şükela:  tümü | bugün
  • 'o elios.. neos eph'emede' orjinal yuncancası budur.
    efendim 'güneş her gün yenidir.' herakleitos 'un , "aristoteles, meteorologica, ii, 2. 355 a13 " den alınmış 6 numaralı fragmanıdır, çeviri bizzat cengiz çakmak hocama ait olup; hoca'nın açıklaması şöyledir; 'doksografi geleneğine göre; herakleitos, güneşin (bkz: helios) bir çanak biçiminde olduğunu ve denizden yükselen buharla beslendiğini söylemiştir. modern insana göre; herakleitos bu fragmanda değişim olgusunu vurgulayarak her şeyin her gün yenilendiğini vurgulamak istemiştir.' (fragmanlar, kabalcı, sf: 41)

    aslında hocamın ortaya koyduğu açıklama yeteri kadar açık. fakat ben madem bir entiri girmeye yeltendim; o halde okuyucularımıza biraz daha açımlanmış bilgi sunayım; evvela güneş 'in her gün yeni olması; doğal bir sürecin sonucudur. o halde güneş; her gün yeni olabiliyorsa; burada kurallı bir değişim ve yenilik söz konusudur. yani değişim dengeli ve düzenlidir. işte bunu, yani dengeyi sağlayan, şeylerdeki ortak öğe olan ateştir. bakın daha da açımlıyorum bunu; dış dünyadaki tüm değişiklikler kadar, insan davranışlarını da logos yönetir. logos 'u anlamak; ruhlarımızın aşırı nemlenmemesi ve kişisel ahmaklıklar yüzünden etkinliğini yitirmemesi için zorunludur.

    yine herakleitos 'a göre; çoğunluk olmadan bir; bir olmadan çoğunluk olamaz.
    dünya hem bir, hem bir çok'tur. bir'in birliğini oluşturan, birçok 'un 'karşıt gerilimi'dir. bir 'in çoğunluk içinde farklılaşması ve birçok'un bir ile bütünleşmesi hem sonsuz, hem de eşzamanlıdır. o halde niçin yok olmak? bir 'in yok olmasını düşünün; bir'den kastım; hayatınızdaki bir, hadi sizin hayatınıza dalmak istemiyorum örneği yine kendimden vereceğim;
    ben doğan yeni günde, o an içinde; tıpkı herakleitos 'un diels 'e göre 1. fragmanda; 'bu her zaman mevcut olan logos'u insanlar yalnızca işitmeden önce değil, işittikten sonra da anlamıyorlar.' dediği gibi içinde olduğum anda bile yeniliğinin farkında olmayabilirim. yani bir ile birçok 'un bir ile bütünleşmesi ve bir'in birçok içinde farklılaşması ben'den oldukça bağımsızdır, daha doğrusu benim algı bütünlüğümle bir alakası yoktur. o halde bu iki durumun; hem sonsuz hem de eşzamanlı olması benim için bir anlam da ifade etmiyor, diyebilir miyim?
    bu durumda bir başka sorun ortaya çıkıyor; eğer bir ile birçok'un ilişkisi bu derece benim algımdan başka noktada ise; güneş 'in her gün yenilenmesi, her gün yeni olması da bana aşikar olmak zorunda değil, o halde ben algılayamadığım bir yenilikten umut duyabilir miyim? madem ki değişim olgusu mevcuttur, o halde ben farkındalığımı yitirdiğim bir bahiste, nasıl olur da değişimin kendisine inanabilirim? farkında olmadığım anda inanamadığım bir hakikat (ki buna şüpheyle bakabilirim, en nihayetinde duyularıyla yaşayan biriyim.) geleceğe sırt çevirmemden beni alıkoyamaz.

    yaşıyor olmak sürecimde, doğa ya da var olan değişimle var ise, ve bu değişime de ben algımla ulaşamıyorsam, o halde herakleitos'un bir diğer fragmanında söylediği; "inen ve cikan yol bir ve aynidir " sözüyle de bütünleşen 'güneş her gün yenidir' ifadesi benim için ne gibi bir anlam ifade edebilir ki?
    (yanlış anlaşılmasın; 'bilgi yoktur, varsa da aktarılamaz, aktarılsa da anlaşılamaz.' fikrinde değilim.)