şükela:  tümü | bugün
  • ilaç sanayiinin ürettiği antibiyoriklerden önce hekimlerin tedavi amacıyla kullandıkları, gümüş atomlarının homojen dağıldığı sıvı.

    kış aylarında havadaki mikropları kapıp vücudumda seri üretme faaliyetimin bir sonucu olarak 7-8 ciddi hastalık geçirdiğim yıllar oluyordu. zencefil, ekinezya gibi bitkisel çözümler nedeniyle kendimi çöplük gibi hissettiğim olmuştur.

    birgün yine boğaz ağrısından geberiyorum ve yutkunurken acıdığı için uyutmuyordu da. gece evde volta atarken tuvalete girdim ve her türk'ün yaptığı gibi gazete ve facebook kurcalamaya başladım. facebookta "saklanan gümüş gerçeği" başlıklı bir paylaşım gördüm ve okumaya başladım. yazıya göre gümüş, zararlı bakteri ve virüslerin yol açtığı hastalıkların direç geliştiremeden tedavisinde en etkili yollardan birisi olarak kullanılırken, ilaç lobisinin geliştirilen antibiyotikleri satabilmek için bu tedavi yöntemini tıp fakültelerinin müfredatından çıkarılmasına neden olduğu böylece dünyaya anribiyotiğin hakim olduğu anlatılıyordu.

    çok etkilendim ve keşke olsa da denesem bu dertten belki kurtulurdum dedim. yazının ilerleyen bölümünde "ağzında gümüş kaşıkla doğmak" deyiminin anlamını da çözünce bir uyanış yaşadım. bir yerden gümüş bulup ağzıma atmalıydım. arayışım uzun sürmedi. parmağımda bir gümüş yüzük vardı. yıkayıp şeker emer gibi yanağıma yerleştirdim. uykusuzluk beni yenmeye başladığından kendimi yatağa attım.

    sabah uyandığımda ağzımı tuhaf bir şekilde temiz hissettim. boğazım da ağrımıyordu. yazıda hiçbir mikrobun gümüşe 6 dk. dan fazla dayanamadığı yönündeki araştırma aklıma geldi. ben de yeniden ispat etmiştim.

    alternatif tıp'a hep burun kıvırmış bir insan olarak hemen gümüş suyu arayışına giriştim. türkiye'de üretim yapan 2 firma buldum. birinden 1 lt 40 ppm sipariş verdim. bu su az miktarda içmek için üretilmişti. ama ben watson'dan 50 ml fıs fıs aldım ve içine doldurdum. ne zaman ağzımda, boğazımda ve burnumda kaşıntı hissetsem 3-4 kez fıs fıs yaptım. hastalıklar başlamadan sona erdi.

    şu an 3 gündür başlayamayan bir gribal enfeksiyonla mücadele halindeyim. fıs fıs yapmak yetersiz geldiği için sabah akşam birer fincan içiyorum. yıkılmadım, ayaktayım.
  • bu kışı hastalıksız atlatmama neden olan gümüş mineralli içecek.
    daha çok yukarıdaki arkadaşın yazdığı gibi fıs fıs olarak, yetmediği yerlerde içerek...
  • bu işin ince teferruatlarını bilerek, gerçekten saf gümüş halini yapabilen aradığım sudur.

    öyle bulduğun veya herhangi bir yerden bulduğun bir gümüşü at suyun içine bekle gibi bir şeyin olmadığını öğrendim. suyun %100 saf hale getirilmesi lazım ve aynı şekilde gümüşlerin de içerisine başka bir madde katılmadan gerçek halleriyle eritilip o şekilde satın alınması gerektiğini öğrendim. buna uyulmadığı takdirde sağlığa ciddi zararları olabilirmiş.

    facebook gruplarına baktığınız zaman 1 litre suyun veya 1 ufak gümüşün 180 tl'den satılmaya çalışıldığını gördüm. fiyatlardan birebir haberdar değilim, çünkü herkes açık bir şekilde fiyatı yazmak yerine ya talep üzerine özelden mesaj atıyor ya da direkt telefon numarasını bırakıyor. ki müşteri hemen görünce kaçmasın.

    bir adam da videosunda bilgilendirme yapmış, alacağınız gümüş parçasının tanesi 30 liraya gelirmiş, o parça da tek kişiyseniz veya birkaç kişiyseniz size 3 sene yeter dedi. buna oranla piyasanın geldiği hâl bizim ancak ne kadar dünün aç vampiri ve bugünün tilki* kurnazı olduğumuzu gösterir.