şükela:  tümü | bugün
  • hükümete atılan iftiraları teker teker gün yüzüne çıkaran site. ha kimileri sittirsinler ordan diyebilir lakin göz atmakta fayda var ara sıra.

    link

    aynı zamanda twitter'da da @gununyalanlari ile yayındalar.
  • sabah gazetesinin tüm haberlerini de eklerse seviniriz.
  • her türlü yalana karşıyız eyvallah da ethem sancak'ın nasıl olduysa sahip olduğu havuz medyasından hiç örnek olmaması sitenin arkasında kimin olduğunu gösteriyor.
  • amacı dezenformasyona karşı mücadele etmek filan olmayan site. yemezler.

    -yalan ihbar- formlarına, şimdiye kadar yaptıkları "yalan ifşası"nın 20 katı kadar, akit, sabah, yeni şafak linkini (o kadar da uğraşıp hazırlayıp) gönderdik. yayınlanan sayısı beklendiği üzere; sıfır (0)

    bu işte.

    ellerinde o kadar fon, o kadar devlet desteği, maaşlı troll üssü filan var ama yapabildikleri ancak bu. akp'nin elini güçlendirecek proje peşindeler ama onda bile ancak başka bir projeden* çakma yapabiliyorlar. beceriksizler. bir orijinal fikir üretmekten acizler.

    bırak, site yapmaktan, yaptırmaktan acizler. kalitesizler.

    bu aynı ekip bir ara reçel-blog'un da turşu blog diye çakmasını yaptı. ortalığı 3 gün bulandırdılar, artık yazı bile yazmıyorlar. maksat da kadın mücadelesi, kadın hakları filan değildi zaten. tıpkı burada dezenformasyona karşı mücadele olmadığı gibi.

    ama olayın daha can sıkıcı bir yönü var:

    bu arkadaşlar, dezenformasyonlarını, hatta bugünlerde sıkça yaptıkları "dezenformasyon yapıyorlar" dezenformasyonlarını yediğinizi düşünüyorlar.

    evet. "zekanız için bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorlar". bundan daha büyük bir hakaret olabilir mi?

    bak canım:

    - twitter'da "ifşa ettiğiniz" yalanların bir kısmını kendi ekiplerinizden fake hesaplara hazırlatıyorsunuz. sonra da "üff yine akp'mize karşı dezenformasyon ühühühü" diye karapropaganda yapıyorsunuz. yemiyoruz.
    - photoshop (bazen üşenip paint) ile muhalif accountlardan bir şeyler yazılmış gibi screenshotlar hazırlıyorsunuz. akabinde "pislik solcular bakın ne yazmışlar" diye paylaşıveriyorsunuz. çünkü 50 rt, 7 jpeg conversion sonrası o screenshotların gerçekliğinin sorgulanmaz olacağını iyi biliyorsunuz.
    - 50 dezenformasyonun birinde "aa ben de yanılmışım" diyerek safa yatıyorsunuz, yalan silmeyi bile lütuf olarak gösteriyor, prim yapmaya çalışıyorsunuz. o rt'ler nerelere yürüdü, kimlerin zihnine ne nefret tohumları ekti, siz de biliyorsunuz ama, o bakan gibi bıyık altından gülmeyi tercih ediyorsunuz.

    her şey kabak gibi ortada. yemiyoruz.

    ama işte en kötüsü de bu: bu umurlarında da değil. yemezsen yeme!

    çünkü muhtelif fallacylerle alternatif cevaplar üretip sizi "alt etmeleri" çok daha kolay. birine cemaatçi diyip alkış/fon toplamak varken, daha uzun cümleler kurup ikna etmekle filan neden uğraşasın ki?

    adamlar, "bakın işte muhalefet nasıl yalancı" diyebilmeyi bile kurumsallaştırmaya çalışıyorlar. bunu, "stajyer başbakan"ları günde 3 ortalamayla yalan atarken yapabiliyorlar. bu kadar yüzsüzlüğe, bu kadar midesizliğe ancak şapka çıkartılır. helal olsun.

    memleketin dezenformasyona karşı duranlarına bak:

    bir adet troll üssü, 3 tutam yıldıray, 1 kaşık hilal, az da cengiz!

    p.s: logo'daki şapka muhteşem. bir de yanına 70lik rakı koysan "aha o" derim.

    ----

    edit:

    bu ekip çok hırslı çıktı. hedef müdürün uçağında koltuk mudur, milletvekilliği midir bilemem ama, baya bildiğin orwellyen anlatının yöntemlerine** başvurmaya başladılar. buyrun, sadece bu hafta içinde çıkardıkları (ve muhtemelen yine yakında tarih olacak) "işleri":

    (bkz: tazemazi.com)
    (bkz: oy ve hilesi)

    edit 2: bu entry ilk yazıldığında 1 kasım seçimi olmamış, pelikan bildirisi henüz ortalığa çıkmamıştı. yalıdan bahseden yoktu, davutoğlu başbakan idi. bugünlerde bu ekibin kimlerden oluştuğu, çalışma yöntemleri ve hedefleri fırat erez'in kendi blogunda yazdıkları ve 16 nisan ile ayyuka çıkan tartışmalarla apaçık ortada. ancak zamanında (yıldıray hariç) baya iyi bir tahmin yürüttüğüm söylenebilir :)
  • hangi haber hakkında yalan diyorlarsa bilin ki o haber yalan değil. öyle bir site.

    bir de bu sözüm ona yalanları çürütme(!) şekilleri gerçekten çok komik. bir haber çıkıyor, bunu yandaş basında yayınlanan ve olayın aksini iddia eden bir başka haber ile yalanlıyorlar. ya da bir hükümet sözcüsünün sözünü kanıt olarak öne sürüyorlar. nurcu iddiasına risale-i nur'dan kanıt getirmek gibi bir şey sanırım bu.
  • http://gununyalanlari.com/…vlet-yikilir-dedi-yalani

    hükümete ve rte ye atılan itirafları ortaya çıkarıp bizi dumura uğratan über site. bu haberde sözcü nün yalanını yakalamış. bakınız :
    sözcü gazetesi bugün, “ben gidersem devlet yıkılır” başlığıyla verdiği haberde, 22.muhtarlar toplantısında konuşan cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın kendisi ile ilgili eleştirilere yanıt vererek “ben gidersem devlet yıkılır” dediğini iddia etti.

    gerçek ifade ise şu:"tayyip erdoğan gitsin demek, ‘bizim tüm siyasetimizi, tüm çalışmalarımızı, üzerine bina ettiğimiz milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin tek olması anlayışı yıkılsın' demektir. ben meselenin şahsımla ilgli olmadığını asıl hedefin türkiye olduğunu çok iyi biliyorum. meseleyi şahsıma indirenlerin gayesi işte bu gerçeği örtmektir.”

    kumpası gördünüz değil mi?
  • çok komik bir internet sitesi. 28 kasım 2017 kemal kılıçdaroğlu açıklamalarına ithafen bir haber yayınlamışlar. kılıçdaroğlu’nun koskoca belgelerle sunduğu iddiayı sadece cumhurbaşkanı’nın avukatının “yea onlar yalan bir kere tamam mı :(“ tarzındaki açıklamasıyla çürütmüşler(!). herhangi bir karşı belge falan yok, sadece avukatın açıklaması var.

    çok komik bir site demiş miydim? yayınladıkları tüm haberlerde bir akp’li yetkilinin sözünü allah kelamıymış gibi sunuyorlar. karşı tarafın belgesi mi var, kanıtı mı var, umurlarında değil.