şükela:  tümü | bugün
  • hafıza asetata çizilen resimler yığını gibidir.
    ister güzel olsun ister sıkıcı, birbirinin aynı olan günler tekmiş izi bırakır.
    bugün farklı bir şey yapın, kendinize bir şey katın.
  • karbon kağıdı günlerdir.
  • gün boyunca sürekli aynı şeyleri yaşadığımda beynim hantallaşıyor sanki. bir şey düşünmedikçe düşünesim gelmiyor ve genel tabir ile (bkz: kafam ağırıyor) bu süreçte.
  • ayın hangi günü ve kaçı olduğunu bilmiyorsan günlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsundur.

    söyleyeyim: çok hızlı geçiyor.

    yarın yaşlanacaksın ve dünya dönmeye devam edecek.
  • gece 12'yi gösteriyor ve yapman gereken işlere kendini yeni odaklayabildiğini ve biraz uykulu olduğunu farkedersin. önündeki seçenekler; kahve hazırlamak ve uykusuz bir sabaha ilerlemek ya da biraz uyuyup (kalkamayacağını da bilirsin) dinlenerek sabah erken saatte çalışmak.

    arkadaşların sana sorular sorar, bazen kafadan sıkarsın bazen gerçekleri söylersin. duygusal boşluğuna göre artık, bazen basacak yer olmaz bazen sığ kalır o boşluklar. sıkılırsın aslında ama ses etmezsin, varsın boşa zaman geçsindir, iki çekirdek iki içecek bol bol anlamsız muhabbet.

    bir hafta nasıl bu kadar çabuk geçti diye şaşırırken asıl yapman gereken işi yapmadığını farkedersin senden sorulunca. bu hafta yapmaya karar verirsin artık. hafta sonu planların vardır belki, bu ay yapılması gereken başka bişey, birinin senden istediği başka birşey ve başka bir şey.

    haftasonu gelmiş bile olur. zor bir hafta artık geride kalacaktır ve hop o da ne? yalnızlık ve boşluk duygularıyla boğuşurken haftasonun bitmiştir. tekrar pazartesindesin, saat sabaha doğru ve yarım yamalak sen yeni bir güneş doğuşuna takın oluyorsundur.

    o güneş her zaman doğuyor ama devam eden sen olmuyorsun, dış dünya ve herkesleşmek için kendini yırtan sayısız insan oluyor.