şükela:  tümü | bugün
  • yurtdisinda yasayan türklere karsi hem türkiye'de yasayan türklerin hem de yasadiklari ülkelerdeki türk olmayan vatandaslarin sahip oldugu, tam olarak adi konulamayan sevgisizlik ve nefret durumunun sebebi.
  • "kiskanclik" olmadigi kesin. onlarla ayni ülkede yasayan türk olmayan vatandaslarinki en azindan. her nefret edilme duygusu hisseden gurbetcinin kendine sormasi gereken sebep ayni zamanda. ben kendime yönelik öyle bir nefret hissetmiyorum acikcasi.

    yasadiklari ülkeleri benimseyemedikleri, kendilerini ait hissedemedikleri ve bundan dolayi yasadiklari asagilik kompleksi ile hareket ederek, yasadiklari topluma uyumsuz, kücümseyici ve nefret dolu yaklasmalarindan ötürü sevilmiyorlar demisti bir ara bir arkadasim.
  • iki yüzlü oldukları için olabilir belki. yaşadıkları topraklarda o ülkenin adetleri kurallarını hiçe sayıp sonra türkiye'ye gelince de ne kadar cahilsiniz hiç avrupa görmemişsiniz dedikleri için olabilir. yada ana vatanlarında yaşayan yabancı insanların dinlerine örflerine müdahale edip başka ülkedeyken kendilerine müdahale edilmesine içerlemelerinden de kaynaklı olabilir.
  • arkadaş ortamında grubun akışını bozan kişinin sevilmeme nedeniyle aynıdır. ülkemizde suriyelilere duyulan nefret gibi. alışık olmadığımız hareketler görmekten hoşlanmıyoruz, hele hele bizden biri değilse hiç hoşlanmıyoruz. dünyanın her yerinde bu böyle.
  • yer rotterdam;
    - hadi gel vur, banada vur!
    - abi sus ya, bizi de atacaklar içeri...
    - ne atacaklar lan, burası türkiye mi hüloooooooooooooooooğ

    tam olarak budur.
  • sen kalkip ab nin medeniyetinden yuksek maaslarindan faydalan sonrada tr deki yobaz cahil diktator sisteme oy ver.

    sen bu kadar aptal ve cahilsen kim niye sevsin seni?
  • nefret degil de, cok hoslanmama durumu var, bu da herkese karsi degil, daha ziyade bir kismina karsi.
    türklerin hoslanmama sebebi degisir, bir kisimda cekememezlik vardir muhtemelen (ekonomik sartlar). su günlerde sevmeme durumu da asagidaki basliklarda gayet güzel irdelenmis:
    (bkz: burası türkiye mi neyi içeri atacaklar)
    (bkz: 13 mart 2017 isviçreli blick gazetesinin çağrısı)
    bu kisiler icin sebep kendileri icinde yasadiklari ülkenin sundugu tüm demokratik haklari kullanirken, türkiye icin tam tersi olmasi icin ellerinden geleni yapmalari.

    yabancilarin da, irkcilik düzeyine vardiranlarinin 2 ana sebebi var, birincisi din olgusu. bu kisiler de koyu dindar ve müslümanlarin kendi dinlerini orada yasamalarini istemiyorlar. tüm diger dinlere karsi da ciddi hosgörüsüzler. ıkinci sebep de, özellikle teknolojinin gelismesiyle birlikte, kalifiye olmayan elemanlara ihtiyacin gittikce azalmasi. avrupa’da da bu tür islere talip olan mavi yakali cok insan var ve bunu yabancilarin (türkler cogunlukta oldugu icin türklerin) kapmasini istemiyorlar.

    önyargi ve hoslanmama durumunun aslinda temeli saglam ve epeyce gecerli. almanya özelinde konusursak, hirsizlik, tecavüz, devletin imkanlarini kötüye kullanma (hic calismadan devletten gecinen ciddi bir türk nüfus var. orada issizlik maasi sonlansa bile, sosyal yardim adi altinda, devlet vatandasa bakmaya devam ediyor) vukuatlarinin cok büyük bir kismi yabancilar tarafindan gerceklestiriliyor. bu tür irkci olmayip, tecrübelerinden dolayi mesafeli insanlarin ön yargilarini kirmak icin, size saygi duymalarini saglamak gerekiyor. yaptiginiz isi iyi yapiyorsaniz, bilginize güveniyorlarsa, sizi almanlardan cok ayirt etmiyorlar.

    bu önyargilarin temelini aciklamak icin söyle bir olayin faydasi olur belki. bir tanidigimiz, isci göcü baslamadan cok önce gezmek icin istanbul’dan almanya’ya gitmis. burada lise mezunuymus, ailesinin durumu da fena degilmis. orada bir kiza (lise ögrencisiymis o zaman) asik olmus ve kalmis. kadinin ailesinin hali vakti epeyce yerindeymis. damadi da cok sevmisler. adam ilk gittigimde, yasadigimiz yerde kimse kapisini kilitlemezdi, türkleri gayet ilginc bulurlardi, misafirperverlerdi diyor. ne zaman ki isci göcü baslamis ve her kesimden insan akin etmis (bunda giden insanlardan ziyade almanya ve türkiye’nin sucu oldugunu düsünüyorum ben. sonucta türkiye’de kalip gecinecek seviyede veya egitimli olanlar gitmemis. ya fakirler, ya da baska sansi olmayanlar akin etmis. cogu köylerinden dogru dürüst cikmamis. bu insanlara iki taraf da en ufak bir entegrasyon yardiminda bulunmamis baslangicta), türkleri tanimaya basladikca da önyargili davranmaya baslamislar.
    yurt disinda yasadigim sürede bana da yabancilardan pek bir zarar gelmedi, hatta is konusunda cok yardim gördüm. ne zaman basima kötü bir sey gelse, arkasinda hep bir türk vardi.
  • dün akşam kanalın birinde bu konular konuşuluyordu. cem özdemir'e saldırıyorlardı ve işte orada siyasetçi olmak için asimile olmak gerekiyor gurbetçilerin %60'ı türkiye'de muhafazakar partilere oy veriyor dediler. peki aynı gurbetçiler yaşadıkları ülkede hangi partilere oy veriyorlar?
    almanya'da sosyal demokrat ya da sosyalist partilere oy verip türkiye'de sağcılara oy vermenin ahlaken açıklaması nedir?
    neden almanya'da yaşayan ve tatilden tatile gelecek adamlar benim idarem hakkında söz sahibi. onlara giren çıkan ne buradaki anayasadan.
  • kendileri avrupa'da özgür ve insanca yaşarken; gelip sırf "vatandaşlık hakkı" olarak kullandıkları o götlerine giresice oyla benim hayatımın içine sıçıyor oluşları...