şükela:  tümü | bugün
  • nikah muamelesi sırasında nikah tarihinin belirlenmesi için kullanılan kısaltma.
    ileride evlilik yıldönümü olarak kutlanacak gün için atılan adım.
  • nikah icin gun almak ve dugun icin gun almak seklinde iki versiyonu vardir, ama tabii bahsi gecen gun ayni gun oldugu icin sanki ayni seymis gibi gorunur. halbuki bambaska dinamikleri vardir iki olayin.

    nikah icin gun alirken resmi makamlara gidiyorsunuz, belgeler veriliyor, evlencez biz deniyor, burokrasi ve saire. oradaki pazarlik nasil donuyor bilmiyorum, yani su gun olsun, a o gun olmaz bu gun nasil turu muhabbetler ne sekilde gerceklesiyor bilen anlatsin. dugun icin gun alirken ise dugunu yapacaginiz yere gidersiniz, yeri ayirtmak icin anlasma yaparsiniz. ciragan sarayindan belediye evlendirme dairesinin kokteyl salonuna, bizim mahalledeki sengul dugun salonundan apartmanin arka bahcesine genisce bir yelpazesi var seceneklerin. kendinize ait mekanlar disindaki yerleri, neresi olursa olsun -ozellikle yaz aylari icin- aylar oncesinden ayarlamaniz gerekiyor. "su gun aksam su salonda x kisilik bilmemneli su dahil su haric dugun istiyoruz." "sandalyelere ortu?" "evet fiyonklu" "fotografci dahil olmak zorunda ama" "kaderimse cekerim, bari iceri kendi makinalarimizi da sokabilelim ama" gibi ince detayli muhabbetlerden sonra o yeri kapattiginizda dugun icin gun almis oluyorsunuz. bazen gunduz belediyede nikah yapilip gece dugun yapiliyor, bazen nikah memuru gece dugunun yapildigi yere geliyor, cesit cesit isler.

    neyse, bunlari yasadigim veya su anda yasiyor oldugumdan bilmiyorum, etraftan gozlem. ben o isi las vegas'ta halledecegim icin gun almak gibi bir derdim olmayacak (marjinallikten degil valla, gelemem oyle incik cincik islere, daralirim ben). ama nikah ve/ya dugun icin gun almalar yine de dert bana. neden? cunku es dost evleniyor patir patir ve ben de ha deyince kalkip turkiye'ye gelemiyorum dugun var diye. boyle boyle kacirdigima uzuldugum birkac dugun oldu (jimmy2ninkine hala yanarim, bandirma dugunuydu hem de).

    yaz tatilini dugun tarihlerine gore ayarlamaya calisiyorum ne yapayim. zaten dugun icin bayagi onceden gun aliniyor, bir takim denk getirmeler ayarlamak mumkun. arkadasimiz olan bir cift bizlerin turkiye'de olabilecegi gunlerin ortak paydasini bulup ona gore gun aldi mesela "benim konferans var 30undan once donmus olmaliyim" "benim vize bilmemnesi var, su zaman hallolmus olur su tarihten sonra olsun" falan diye diye aldirdik gunu (tabii boyle deyip de gitmezsek agzimiza sicacaklarini ifade ettiler onlar da aldiklari gunu bildirirken). simdi diger muhtemel gelin-damatlardan gunlerini toplayip dugun maksimizasyonu fonksiyonunun turevini alarak en efektif gidis-donus tarihlerini belirlemem lazim. kucukken dugunlere gitmeyi reddeder, zorla goturuldugumde de nemrut gibi somurtur otururdum. ama insanin dostu arkadasi evlenince bir baska oluyor (umit besen'den gelsin: "bilirsin ne kadar görmek isterdim beyazlar içinde seni öylece"). vallahi buket yakalama rekoru pesinde falan degilim.

    dugun/nikah gunu almak demisken, turkiye'deki dugunlere katilabilmek icin bin takla atmak demisken, evlenecek arkadaslarin da biraz anlayisli olmalarini bekledigimi ifade edeyim. vaktiyle arkadasin teki "x tarihinde nikah var, bekliyorum" dediginde "ya gelemem, tam o gun mezuniyetim var" demistim, meger kiz buna cok bozulmus, sonradan basima kakti "nikah tarihim su dedim, bir bahane one surup gelmem dedin" dedi. !?!? yani bilmiyorum, onca yil doktora yollarinda suruneyim, isin sonuna geleyim, anam babamin yillardir bekledigi gun gelsin, ben kepi cuppeyi bosverip turkiye'ye dugune geleyim, pek mantikli bir istek degil diye dusunuyorum, benmerkezciligin bu kadari da fazla diyorum.

    neyse, havalar guzellesti artik, dugun/nikah mevsimi de yavastan aciliyor. olay lambasinin bol bol yanmasini bekliyor, bu sezonun gelin ve damatlarina pesinen mutluluklar diliyorum (onlar da taksitle harcarlar artik).
  • doğduğumuz an birinci yaşımızdan gün aldığımız varsayımına göre üretilmiş hayatımızda tamamladığımız yılları değil de yaşamaya başladığımız yılı vurgulama amaçlı kullanılan deyim.

    buna göre hayatımızın ilk doğum gününde iki yaşından gün almış oluruz. yaşayıp doldurduğumuz bitirdiğimiz tükettiğimiz yılların sayısı yaşımızdır. yaşımızın bir fazlasından gün almış bulunmaktayızdır. yani 18 yaşında olmanın koşulu hayatımızın 18inci yılını yaşamaya başlamış olmak değil; 19uncu yılını yaşamaya başlamış olmak, veya 19dan gün almak demektir bir nevi. (bkz: 18 yas siniri)

    bu deyim çocukken baba tarafından öğretilir ki bir tane de olsa daha yüksek skoru görsün çocuk sevinsin diye. çocukken alınan bu bilgi sağlıksız koşullar altında yarım yamalak ve çoşkuyla alındığında beyne yanlış kodlanır; yanlış bilinir. artık bu bilgi sizinle beraber yaşayan zararsız ama sıkıntı veren bir beyin ur'u gibidir. yıllar geçse de dönem dönem tartışması açıldığında sessiz kalınır gerçek öğrenilmeye çalışılınır. gerçek yaş nedir? yaş doldurmak nedir? gün almak nedir? 30 yaşından sonra pek tartışılmaz.
  • stresli istir.

    testler -> tamam
    5 fotograf -> tamam
    kimlik -> tamam
    100tl -> tamam

    besiktas evlendirmede solugu aldik bugun. en yakin arkadaslarimdan birinin tavsiyesine uyarak (ben degil sevgili mustakbel esim zira ben bayginlik geciriyodum heyecandan) bol bol fotograf cektik. sureci anlattilar. bir kagida imza attirdilar bana ve sevgilime. o an sevgili "hadi hayirli olsun, evlendik" dedi. bir an inandim. sonra ama evet demedik diye dusundum. tam mala bagladigim icin sacma sapan ne varsa dusundum kisacasi. hazirliksiz oldugum bir soruyla karsilastim "kendi soyadinizi kullanacak misiniz?" hic tereddutsuz "hayir" dedim zira sevgilinin soyadi muthis. islemler tamamlanip evlendirme dairesinden ciktigimizda ikimize de tir carpmis gibiydi. simdi hazirlanip sevgilimsiz son tatilime dogru yola cikacagim. sonra olum bizi ayirana dek...
  • başlangıç noktamız 0 olduğu için her bir yaşımızda o yaşımızdan +1 yaş gün almış oluyoruz.
  • insanda yaş hesabı şöyle: 6 aylık çocuk sıfır yaşında olduğundan, (söylem, gelenek ve mantık bakımından) bir kişi belli bir yılda, doğum günü gelinceye kadar yıllık kaba hesaptan 1 eksik yaşında, doğum gününden sonra basitçe yıldan yılı çıkarılarak bulunan yaşındadır. "x veya y yaşından gün almak", olmadığımız veya bitirmediğimiz yaşın kara sularında olmaya dair bir ek veri, ayrıntıdır. gün almak fethiye'de "ekmeğini yemek" diye de söylenir. yaş gününden önceki günlerde kişi yıllık kaba hesap yaşının ekmeğini yemektedir. devletin ve mevzuatın "şu şu yaştan gün almamış olmak" diye koyduğu kısıt ekmeğini yemek/gün almak hesabının bir başka ifadesidir.