şükela:  tümü | bugün
  • bir ahmet erhan şiiri. kendisiyle 2017 nisanında tanıştım, pek kıymetli arkadaşımın doğum günüm için yazdığı cümlelerin arasında ahmet erhan'ın bu şiiri de vardı. "bir şiirin olsun" diyerek bana bu şiiri armağan etmişti:

    güneşin altında mutluluk var

    bir işçinin, elinde ekmekle evine döndüğü o yerdir
    mutluluk
    akşamüstü, çocukları cıvıldayıp dururken
    derin bir iç çekiş, tatlı bir yorgunluk
    ve yüzüne yayılan gülümseme birden...

    mutluluk, kelebek olup uçmasıdır ipek böceğinin
    ırmağın denize kavuşturmasının bir adı olmalı
    mutluluk, beşikte uyuyan ilk çocuğuna bakmasıdır
    bir annenin
    duyarak memelerine dolan sütün çılgınlığını.

    mutluluk, bir acının bilincine varıp da onu dönüştürmektir
    yaşamın sonsuzluğunda karar kılan bir umuda
    sevgilinin boynuna dokunduğunda duyulan ürpertidir
    öpülan ilk dudak, içilen ilk sigaradır belki
    denizden yükselen kokudur sabah karanlığında
    kabullenmektir yani yaşamı, acısı ve sevinciyle
    aynı boyutta
    yalnızca yaşamaktır belki de kim bilir...

    ne yerdedir, ne göktedir o- değil mi abidin?
    mutluluğun resmini yaptın mı bilmem
    ama ben onun şiirini yazmak isterim...

    ahmet erhan, 1981.

    "mutluluk, bir acının bilincine varıp da onu dönüştürmektir yaşamın sonsuzluğunda karar kılan bir umuda" bugün bu şiiri yeniden okuduğumda beni en fazla etkileyen, en çok inanmak istediğim kısmın bu dizeler olduğunu söylemeliyim.

    düzeltme: imla.