şükela:  tümü | bugün
  • bostancı sahilinde bulunan, güzel mezeler, nefis kebaplar, gavur dağı salatası, rakı ve hoş bir sohbet gibi muhteşem içerikleri olan bir yemeği künefe ile kapatmak isteyen bu bünyeyi, künefeden bir cme yarım cm cam çıkmasıyla dumura uğratmış lokantadır. ha sonradan özür dileyip, başka künefe getirmeyi teklif ettiler... "künefe yer miyim ben artık burada!" cevabını alınca incir tatlısı (ki bir de o da cevizliydi - masaya kusmadığıma şükretsinler) getirdiler.
    lakin ben hala hem onlara, hem de masadaki diğer üç küfefeden değil de benim tabağımdan çıkmasına sebep olan bahtıma sinir olmaktayım.
  • bostancıda etleri kendi çiftliğinden gelen (bkz: günaydın kasap) yemekleri leziz lokanta. sahipleri suadiyede döner-köfte, bodrumda da ocakbaşı açtılar.
  • her salı , dibindeki halı sahaya gitmem sebebiyle önünden geçtiğim ama hiç müşterisi olamadığım yer!
  • bunun süslü bir kızkardeşi var suadiye'de. dekorasyonu pek hoş, günaydın usulü cızbız köftesi ve kaşarlı köftesi pek leziz. yamyam zihniyetli kırmızı etseverler mekanı beymen'in eski yerinde, koçbank'ın hemen yanında bulabilir.
  • donerlerimizi siparis verirken ozellikle durum seklinde istemis olmamiza ragmen, yaklasik 15 dakika sonra tabakta getirdikleri mekan. "biz durum istemistik ama" dedigimizde "pardon efendim durumumuz kalmamis ama isterseniz degistireyim" gibi sacma bir yanit verebilen garsonlari vardır ayrica. ulan esek, tamam durum kalmamis olabilir de insan gelir bir soyler "durumumuz kalmamis tabakta verelim mi?" diye. hem madem kalmamis durumunuz nasil degistireceksin istemiyorsak?

    yemekleri lezzetlidir ama...
  • istanbul'da ağız tadıyla et yenebilecek en güzel mekan. hem o lezzete o kadar da kazık sayılmaz.
  • sahrayıcedit şubesinde işini layıkıyla yapan kişilerin otopark görevlisi iki abi olduğu güzide mekan.

    yav tüm dünyanın havasına kapıldık, sevgililer günü kutlayalım dedik, romantik bir türk olarak bol soğanlı kebap yiyerek yanına rakı içme aşkımız depreşti. tabi batının aynı zamanda ahlaksızlığını almadık, misal ben o filmlerdeki romantik adamlar gibi açıp telefonla rezervasyon yaptırdım. üzerime güzel bir şeyler giydim, parfüm bilem sıktım.

    rezervasyon saatinde mekana giriş yaptık, ancak 15 dakika ayakta sıra bekledik, ha tabi bizden başka bekleyen yok, tam rezervasyonun ne demek olduğunu ve hangi iklimlerde yetiştiği konusunda sempozyum verecekken bizi masamıza aldılar. lan abicim burası kesin el değiştirdi filan dedim içimden, birde baktım oturttukları masa, benim bilgisayar masam kadar bir şey. bir çocukcağız geldi, tam sayısal veya yılbaşı bileti istemem diyecekken, garson olduğunu anladım, siparişlerimizi verdik, mezemizi aldık.

    meze geldi, rakı geldi, ara sıcak bekliyoruz gelmiyor. az kebapçı kültürü olanlar bilirler, bu tip yerlerde ara sıcak müşteri tarafından söylenmez, getirilir; paçangası, patlıcan dolması, içli köftesi hatta bazı yerlerde fındık lahmacunu masaya servis edilir. abi gelen giden su koyuyor masaya. ara sıcaklar gelecek mi sorusunu sorunca garson kardeşin bu tip bir terimi daha önce hayatında duymadığına karar verdim. çünkü kendisine misyoner tarafından cep telefonu tanıtılan zulu kabilesi üyesi normunda bir tepki verdi, hemen gitti şef garsonu çağırdı. şef garson ile kısa bir mutabakattan sonra istediklerimiz geldi. derken ortaya karışık olarak adlandırdığımız 1 adet adana, 8 adet şişten çıkmış et parçası bol közlenmiş sebze arasında saklanmış vaziyette önümüze sunuldu.

    ha yiğidi öldür hakkını yeme, etleri gerçekten güzel, lafım yok. bu güzelliği evimizde de sürdürmek istedik ve 4 adet içli köfte siparişi verdik. 4 adet içli köfte için çift tırnaklının kesilip, yüzülme ve daha sonra etinin dinlendirilmesi safhasını hesaba katmadık tabi. 4 adet içli köftenin hazırlanışı 30-35 dakika ile başka türlü izah edilemez nitekim. bu süreç içinde iki sefer tuvalete gidildi, iki bardak çay içildi, hesap ödendi ve etraf anlamsız bakışlar ile incelendi.

    bu arada hesabı öderken adisyonu yazan kişiyi büyük ihtimal ile antik mısır' dan ithal ettiler, çünkü hiyeroglif veya çivi yazısına benzer bir takım simgeler ile fiyatlandırma yapmıştı. belki de el yazısıdır, sevdiceğim bunun el yazısı olduğu konusunda ısrar etti, ikna olmuş taklidi yaptım.

    bu muhteşem hizmet sonucu bahşiş bırakılmadı tabi, bahşiş parası ilaveten dışarıda arabanın başında bekleyen iki gariban otoparkçıya verildi, sevindiler yemin olsun. helali hoş olsun o iki otoparkçıya. arabayı anında getirdiler valla.
  • buranın adı çok ironik gelir bana.. bir nevi sabah sabah seda sayan gibi... daha karga bokunu yemeden, günaydın derken et lokantası, kavurma, pirzola, künefe fikri fena halde midemi bulandırmakta... yani et yemeği fikri akşamı hadi hadi en çok öğleden sonrasını çağrıştırıyor bana... bu yüzden ailenin adı da olsa günaydın ismi olmamış geliyor... hani omlet, yumurta, kahvaltı servisi yapsan bir derece de, et lokantası.... cık... olmamış...
  • istinyepark' taki salatalarinin icinden iki ayri kisiye iki ayri gunde <tırtıl>, bildigin bocek cikmis yer. belli ki bu adamlar salatalari yikamiyorlar, tirtiliyla solucaniyla tabaga kadar gelebiliyor. dahasi musterinin icinde tirtil olan doneri geri goturmesinden hic gocunmuyor, bizim salatalarimiz boceklenmis mi ne olmus diye bakmaya bile tenezzul etmiyor, ertesi gun bir baskasinin donerinin yanindaki salatasindan tirtil cikabiliyor. bildigin tirtil ya, canli, kımıl kımıl ve tabakta, yemeklerin arasinda. sac ciksa, fare ciksa bu kadar sasiramazdim herhalde.