şükela:  tümü | bugün
  • gün olur ömre bedel => gün olur asra bedel => bir ömür asra bedel sonucuna ulaşamamızı sağlayacak ara adımlardan biri.

    herkesin bir asra bedel yaşayacağı güzel bir günü olabilse keşke.

    (bkz: iyi yaşamaklar)
  • gün olur asra bedel, gün uzar yüzyıl olur adlı aytmatov kitabının eski baskısının ismidir.

    şurda bunların bir karşılaştırmasını yapmıştım; (bkz: mankurt/@manzikert)
  • daha ortaokul sıralarındayken okuduğum,hayatıma,benliğime,beynime işlemiş şaheser.ne çok şey kazandırmış,ne çok şey kazımıştır beynime.
    toprak anayla başlayıp gün olur asra bedelle devam eden cengiz aytmatov hayranlığım gittikçe artmakta.
  • "bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi..."

    yalnız eksik kalmış bu giriş. bir de şu olmalıydı o giriş içinde:

    "bu kitapta bir adam, bir devenin peşinde koşar durur, durur koşardı..."

    sonra "bir de köpek, cenaze menaze vardı..."

    iki tane de hatun ekledin mi hikâyeye, al sana kitaptı...

    uhuhu... ne biçim de muhteşem oldu bak!

    ömrümden asra bedel 2 gün çaldı bu kitap!

    arkadaş ne biçim saçma salak, ne biçim popüler meraklısı, ne biçim yönlendirilebilir bir milletimiz var bizim yahu!

    yok efendim kitap böyle olurmuş da yok efendim okuma şevki uyandırıyormuş da yok efendim edebiyat tavan yapmış da...

    ne günlere kaldık...

    kötü türk dram filmi tadında bir kitap.

    okudum, pişmanım.
  • yaklaşık 6 sene önce okuyup çok etkilendiğim bir kitaptı. pek çok şey hakkında düşünmelere sevk eden insanın benliğini ve iradesini sorgulamaya iten, varoluşu, sevgiyi, gücü, aşkı, insanın griliğini; insanın içindeki iyiyle kötüyü göstererek anlatan yapıt. salt iyinin insanda olamayacağını anlatmak için kullandığı fantastik bilim kurgu yöntemi; orta asyalı bir yazar için fevkalade beklenmedik bir durum olması itibariyle de beni şaşırtmıştır.
  • içindeki öğretmeni ile öğrencisinin birbirlerine sevgisini anlattıkları öyküyü uzun yıllardır defalarca okuduğum eserdir.
    ayrıca (bkz: cengiz han'a küsen bulut)
  • ''her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi milli gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. edebiyatın milli hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. yazar, ufkunu milli olanın ötesine doğru genişletmek ve 'evrensel' olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. iyi yazar 'tipik insan' ortaya koyma ustalığına erişen yazardır.''

    böyle diyor aytmatov,milletlerin suni bir kavram olmadığını ama tüm milletlerin insan paydasında nasıl buluştuğunu,paylaştığını anımsatıyor kitabında okuyucusuna.

    kitabın fantastik,ütopik ve gerçekçi yönlerini sade diliyle çok iyi harmanlamış,bozkırın ortasından uzay boşluğunda başka varlıkların yaşadığına gezegene atlarken ya da nayman ana efsanesini okurken geçişi hissettirmiyor,üstelik birinde günlük konuşma dili diğerinde az da olsa matematik bir dil varken.

    yedigey ile bütün olarak insanı en çokta vefayı ve engel olamadığı duygularını,kazangap ile geçmişleri,gelenekleri ayakta tutmayı,sabitcan ile insanın toplumuna nasıl uzaklaştığını,onu nasıl küçümsediği,abutalip'in ölümüne neden olan müfettiş ile nasıl hırsımıza yenik düştüğümüzü ve tamamıyla da insan olduğumuzu tüm yönleriyle farklı karakterler üzerinden anlatıyor yazarı.

    aynı zamanda da kendi milletinin uğradığı haksızlıkları,hakketiğinden çok uzak yaşam sürdüğüne ve rejimin baskılarına da değiniyor..kazeke'yi gömmek için gittiği mezarlıkta karşısına çıkan askerle ana dillerinde değil de rusça konuşmak zorunda kalması,durumun nasıl gücüne gittiğini gösteriyor.

    son ufak bir bilgi,okuduğumda bir yere koyamasam da bir kaç eleştiri okuyunca fark ettim uzay boşluğunda ki orman-göğsü gezegeni cengiz han'ın göğsünden ismini alsa da aytmatov'un kendi insanları belki de tüm insanlık için istediği topraklar ve yaşamı yansıtıyor..niçin o gezegene orman-göğsü dediğini anlayabilmiş değilim,cengiz han'ın göğsü ile bağlantısını çözemedim.bilen varsa da isterim bildiklerini okumayı mesaj yoluyla.

    şu yazdıklarımı kitabın orijinal ismi olan gün uzar yüzyıl olur başlığına yazmak istemedim,kitaba çok daha yakışıyor gün olur asra bedel ismi,bir gün içinde yedigey hem kendi hem de yaşadığı toprakların tarihini ve şimdisini yaşıyor hatıralarında.
  • sözlükte gün olur yüzyıl olur başlığında işlenmiş ama olabilecek en güzel kitap isimlerinden biri olan gün olur asra bedel bu kitaba daha çok yakışıyor bence.

    anadoluda yaşayanlarla kafkasyada yaşayan türklerin birbirlerine ne kadar da benzediklerin görebiliyoruz her satırında. bir de yedigey'in yaşadığı, neredeyse bütün romanın geçtiği kasabanın kış soğuğunu iliklerimde hissettim resmen, yani o kadar güzel ve canlı bir diile yazılmış bazı kısımlar. ama bazı kısımlar da olabildiğince gereksiz uzatılmış.

    yanlış hatırlamıyorsam bikaç farklı hikaye lost gibi bölüm bölüm işleniyordu ve diğer bölüm daha heyecanlı yerde bitmişse okunan bölüm bazen çekilmez oluyordu. lisede yada ortaokulda bu kitaptan alıntılar okuduğumu hatırlamiyorum ama bence pembe incili kaftan gibi, kaşağı gibi ant gibi bu kitaptaki mankurt da hikayeleştirilip okutulmalı.

    nasıl yapılır bilmiyorum ama kuşak farklarının aynı zamanda kültürlerin de yıkılıp gitmesine neden olduğu çocuklara gösterilmeli, sabit isimli karakterin doğruları ve yanlışları açıklanmalı ki kültürler geçmişten geleceğe, gelecekten geçmişe gidip gelsin, gelsin gitsin.. mesela ben de daha önce okusam kitaplar hakkında entry yazmanın bana göre olmadığını, beceremediğimi daha önce öğrenmiş olurdum. yolla gitsin.
  • cengiz aytmatov’un gerçekten kurgusuyla insanı büyüleyen kitabı. kitap oldukça ve akıcı, ve aslında tek bir günü anlatıyor fakat anlattıkları asırlık dersler. cengiz aytmatov’dan okuduğum ilk eser olan bu kitap gerek kurgusundaki sıradışılığıyla gerek karamsar havasında gizli umutla beni oldukça etkiledi. ayrıca çevirmen kitabın sonunda bu kitapta yer alması gereken fakat bir nedenden dolayı yer almayan bir öyküden bahsediyor ki bu da cengizhan’a küsen bulut. gün olur asra bedel eğer okursanız sizi öyle teşvik edecek ki bu kitapla ilişkili diğer kitabı da okumak isteyeceksiniz. özellikle benim gibi batı dünyası yapıtlarına takıntılıysanız, bu kitap size de ilaç gibi gelecek.