şükela:  tümü | bugün
  • melih cevdet anday'ın şiir kitabı
  • bir nazim hikmet ran siiri;
    " güneşte
    denizin sonunda mavi bir duman gibi
    gözümde tütüyorsun.
    yeşil bir erik dalı yüreğim
    sen altın tüylü bir yemiş
    sallanıyorsun.
    fakat ben seni böyle bir yemiş
    ve bir duman gibi görmenin yerine
    sahiden görmek istiyorum çıplak ayaklarını
    sahiden dokunmak istiyorum uzun parmaklı ellerine!..."
  • harika bir melih cevdet anday siiri.

    güneşte

    çünkü saatler dardır, her şeyi almaz
    güneşte çözülür ve kayarlar bir yana.
    mısırlar güçlükle büyürken yağmursuzluk
    kaygılandırır dilsiz bahçıvanı.
    sessiz kuşlar, bir keçi, ağır iğde ağaçları.
    bir araba geçti incelmiş yoldan
    el salladı biri, belki tanıdık,
    belki değil, süreksizliğin eşanlamı.
    ve denizin yorgun çağındaydı çocuklar
    çığlıkları titretir balkondaki sarmaşığı,
    çünkü dardır saatler, sığmaz bir araya
    dalgınlık, deniz ve sardunya.
    rüzgâr alıp götürdü balıkçı teknelerini
    uzaktaki kılıçlara, ki bilemeyiz
    hangi derinlikte dölleyerek denizi
    gidiyorlar öyle ağırbaşlı, doğuya.

    ve ocaktan çorbanın kokusu geldi demin
    burun deliğine kedinin ve köpeğin.
    rafta kitaplar, mavi bir şişe ve gül
    donmuş kalmışlar tek başlarına.
    duvarda bir resim, resimde kalabalık
    köy alanı, çocuklar, çember ve zaman.
    breughel nasıl da toplamış bunca
    ortaklığı ve uyumu biraraya,
    çünkü saatler dardır, sığdırılmaz.
    güneşte her şey çözülür gider bir yana.
  • modern türk siiri'nin sembol kitaplarindan biridir (benim için). m.c.a.'in 'kollari bagli odysseus'taki bilgi ve entelektüel dünyasi, kapali poetikasi, 'teknenin ölümü' ve 'tanidik dünya'daki -mitolojiye yakin- imge sisteminden sonra, baskin imge yalnizlik ile bati modern denemelerine yakin bir dildir "güneste".
  • iyi günde ve kötü günde,
    saglikta ve hastalikta,
    düzende ve anarside,

    daracik imgelerin istanbul sokaklari
    kizin kolyesi ve
    burnuma ilk çalinan miski amberi
    iste bunlarin hepsi
    gün yüzüne çikiyor
    güneste ve dahi

    karanlikta.

    ama günes !
  • "sahiden görmek istiyorum çıplak ayaklarını
    sahiden dokunmak istiyorum uzun parmaklı ellerine!.."

    sahiden seven bir adamın, sahiden uzun parmaklı sevdiğinin elleri arasına, bir akşam vakti şıkıştırdığı şiirdir aynı zamanda.
  • melih cevdet anday şiiri. şiirde kendini gösteren en önemli detay brueghel 'ın resim sanatının şiire işlenmiş halidir. "çocukların oyunları" adlı tablodan baz alarak oluşturulan şiir, tablo içinde tablo yaratılarak metinlerarasılık bağlamında değerlendirilebilir. melih cevdet denildiğinde, sanatın tüm alanlarına dokunmuş bir insanın yarattığı muntazam eserlerine erişebiliyorsunuz. hayatta örnek alabileceğim nadir insanlardan biridir, anday.

    çünkü saatler dardır, her şeyi alamaz
    güneşte çözülür ve kayarlar bir yana
    .
    .
    .
    .

    köy alanı, çocuklar, çember ve zaman
    brueghel nasıl da toplamış bunca
    ortalığı ve uyumu bir araya
    çünkü saatler dardır, sığdırılamaz
    güneşte her şey çözülür gider bir yana
  • melih cevdet anday'ın bu güzel şiiri, brueghel'in o güzel resmi ile bir araya getirilmiş. *
    link