şükela:  tümü | bugün
  • pazar akşamlarını boş yere işgal eden futbol cahili adam. yorumları şu düzeydedir: "stada bıçak mı sokulmuş? ne var bunda?" bu milletin konu futbol olunca virtus'larını satılığa çıkarmalarını çok ahlaksızca buluyorum.
  • super spor adinda bi spor sitesinde yazmaya ba$layan insan.
  • necati bilgiç'in (spor yazarı olan, bir de oyuncu necati bilgiç var) oğlu olur kendileri.
  • atv de fatih altaylı - ahmet çakar - kazım kanat gibi daldan dala seken, her cümlesiyle en az bi kaç milyon insanı bi takım insani tepkilerde bulunmaya zorlayan, spektaküler adamların yanında, ilk program olmasının (santra) sebebiyle belki de ersin efendi kadar tutuk kalmış efendi mizaçlı bir insan izlenimi çizmiştir. yannız fatih altaylı gibi topu dikine direk kaleye oynayan bir galatasaraylının karşısına tercihen daha oturaklı ziya şengül gibi bir adam gerekmez mi sorusunu akıllara getiren bir tercihtir gürcan bey. gerçi fatih altaylı her programa katılamayacağını filan belirtti ama gene de hiç olmadı engin verel gibi bi 'malzeme' tercih edilirse programın ali samisi bulunmuş olur bence. gürcan bilgiç in tek programlık performansından tabelaya yansıyanlar bunlar bence...
  • acil olarak istifa etmesi gereken yorumcu.

    ahmet cakar ve kazım kanat bizi gulmekten kustururken kendisi konusmaya basladıgı anda zapping 'e neden olmaktadır. ersin duzen bile en azından suratını falan eksitmektedir ahmet cakar konusurken. ya bu? ne itiraz eder. ne bir bomba patlatır. zira aklımda kalan tek bir yorumu yok.

    maden yorum yapamıyor, ahmet cakar 'a tokat falan atsın. programa bir katkısı olur en azından.
  • bugünkü yazısında da daum ve aziz yıldırım'ı açık açık eleştirmiş... ilginç bi kişilik...

    http://pasfotomac.com.tr/yaz1268-50120-105.html#
  • 16 kasım 2005 türkiye isviçre maçı sonrasında ntv'de canlı röportaj yaparken, spikerin "maçın bitiminde isviçreli futbolcunun mehmet özdilek'e attığı tekme için ne diyorsunuz?" sorusuna, serinkanlı halini bozmadan "böyle gergin ortamlarda olabilir öyle şeyler" diyecekmişcesine "o futbolcuya içimden oldukça ağır küfürler ediyorum" cevabını vererek şaşırtan, ters köşeye yatıran ve bir anlamda da yaran adamdır (anlatırken kurduğum cümle de pembe dizi gibi olmuş). yav tamam, canlı yayındasın; spor yazarı olarak bir sorumluğunun var; ama yine de duygularına göre bir ifadeyi hiç mi takınmaz insan?. hayır, "içimden küfür ediyorum" derken "bugün amcamgillere gideceğiz" dercesine bir mimikle bakmanın manasını çözemedim; haliyle de gülmeden edemedim.
  • türkiye-isviçre milli maçi sonrasında çıkan olaylar ve isviçre futbol takiminin tekme tokat uğurlanması sonrasında basının dayak görüntülerini vermesinin ulusal çıkarlara aykırı olduğu için yayınlanmaması gerektiğini söyleyebilen spor medyasının medar-ı iftiharı "basın mensubu". hadi futbol federasyonu'nun isviçre maçı sonrası montajlı maç ve soyunma odası görüntüleriyle, basın açıklamalarıyla vs. bir tür "psikolojik savaş" yürütmesini anlıyoruz da size ne oluyor sayın bilgiç? gerçekleri görmezden gelmek, haberin gerçeğine müdahale etmek nasil bir gazetecilik mantığı?
    "ulusal çıkarlar sözkonusu olduğunda ben basında sansürden yanayım," diyebilen bir spor muhabiri ve gazeteci yetiştirdiği için abdülkadir yücelman saniyorum çok üzülüyordur...ahmet çakar'ın "ben sizin gibi sansürcülerle tartışmam, yarin genel yayin yönetmeni olursanız da size karşı mücadele ederim" diyerek gürcan bilgiç ve kazim kanat'in üstüne gitmesine karsilik "ben sansürcü değil, milliyetçiyim" diyebilmeleri de "saygideğer basinin" geldiği noktayi göstermesi bakimindan da gayet güzel bir örnek. hayir ahmet çakar özgür basını savunuyor, gazeteciler sansürcü oldu... evet, güzel siyah kirli boyada, buyrun..
  • bir arkadaşımın dediği gibi santra programında ahmet çakar ve kazım kanattan fırsat bulduğunda hissettirilmeden arka tarafındaki kolu kurulup kısa bir süre konuşur ondan sonra yine yarım saat susar. severim bu adamı ben ama hep bir sempatim vardır, geçen programlardan birinde kazım kanat programın geyiğe vurduğu dakikalarda:
    -yahu ama aramızdaki en yakışıklı gürcan hee! diye birşeyler söylemişti kızarmıştı adamcağız.