şükela:  tümü | bugün
  • her on sayfada bir insana oha dedirten örnekler sunan
    çok seğerli bir kitap.

    yalnız yazarımız polinezya endonezya kuntinezya gibi bölümlere -şahsi ilgisinden ötürü sanırım- biraz fazla yer ayırmış kanaatimce

    --- spoiler ---
    okuyucu o bölgeye pek hakim değilse kuntinezya java adasının güneyinde mi? hangisinin nüfusu ney? filan gibi şeyleri bilmiyorsa kitabın bitebilmesi için o bölümlerin atlanması gerekiyor.
    --- spoiler ---
  • artik national geographic tarafindan hazirlanmis bir dvd si de olan muhtesem kitap.
  • tarihin oturdugu temelleri daha çıplak bir şekilde görmemizi sağlayan eser. konu ile yakından ilgilenlerin mutlaka, biraz ilgisini cekenlerin mümkünse okuması gerekir. "ay sıkılıyorum kitap okurkeen beeen" tarzı kişiler ise pek yaklaşmasın biraz zor okunur bir kitap.
  • yazarin bilme, cevap bulma ve aktarma askina, daha onsozu okurken sahit oldugunuz kitap.
    yazar kitabi yazmaya, 1972 yazinda yeni gine de karsilastigi, yali adli yerel bir siyasetcinin sordugu basit bir soru uzerine, karar veriyor. yazari yillarca cevap aramaya zorlayan soru soyle: ''neden siz beyazlarin bu kadar cok kargosu (hala tastan yapilma aletlerin kullanildigi yeni gine ye, somurgeci beyazlarin getirdigi celik baltalardan kibritten, ilactan giyim kusama, mesrubata, semsiyeye kadar cesitli mallar) var, bunlari yeni gine ye neden getirdiniz ve biz siyahlarin kendi kargosu neden bu kadar az?''
    kitabini da soyle ozetliyor yazar tek cumleyle: ''tarih farkli halklar icin farkli yonde gelisti ama bu cevresel farklardan dolayi boyle oldu, o halklarin biyolojik farkliliklarindan dolayi degil.''
  • arka kapak yazısında geçtiği gibi bir tarih kitabı, dahası şahane bir kitap. çok klişe gibi gelecek ama okumaya başladığımdan beri ciddi anlamda ufkumu açan ve tarihi olaylara daha değişik bir pencereden bakmamı sağlayacak bir kitap oldu.

    tarih kitabı sınıflandırmasına aldanmamak gerek, zira çıkarım yaparken biyoloji, antropoloji, coğrafya gibi bilim dallarından yararlanmasıyla o çok basit gibi görünen ancak genelde doyurucu bir şekilde cevaplanamayan "neden?"li sorulara etkileyici yanıtlar üretiyor. örneğin, klasik bir tarih kitabının kuru anlatımıyla açıklanamayan ilişkiler, neden ve sonuçlar biyoloji biliminin de desteği alınarak masaya oturtulduğunda bir anda açık bir şekilde görünür oluyor ki yazarının bu kadar değişik alanlardan yararlanarak elde ettiği bilgileri bir tarih kitabına yedirmesi çok başarılı şekilde kotarılmış. bu durumu okurken fark etmenin en kolay yolu 600'da küsür sayfa boyunca bulabildiğiniz "saçma" önermelerin sayısı. zira çarkların arka planındaki tarihin kendi akışından bağımsız sürekli gerçekleşen bilimsel olgular kitapta anlatılıp ilişkiler kuruldukça, o önermeler son derece akla yatkın hale geliyor; çoğunluğu sayısal ve bulgulara dayanan bilgiler olduğu için de güvenilirliği artıyor. bu nedenle de tarihin özellikle yaşadığımız ülkede benimsetilmeye çalışılan ezberlenecek bir olaylar ve kişiler silsilesi olmaktan çıkarak rasyonel bir zemine oturmasına yardımcı oluyor.

    kitap, konu edindiği "basit" sorulara böyle "basit" cevaplar (toplumların gelişiminde besinlerin rolü, kıtaların coğrafi konumu ve uzanışı, salgın hastalıklar vs.) verdiği için de "bütün her şeyi bunlarla açıklayamazsın" türünden eleştirilerle karşılaşabiliyor ki bu da son derece doğal aslında. ancak bu konu üzerinde daha geniş bilgi sahibi olmak ve çeşitli kaynaklarla karşılaştırma yapmak isteyen bir okuyucu eleştiriler konusunda dikkatli olmak zorunda (aslında bu her eleştiri okumasında geçerli, bu kitaba özgü değil) çünkü guns germs and steel ciddi anlamda evrim gibi mekanizmalara değinen bir kitap. işin boktan tarafı bazı eleştirilerde bu noktadan sonra ortaya çıkıyor, kitabın evrimsel tartışma kısmının okunup artık geçerli olmayan lamarkizm mantığıyla incelenmesi ve dahası doğal seleksiyonun geçerli olmadığı aşamalarda sanki kitap tersini iddia ediyormuş gibi örnekler verilmesi gibi bazı sakat durumlar mevcut.

    bioloji ile alakalı bir eseri eleştirecek insanların biyoloji ile yeterince ilgili olması doğaldır ancak bu "tarih kitabı" hakkında fikir beyan edenlerin çoğu ne yazık ki kitabın bilim dallarındaki çeşitliliğini yakalayamadığı için eleştirilerle beraber okunurken dikkatli olunması şart. eğer okuyucu da aynı durumdaysa bazen bu çarpık eleştirilere kapılıp kitabın bahsetmediği şeyleri bahsediyor zannetmek veya anlatılanları yanlış anlamak mümkün.

    ha ben bu eleştiri kısmına niye bu kadar taktım onu da belirteyim, kitabı okumaya başladığımdan beri etkilenmiş olduğumdan, sözlüktekilere ek olarak hakkında yazılanları okumak için çıktığım bir internet gezintisinde karşılaştığım birkaç eleştiri metninde (blog, kişisel sayfa vs.) bu hataların tipik bir şekilde birbirini andırdığını fark edip rahatsızlık hissediverdim; bu da beni böylece bu uzun entrynin sonuna getirdi. bu metinlerdeki bazı görüşleri de daha detaylı bir şekilde değerlendirmek istedim ancak henüz kitabı okumayı bitirmediğim için bunu askıya alıyorum.

    kaçıranlar için previously on #11143507 : okuyun, okutturun.
  • sabancı üniversitesi'nde sps 101 (humanity and society) isimli, her öğrencinin ilk yılında alması zorunlu olan dersin şeçkisinde, büyük bir kısmı -tabi ki ingilizce- olan kitap. konuyla ilgili herkesin mutlaka okuması gereken, oldukça önemli ve okuması keyifli bir kitap. ha, insan okulun ikinci ayında hunters and gatherers kalıbını bir kez daha duymamak için kendini sağır etme yöntemleri aramaya başlıyor, o ayrı.
  • mülkiye hocalarından faruk alpkaya nın öğrencilerine ısrarla izlettirdiği, hatta vizelerde hakkında bir soru sorduğu 3 bölümden oluşan belgesel.
  • --- spoiler ---
    nohutun anavatanı anadoludur
    --- spoiler ---
    ve birazda abartmış gibi geliyor bana yok efendim bu yerli işte tabi hiç şansı yokmuş onlarında biraz abartı gibi geldi yani tamam yapacağın analiz belli hani etkileyici olsun diye filmlerede böyle şaşalı başlanır ya biraz onun gibi başlanmış kitaba. söyle açık açık ben toplumların gelişimini etkileyen bir sürü şeyi anlatacağım diye yok ben buraya gittim bir yerli gördüm onşa arkadaş oldum sonra düşünmeye başladım işte vs.. yalan bunlar ya .. adamın yazacağı varmış yazmış.
  • gerçekten ufku açan insan medeniyetlerinin davranışlarını gelişimlerini nerede şüphe duyulmayacak seviyede gayette basit anlaşılır seviyede açıklayan bi kitaptır. sosyal bilimler yada siyasetle alakası olan herkesin okuması gerekir. 600 sayfa ama okuduktan sonra biçok şey şüphesiz bi şeklide aklınıza yerleştiriyor. eser dediğin böyle verilir ama çok soru soruyo kendisine sıkıyo biyerden sonra

    belgeseli kitabın ana mantığını anlatmakta yeterli ama kitap çok derinlere inip bütün süpheleri sorguluyor ve belgeselden çok farklı şeyler öğreniyosunuz belgesel kitabı öldürmemiş