şükela:  tümü | bugün
  • istanbul ili, kadıköy ilçesinde bulunan nazım hikmet kültür merkezi'nin birinci katındaki şahane meyhane. ismiyle müsemma bir mekan. hem nazım'ın şiiri, hem nazım'ın yeri.

    http://gunesinsofrasi.com/
  • sonunda dün gidebildiğimiz meyhane.

    çok çok tatlı bir yer olmuş. hem nazım'a hem nhkm'ye yakışır bir mekan düzenlemişler. ortam güzel, duvarlardaki fotoğraflar güzel, yemekler güzel, mezeler güzel, bu güzelliklerin arasında edilen sohbetler güzel...
  • dün nihayet "dostların arasında, güneşin sofrasındaydık".

    açıldığını duyduğum günden beri gitmek için can atıyorum buraya. bir defa adı çok güzel, sonra sürekli kadıköy'de düzgün meyhane olmayışından dert yanarım ve buranın o açığı kapatıp kapatmadığını çok merak ediyordum, baştan söyliyeyim; artık kadıköy'de bir meyhane var!

    bahçesi inanılmaz keyifli buranın, kış aylarında nasıldır bilemem, ama yazın bahçe faktöründen tüm bonusları topluyor zaten. servis çok iyi, rezervasyonu alan hanımefendi ile telefonda benim obsesifliğim yüzünden direkt samimiyeti kurduk zaten, artık beni o mekanda "bi milyon defa arayan kadın" olarak hatırlamaları kuvvetle muhtemel :)))

    mezeler düzgün, porsiyonlar büyük. fava, cevizli yoğurtlu, babagannuşümsü bir patlıcan mezesi, mantar, levrek marin, isli hamsi aldık, hiçbiri süpriz bir tat barındırmıyordu ama hepsini beğendim.

    ara sıcaklar biraz hayal kırıklığı yaşattı; paçanganın tadına bakmadım ama porsiyon olarak gayet büyük ve güzel görünüyordu, ben güneş böreği istedim; kıymalı gül böreği gibi, ya da sosyete mantısı gibi düşünün. fena değil ama eşsiz bir börek de değil. ortaya söylediğimiz kalamar ise çok üzgünüm ama gerçekten çok kötüydü, bugüne kadar yediğim en kötü kalamardı hatta. yedik mi evet, o vakte kadar bir 70liği bitirmiştik zaten, ne gelse yerdik de, çok kötü bu yhaaa diye diye yedik.

    hesaba gelince; yukarıda saydıklarım (2şer defa kavun/peynir) + 2 şişe şalgam 420 tl civarı geldi. 3 kişiye bölünce biraz fazla gibi, bir 70lik, bir 35lik, 4 bira içtiğimiz düşünüldüğünde ok gibi, yani bilemedim. fiyatları tek tek hatırlamam mümkün değil tabii ki, ama meze fiyatları genel olarak uygun, yeni zamlardan sonra rakı fiyatlarını bilmiyorum. neyse insan gibi içerseniz o kadar ödemezsiniz o kesin.
  • (yine) geçen yaz, çok sevdiğim dostlarım ve kız kardeşim ile gittim. nazım hikmet kültür merkezi'nin kadıköy'deki binasında yer alıyor. daha doğrusu, bu binanın ikinci katını ve bahçesinin üçte birini kaplamış bir mekan.

    eskiden de nhkm'ye gidip gelen biri olarak, kütüphane ve sınıfların olduğu alanların meyhaneye çevrilmesini pek doğru ve hoş bulmadım. tamam, paranın da bir realitesi var; ama, kendisine komünist diyenlere yakışmamış açıkçası. meyhane açmak istiyorsan, başka bir mekan bul, ama kültür merkezini kırpma. her ne ise... ben devam edeyim...

    güneşin sofrası, iki kısımdan oluşuyor: kapalı alanlar ve bahçe. kapalı alanlar, nhkm'nin ikinci katında. büyük salon, güzel bir meyhane olarak dekore edilmiş. herkesle birlikte içmem, ben özel oda istiyorum, derseniz, onu da düşünmüşler. yanlış saymadıysam iki tane de özel odaları var.

    bahçesi ise çok güzel. yalnız, masaların yemekhane misali çok sıkışık nizamda dizilmesi sıkıntı olmuş. gerçi, solcu adamlar ile birlikte içiyorsunuz. olay falan olmuyor, kimse kimseyi rahatsız etmiyor, ama, omuz omuza birileri ile oturmak beni pek mutlu etmiyor açıkçası.

    mezeleri güzel ve çeşitli. ciğerini denemenizi tavsiye ederim. çok değişik bir şekilde yapıyorlar. köftesini beğenmedim açıkçası. salataları çok iyi.

    çalışanları gayet efendi, ilgili, temiz ve disiplinliler. servis hızlı. bazen sizi dinlemeyip siparişi kafalarına göre getirdikleri olabiliyor. örneğin; kendinize karışık ızgara istiyorsunuz. getirip, ortaya koyuyorlar. uyarın mutlaka.

    içki fiyatları standart denilebilir. güzel bir gecenin sonunda, kişi başı, ortalama 80-100 tl verip kalkıyorsunuz. gayet de mutlu ayrılıyorsunuz mekandan.

    mekandaki müzik sesi iyi ayarlanmış. bazı mekanlar olur, çalan müzikten dolayı ne sen arkadaşlarını, ne de arkadaşlarını seni duyabilir. burada her şey ayarında.

    çok geç vakte kalmamışsanız, buradan kalkıp, nazım'a geçerek bir acı kahve içebilirsiniz.

    not verecek olursam... 10 üzerinden 7...

    bir daha gider miyim? kesinlikle evet. özellikle kışın gidip, o özel odalardan birinde masa tutup, kız kardeşimi ve diğer misafirlerimi ağırlamak isterim.

    buraya geldiğinizde arabanızı park edebileceğiniz iki yer var. birisi hemen nazım'ın olduğu sokağın çaprazındaki otopark (ama 23:00 gibi kapanıyor). diğeri ise, salı pazarı. arabayı siz kullanacaksanız, ya içmeyin, ya da arabayı kullanmayın; taksi ile dönersiniz.

    not:
    her meyhanede olduğu gibi, burada da hesabı iyice inceleyin. gerçi, öyle bir durumları yok; ama, fişi incelemek de sizin disiplininiz olsun (kıps kıps!).