şükela:  tümü | bugün
  • once a beyaz yakalı always a beyaz yakalı değil işte reklam ajanscı abiler-ablalar..
    hepimizin sıkıcı ''sabah dokuz / akşam altı'' hayatlarından bunalıp kafamızı kaldırdığımızda ağzımızdan dökülen''ulan her şeyi bırakıp dünyayı gezicem oğlum'' hayalini yaşıyor bu kız. sırtında kendi kadar bir çanta; sponsor, reklam ya da herhangi başka finansal destek olmadan, kadın başına, güney amerika kıtasını geziyor sevdiğimiz bir diğer hayalperest che'nin gençliğinde izlediği, filmlere-kitaplara konu olmuş rotasında otostop da yapıyor, couchsurfing'den bulduğu ev sahipleriyle lokal hayata dair anlar da paylaşıyor, okuması zevkli, fotoğrafları güneşli. böyle cesur hayalperestler lazım dünyaya. bak kendi kaleminden şöyle anlatmış olayını:

    ''hani hep okuyoruz ya listelerde, haber sitelerinde: işini ve evini bıraktı, dünyayı dolaşmaya başladı! işte 2 ay önce ben de o insanlardan biri oldum. sizin gibi ofisteki masamda, işten kaçmak istediğim o anlarda diğer gezginlere bakar kıskançlıktan ölecek gibi olurdum. yapılacak revizelerden kaçıp sigara yaktığım molalarda onların sahilde çekilmiş fotoğraflarını izliyordum. sonra bir gün düşündüm. aramızdaki fark ne? benim dünyayı görmeme engel olan şey ne? hiçbir şey. istersem bunu tek başıma yapabileceğimi fark ettim.''

    helal olsun diyor, linkleri böyle bırakıyorum: bayıla bayıla takip ettiğim bloğu:

    bol floodlu twitter şeysi

    güney amerika manzaralı 2 oda + 1 salon instoşu