şükela:  tümü | bugün
  • alev alatlı'nın o'rda kimse var mı serisi'nin başkahramanı. o seride alev alatlının kendisini anlattığını düşünüyorum günay rodoplu adı altında.

    o seride sevgililerinden birinin adı şiran ören. bir avukat. seriyi okuduktan sonra eski bir kitabı geçti elime alev alatlı'nın: aydın despotizmi. bu kitabı "çok sevgili dostum şeyhmus önen'e" diye ithaf etmişti. sonraları baro katoloğundan şeymus önen'i aradım ve buldum. beyoğlu tünelde bir avukat.

    ama şafak denen ortalama solcuyu ve mustafa denen faşoyu tesbit edemedim; bu da sinemde derin bir yaredir dostlar.

    edit: önce ahmet hakan coşkun'un bir yazısından, daha sonra da itaatsiz'in daha önce yazılmış bir entrysinden şafak bey'in kimliğini de öğreniş bulunmaktayım. (bkz: şafak özden)
  • herkes tarafindan ihanete ugramis kisidir. ogul bu muydu sadikligin valla kurda yedirdin beni demistir.
  • alev alatlinin schrodingerin kedisinde bahsedecegi ne oyum ne de öbürü ya da hem oyum hem de öbürünün habercisidir ayni zamanda.
  • gercek mi kurgu mu oldugunu bir turlu cozemedigim karakter. orda kimse var mi serisinde asik oldugu kurt yayinciinin gercegini gormuslugum vardir. hem de alev alatli'nin yaninda.
  • aşık olduğum ilk roman kahramanı. sonrasında bir iki kez onu aldattım belki ama hayır; hiçbiri beni günay rodoplu kadar etkilemedi. sanki ismini duyunca zihnimde hemen bir "küçük eşit türkiye" işareti oluşuyor. o küçük bir türkiye haritası.
  • vefat etmistir. hayli zaman önce.. artik balkonunda maydonoz eken, düsünceleri italikleyen, türkiye cumhuriyeti devleti'nin rejimini sarsici bir sekilde elestiren, ama bunu akredite biri olarak yapan ve bunun icin cok bedel ödeyen günay rodoplu ölmüs, hatta öldürülmüstür. tam zaman veremiyebilirim ama onu ünlü yapan alev alatli'nin babasinin öldügü vakitlere, alev alatli'nin sahinlestigi dönemlere denk gelir..
  • şafak özden gibi bir ayıya aşık olması o zaman da gücüme gitmişti. hala da gidiyor.
  • 14 yıl önce ilk okuduğumda çok sevdiğim kadın. gel gör ki bugünkü aklımla okuyunca adamın canına okur bu kadın konuş konuş iliğini kurutur. tamam okurken güzel de, şafak özden'i bir kaşık suda boğmak istesem de her iki aklımla da, adama da hak vermek lazım. sen benim kadınımsın diye diye susturması çok da normal değil mi allah aşkına. sürekli nutuk, sürekli bilgilendirme, allahım allahım. bence, bunu ikinci okumamda düşündüm, maydanoz yetiştirmesinin sebebi konuşacak kimse bulamadığında muhatap alabileceği, pasif birilerini yakınında tutmak. hatta bence önce maydanozlara konuşuyor, onların her konuşma sonrasında ne kadar kuruduğuna, sararıp solduğuna bakıp ona göre konuşmasının dozunu ayarlıyordu rahmetli. hık demiş alev alatlı'nın burnundan düşmüş.

    yine de ölmeseydi be.
  • or'da kimse var mı 'yı her okuduğumuzda bizi kendine aşık etmiş olan kadındır.
    roman kahramanı dense de gerçektir.
    ölümü ile ağlatmıştır bizi.
    nurhak dağlarını.
    kekik kokusunu.
    karadenizi.
    balkan coğrafyasını.
  • alev alatlının bugünkü talihsiz konuşması ile kemikleri sızlamıştır herhalde.