şükela:  tümü | bugün
  • tanım: barış terkoğlu'nın 15 ağustos 2019 tarihli cumhuriyet gazetesi'nde yer alan yazısında bahsettiği inşaat şirketi.

    --- spoiler ---
    merve kavakçı’nın eski eşi bekir lütfi yıldırım ile konuşmuş, kavakçı’nın derin ilişkilerini onun ağzından aktarmıştık. yıldırım’ın açıklamasında atladığımız bir ayrıntı vardı. yıldırım, “çok dayıları vardır ama sadece iki tanesi biyolojik” diyordu. kastettiği ravza ve merve kavakçı’nın dayıları turan güngen ve orhan güngen’di. yıldırım’ın anlattığına göre merve kavakçı, “sabancılar kaç para, türkiye’nin gizli zengini dayım” diye övünüyordu.

    gerçekten merve kavakçı da 2012 yılında meclis komisyonu’na verdiği ifadede “demirel iki dayımı, turan güngen ve orhan güngen’i, ilk isimleriyle hitap edecek kadar yakından tanır” diyecekti. dayıları, yeğenlerini bir anlamda himaye ediyordu. merve kavakçı, refah partisi’nden milletvekili olmadan önce dayılarının güngen inşaat’ın çalışanı olarak görünüyordu. abd vatandaşı eşi ali ahmad abushanab ile olaylı boşanma davasında verdiği, sonradan yargılanmasına neden olan sahte tebligat adresi bile güngen inşaat’ındı. boşanma davasında kavakçı’nın iki tanığı da iki dayısıydı. yalnız çocuk kavakçılar değil. anneleri gülhan, babaları yusuf ziya kavakçı dahil neredeyse bütün aile güngen inşaat’ın bir zaman çalışanı oldu. kavakçı ailesinin bir dönem libya’ya taşınmasının nedeni dahi güngen inşaat’ın ilk yurtdışı yatırımlarının bu ülkede olmasıydı.

    peki, bu dayıların konumuzla ne ilgisi var?
    uğur dündar’ın 1999 yılında merve kavakçı dosyasını hazırladığı haberi hatırladınız mı? kavakçı, türban ve mağduriyet hikâyesi anlattı, ama dündar’ı o gün güngen inşaat’a götüren olay, şirketin belediyelerden aldığı ihalelerdi. dündar’a ihale ilişkisini anlatan da şirketin eski muhasebecisiydi.
    ravza kavakçı’nın çalışmaya başladığı gün amerika bursunu kaptığını konuşuyoruz da dayıların milyonlarca liralık ihalelerini unutuyoruz.

    tam da tahmin ettiğiniz gibi...
    istanbul büyükşehir belediyesi’nden aldıkları ihaleleri sıralayalım mı: levent- sanayi kavşağı inşaatı, çilekli köprüsü bağlantı yolları inşaatı, sultanbeyli atıksu kollektör inşaatı, bağlarbaşı köprüsü ve meydan düzenlemesi inşaatı, kıraç terfi merkezi ve yüksek gerilim hatları inşaatı, büyükçekmece isale hattı inşaatı, tuzla tünelleri inşaatı, avcılar’da saadet deresi ıslahı inşaatı, ambarlı köprülü kavşak inşaatı, bakırköy içme suyu inşaatı, eyüp demirkapı köprülü kavşak inşaatı, sefaköy köprülü kavşak inşaatı...

    liste uzayıp gidiyor...

    keşke istanbul büyükşehir belediyesi eksik kalanları açıklasa.
    diğer akp’li belediyelerin verdiği ihalelerden ya da tcdd’nin verdiği ankara-istanbul hızlı tren yolundaki birçok köprü ve bağlantı inşaatından bahsetmiyorum. bakanlıkların yağdırdığı ihalelere girmiyorum. bugün istanbul boğazı’nın yanı başında 3 bin 200 metrekare kapalı alanlı kendi yaptığı binasıyla hayata devam eden grup, devletin bulgaristan’dan gelen göçmenler için inşa ettiği konutları, hatta 15 temmuz darbesinin başladığı akıncı üssü’ndeki inşaatları da yapacak kadar devletten ihale aldı. hiçbir zaman devletle ters düşmediği gibi hep devletten beslendi. sonunda da yeğenleri ravza kavakçı’yı ihale zengini oldukları belediyenin bir günde hem çalışanı hem burslusu yapma başarısını gösterdiler.

    merve kavakçı’nın “dinler için becket fonu” ile abd senato binasında bile sergilenen türbanına hayranlıkla bakanlar halen görmüyor olabilir. yıllardır türbanı kullanarak “mağdur” rolü oynayan kavakçılara bu ülke yıllardır “dayılık” yapıyor. onlar ise yoksulların avuç açtığı bir düzende gördükleri himayeyle rollerini oynamayı sürdürüyor.
    bu işte her şeyi arayabilirsiniz. ama ahlak için boşuna uğraşmayın.
    --- spoiler ---
    link01