sekilde kastigini dusunmustum, gummo icin duygularim da benzer duygular, fakat kids yine de gummo'nun yaninda saheser gibi duruyor sanki.
    film, ohio'nun gercekte olmayan xenia isimli kasabasinda, bir tornado sonrasinda geciyor ve bir grup ozurlu (veya) siddet dolu (veya) sikilmis redneck gencinin hayatlarindan kesitler, ya da daha dogrusu bir freakshow izliyoruz. film hakkinda konu babinda soylenebilecek tek sey de bu. insanlari birbirine baglayan bir oykuye, bir akisa ihtiyac duyulmamis. oyle rastgele, sok etmekten baska bir amaci olmayan grotesk durumlar, olaylar vs... zaten dvd'deki korine roportajina bakilirsa kendisinin "herhangi bir oyku anlatma, bir mesaj kaygisi" yok. kendini yine bu roportajda provokator olarak tanimlayan korine'in "filmdeki tavsan kulakli cocugun olayi nedir?" sorusuna, "hiic, sadece filmde oyle tavsan kulakli bir cocuk gormek istedim" gibi kendince cok isyankar, anarsist bir edayla cevap vermesi, zaten adamin halini iyi ozetliyor. bir insanin herhangi bir mesaj kaygisinin olmamasi, bu derece simarik, ego tatmini bir film yapmaya ozur mudur? nihayetinde elimizdeki film, geceyarisindan sonra mtv'de cool bir muzik videosu yonetmeninin elinden cikmis rastgele "ironik", "cool" videolari seyrediyormus hissinden fazlasini vermiyor. muziklerin black metal sarkilari olmasi en ilginc tarafi belki de. ha, bir de ender profesyonel oyunculardan biri olarak chloe sevigny var, onun bile kids'deki o guzelim halinden eser yok.
  • filmin icindeki en guzel sey sonunda calan roy orbison ın crying idir. oyle ki "helal olsun bu filmi kaldirdi bu bunye al da sana benden bir kıyak" der gibi, odul gibi.
  • çok güzel çekilmiş, montaj harikası harmony korine filmi. fakat yönetmenin filmi daha çok kendi sergilediği bir freak show olarak görmesi uyandırmak istediği hisleri uyandırmaktan uzaklaştırıyor. bu filmdeki duygu eksikliği julien-donkey boy da gideriliyor.
  • filmin garabetinde, görüntü yönetmeni jean yves escoffier’nin payı büyüktür. harmony korine, leos carax’nın filmlerinde ağzı salyalanarak izlediği görüntülerin sahibini talih yardımıyla (nyc metrosunda rastladığı yapımcı bir kadınla sohbet ederken elinde inandığı bir senaryo olduğundan, yakın zamanda çekmek istediğinden bahseder. laf arasına o çok beğendiği fransız sinematografı sokar. şans, kadın escoffier’nin birinci göbekten tanıdığıdır.) bulur ve projeye ikna eder.

    yeni kıtada girişeceği işler için etli bir ücret talep eden escoffier, korine’le buluşur. yumurcağa kanı kaynar projeye de ısınır ve gönül indirip üç kuruşa çeker filmi. gummo'nun gummo'luğuna majör bir katkı yapar. *
  • harmony korine'in ufak bir kasabadaki insanların içinde bulunduğu ruh hallerini analiz etmeye yönelik çektiği, geçmişin bıraktıkları üzerinden şöyle bir teğet geçen ve onu sorgulamaktan çok sonuçlarını gözler önüne serdiği garip,sorunlu ve rahatsız edici bir film.
  • harmony korine, bu filmde bi sahnede kendisi de oynamıştır zenci bir cüceye asılan erkek kendisidir ;ayrica bu sahnede gerçekten sarhoştur. oyuncuların çoğu eş dost kitlesinden olmak la birlikte (buna zenci cüce de dahil) gittiği her mekan da fast food tipli restorant da yiyen içen kimselere de bu filmde oynama rolü teklif edilmiştir.