şükela:  tümü | bugün
96 entry daha
  • özellikle cumhuriyet sonrasında planlanan ulus-devlet inşasının dil üzerinden yapılan bir başka adımı. osmanlı devleti'nin mirasını devralmak istemeyen ve yeni devletin yapısını ulus-devlet anlayışı üzerine kurmak isteyen erken cumhuriyet aydınları dil üzerinde epey uğraşmışlar. bu adım önce "sadeleştirme (simplification)" sonra da "arındırma (purification)" ile devam etmiş. bu iki durumda da mantık aynı "türkçe'yi başka dillerin (özellikle arapça ve farsça çünkü fransızca kelimelere çok fazla dokunulmamış bu dönemde) etkisinden kurtarmak". ancak bunu yapmaya çalışan aydınların dilin doğasıyla ilgili bilgisinin olmaması sonucu ortaya saçma sapan durumlar çıkmış (komik alternatif kelime uydurmaları vs) ve onlar da bu işin ne kadar imkansız olduğunu anladıktan sonra güneş-dil teorisini ortaya atarak "ya biz napıyoruz zaten her dil türkçeden geldiği için bizim bu kelimeleri kullanmamızda sorun yok çünkü arapça da farsça da fransızca da türkçe zaten kasmayalım boşuna" demişler. bugün literatürde kimse ama hiçkimse bu teoriden bahsetmez çünkü dil ile uğraşan herkes bu teorinin ne kadar saçma olduğunu bilir.

    not: yukarıda bahsettiğim kadar düz değil tabii ki biraz hikayeleştirerek anlattım çünkü bahsetmesi bile aşırı komik geliyor ama eğer olur da "ağbi bütün diller türkçeden geldi yea" diyen biri çıkarsa yeşillendirsin gereken akademik tartışmayı yapalım (yine söz veremiyorum cidden aşırı komik çünkü).

    edit: entry doğru başlığa taşındığı için bu başlığa verdiğim "bakınız"ı kaldırıyorum.
  • başbuğ atatürk'ün dilde sadeleşme politikası üzerine tembellik yapan dalkavukları tarafından ortaya atılan iddiadır. başbuğ dildeki arapça, farsça, fransızca, ingilizce kelimelerin yerine öztürkçe kelimeler kullanılması gerektiğini belirtmiş ancak dalkavuklar tüm dillerin atasının türkçe olduğunu bu sebepten hepsinin türkçeden geçtiğini dilde devrim yapılmasına gerek olmadığını belirmiştir.
  • (bkz: orospu rahab)
1 entry daha