şükela:  tümü | bugün
  • bu ne yaman celiskidir dedigim bir durumdur. kendilerinin azinlik olarak durduklari yerde koyu solcu olup savastigi milliyetcilerin (bkz: nazi) kiligina kendi ulkelerinde girmelerine bir anlam verememisimdir hic bir zaman. belirli bir bilince ulasamamalarini anlayabiliyorum lakin, pratikte onunde duran durum karsisinda dahi empati yeteneginden yoksun kalmalarina bir mantik onermesi koyamamaktayimdir.
  • ki$ilerin kendilerine gosterilmesini bekledigini karsisindakine vermekten cekindigi bir durum. azinlik olarak haklarini talep ederken cogunluk olarak haklari gaspetmenin belki de diger tarafta ezilmisliginin bu tarafta tatmini olsa gerek. misal bir turk olarak azinlik olup hak talep ederken saygi beklerken (sol) ayni saygiyi kendi ulkesinde ki azinliklara gostermekten ote en buyuk dusmani olma(sag)
  • aslinda bir nevi tersi olur (bkz: gavur ellerde manevi degerlere sarilan turk modeli)
  • celal dogan'ın meshur ettigi bi olay olup,alamancılara verdigi ayarlardan biridir.bunu yuzune soyledigi kisilerde he diyip piskin piskin sırıtıyolarmıs.almanyadaki ırkcılıga karsı tırsan turkler,herkese esit haklar vadedip,insanca yasamayı oneren solcuları destekleyip,memlekete geldiklerinde aynı tavrı ve durustlugu gostermezler.ozelikle kurtlerle alakalı sorunlarda.turkiyede solun niye yuzde30larda takılıp,hicbi zaman tek basına iktidar olamayacagınıda acıklar.oyle bi soldan tiksinti,mecbur kalmadıkca oy vermemek,saga ise hayranlık vardır turk halkının cogunda,delikanlı,degerlerine baglı insanların adresidir sag partiler onların gozunde.bunu yapanlarıda anlıyorum aslında cunku bunu yapan kisi menfaatcidir muhtemelen ve bu adamda solcu olacak,yada anlayacak kapasite yoktur.aynı sey burdaki kurtler icinde gecerli olabilir burda sola veriyolar,yarın kurdistan kurulsa orda oy kullansalar asırı sagcı ve milliyetcilere verirler.
  • genelde tersi olur ki bu olgu insanı "nası ya" ,"abi kendine gel", "alo ne diyon sen ya" gibi kendine telkin politikasına iter.
  • azınlık olunan bir ortamda sol parti politikalarını savunurken ,cogunluk olunan bir ortamda saga parti politikalarını savunmak insanın kendi dogrularına kufretmesinden baska bir sey olamaz.
    (bkz: celişki insanı)
  • esasen kişinin gurbette de sağcı, memleketinde de sağcı olma ihtimali daha yüksektir. orda kendilerini benimseyenler yalnızca sol düşünce sahipleri olacağına göre zorunluluktan solcularla dayanışmaları söz konusu olabilir. memlekete dönünce solun anlamı değişmektedir, karşı tarafa alınmaktadır.

    ayrıca kişi her iki durumda da sol görüşlü olabilir. ülkesine döndüğünde, ayrı kalmış olmanın getirdiği bir özlem sonucunda kendi kültürüne karşı bir hayranlık uyanabilir, bu da milliyetilik olarak algılanabilir kişinin gurbetteki durumunu bilen/bilmeyen insanlar tarafından.
  • bir arkadaşımın avusturya'da yaşayan dayısında tam da tersi bir durum söz konusu. burada kovuşturma, soruşturma vesaire bin bir dert yüzünden oralara kaçıyor. fakat gördüğü ırkçılık karşısında oradaki gurbetçilerin çoğunda yaşanan bir karşı milliyetçilik geliştiriyor ve adam düpe düz mhp ayarında milliyetçi görüşlere sahip oluyor. türkiye'ye gelince havaalanından iner inmez sosyal devletin nasıl bir güzellik olduğu aklına gelince de bu ülkeyi bu hale getiren milliyetçilere lanet okuya okuya ancak eve gelebiliyor.