şükela:  tümü | bugün
  • seramik sanatçısıdır. özellikle "ben suyu sergiliyorum" adıya yaptığı iş çok iyidir.

    güngör güner, “ben suyu sergiliyorum” sergisini şu sözlerle anlatıyor; “1993 yılı ise hayatımda hiç tanık olmadığım kadar kurak bir yıl olmuştu. yağmur yazın yağmadığı gibi kışın da yağmamıştı! öyle ki ilkbahar mevsimi gelmişti ama ağaçlar kupkuru idi. sonra nasıl olduysa bir yağmur yağdı. ancak o yağmur yere hiç düşmedi! ağaçlar onu havada kaptı ertesi gün hemen tomurcuklandılar ve çiçek açtılar. sonra yağmur bir kez daha yağdı ama gene yere düşmedi, ağaçlar onu da havada içti ve ertesi gün yapraklarını açtılar. bu arada oturduğum beşinci kata su, hiç çıkmaz oldu ve ben kovalarla beşinci kata su taşır oldum. o da kapıcı lütfedip kovalarımı doldurabilmişse. gene o günlerde yabancı bir konuğum, 1-2 adet kendinden kapatılabilen dört köşe plastik torbalarını giderken benim evimde unuttu. alışkanlık torbaların içini hemen su doldurdum. banyoda yerde sırayla duran su dolu torbalar çok güzel bir görüntü oluşturuyorlardı. tam o sıralarda ben eski geleneksel türk hamamı’ndan sanat galerisine dönüştürülmüş bir galeride seramik sergisi açmanın arifesindeydim. birden aklıma su dolu torbaları da bir biçimde birlikte sergilemek fikri geldi. bu fikrimle izleyicilere şu mesajı vermeyi düşünmüştüm; 'su artık sergi salonlarında sergilenecek kadar ender bir metadır', ve ben 1993 yılından beri “ben suyu sergiliyorum” kavramına ilham perilerim beni ziyaret ettiği süreçlerde bu bağlamda yapıtlar üretmeye devam ediyorum.