şükela:  tümü | bugün
  • ankara'da turunun ilk ornegi olan, ve bence de simdiye kadar gelmis gecmis en iyi ozel radyoydu. kendine oz bir kitlesi vardi. genelde lise ogrencisi olan bu kisiler eminim ki radyonun delisini, dj tugayi, riza yi felan hala hatirliyorlardir.
  • perşembe günleri yayınlanan programda (galiba radyonun delisiydi) çağrı cihazlarına mesaj gönderilirdi, santral memureleri baygınlık geçirmişti bizim abuk subuk mesajlarımızı iletmekten, hatta arada memureler bizzat mesaj gönderiyolardı, yatın uyuyun artık diye.. ayrıca radyonun delisi vaktinin en uzun canlı yayın rekorunu kırmıştı, 2 tam gün müydü neydi. eskiden fm 97'deydi sonra özel radyolar kapandı, millet araba antenlerine siyah kurdeleler bağladı sonra tekrar açıldı, bunlar 96.8 oldular ama eski tadı vermedi. rıza sonradan ferhunde hanımlar'da oynamaya başladı.
  • cingili "gun ef em 97" iken shahane olan ozel bir radyo istasyonu idi. donemin tum mimarlik ogrencileri tarafindan dj'leri secerelerine kadar bilinip taninan, geceleri nobetci tekelci gibi, acik olmasi hayati onem arz eden, gulduren, eglendiren, aykut'un "hist! uyuklamayin!" repligi ile gonlumuze taht kurmus bir radyo; bir proje yardimcisi, bir arac iken, teslim donemleri disinda da uyanik kalma amaci haline gelmis idi.
  • kendi alaninda efsane olmus biseydir. belli bi tarzda olan tum kitleyi sabahlatan bi radyo kanali, ilk olmasina ragmen bu kadar basarili, bu kadar degisik ve bir daha benzeri ortaya cikmayan sekildeydi. hatirladigim programlardan biri "uykudan once" adli liste programi, bi digeri ise pazar aksamlari yayinlanan "katil kim" mi ne, ona benzer biseydi. bi hikaye skec halinde sunulur, devaminda katilin kim oldugu dinleyici tlf.lari ve ipuclariyla falan bulunurdu. bi de mert vardi, techno severdi. radyonun binasi dikmendeydi ve alt katinda acilan gece klubu "kaos" populer olmustu. ust katta program yaparken, "artik biz asagi kaos'a iniyoruz" diye reklam yaparlardi. bi tane efsane program hatirliyorum: radyolarin kapatildigi donemde bi ara gecici olarak tekrar yayin yapabildikleri bi zamandi, gece saat 2den sonra falan canli yayin aracina binen mert ve radyonun delisi aykut, aractan yayin yaparak ankara sokaklarinda dolasmislardi. yayini dinleyenler de arkalarina eklenerek konvoy olusturmus, odtuye gidip geri gelmislerdi. gun fm tecrubesini yasamis olanlari saygiyla tebrik eder, yanaklarini oksarim.
  • lise yillarimizin efsane radyosu. uykuyu 3 saate indirip sabahda yine kalkar kalkmaz radyoyu actiran vazgecilmez aliskanlikti o zamanlar. nihayet mehmet, 4. boyut, radyonun delisi, sulu zirtlak vs... telefonlari yayin yaptiklari binadan tasinipda baya bir sure kapaninca cagri cihazlarina gunde bilmem kac kez mesaj gonderip (o servisin dolara endeksli oldugunu bilmeden) telefon faturalarini hayli kabartarak ev facialarina neden olan bagimlilik da diyebiliriz. kapanmasiyla arkasinda haliyle bizim icin baya bi bosluk birakmisti. sonrasinda da raflara kaldirilan kasetler tozlari alinip eski yerlerini aldilar zaten.
  • acayip, cok, son derece ozledigim radyo. yerine; radyo odtu'de her sabah 7-10 arasi "modern sabahlar".
    o da belki...
  • en çok özlediğim şeylerden biridir.
  • yanilmiyorsam sokullu`dan yapiyorlardi yayini.
  • "gun ef em doksanaltınoktasekiz ayrılsak da beraberiz" sözünü dilimize yapıştırmış radyo. perşembe akşamları sulu zırtlak diye bir program vardı, ankara'da bu kadar deli nerde yaşıyor diye merak ederdi insan? mehmet dinar, rıza karaağaçlı ve soyadlarını hatırlamadığım suat, hakan, aykut gibi süper dj'leri vardı. mehmet dinar "nihayet mehmet" diye bir program yapardi hatta. sonra "kesekağıdı"nı yapan hakan ile programları birleştirip nihayet kesekağıdını icra etmişlerdi.
    mehmet dinar'ın pazartesi akşamları "4. boyut" diye x-files tarzı bir programı vardı, bir de hatırladığım her cumartesi bütün dj'ler toplanıp onuncu köy diye bir program yapardı
  • ankaradaki ilk özel radyolardandı, fakültenin hazırlığı senerlerinin radyosuydu bu. o zamanlar batıkente yeni taşınmıştık. güzelim emekten kalkıp o 'dağ başına' yerleşmek ne biçim koymuştu. tam da o kabusun içinde gün fm'i keşfetmiştik kardeşimle. bu sanki ıssız bir adada aniden bi net bağlantısı ile karşılaşmak gibi bişidi. çok eğlenirdik. yazılanları okuyunca hatırladım. hakkatten 4. boyut diye bi program vardı. bir de hiç unutmadığım şeylerden biri de, bi gün iki tip minibüs geyiklerine sardırmış gidiyolardı, çok da komiktiler gerçekten, bi şoför mesaj (mesaj? ne mesajı??? faks mıydı neydi bişi vardı ama) gönderip 'lütfen biraz daha saygı' demişti. bunlar öyle tatlı, duyarlı çocuklardı ki üzüldüler, moodlarrı acayip düştü olaydan sonra. oysaki walahi hiçbir saygısızlıkları yoktu. dün gibi anımsıyorum. * bir de bir süre sonra birkaç tane yeni tip almışlardı radyoya, birisi 'gün fmde günle gününüzü gün etmeye devam ediyorsunuz' diyen sevimli bi kızdı. adı gerçekten gün müydü yoksa ortama uysun diye uydurmuşlar mıydı emin değilim. ya yok gerçek olamaz. o günlerin üstünden 13-14 sene geçmiş olamaz, bi rüya bu, birazdan uyanıcam, vizelere hazırlanıcam ben!!! ......