şükela:  tümü | bugün
  • 1996 yılının eylülü... yeni okuldaki ilk gün. klasik olarak bahçede yapılan bir tören. ondan hemen önce 1995 üniversite sınavını kazanan öğrencilere dağıtılan hediyeler... sonrasında sınıflara dağılış...okul geniş değil, hatta hiç değil, yapısıyla daha çok bir iş merkezini ya da geniş bir apartmanı andırıyor. zaten bahçelievler'in göbeğinde o kadar apartmanın içine daha büyük bir yer kurulamaz ki, büyüklük kontenjanını ana yolun karşısındaki ilkokul binasına ayırmışlar, şansımız yok. ilk ders. tanımadığım insanlar. derken ortaokuldaki ilk öğretmenim, özlem toplu. inanılmaz sıcakkanlı bir kadın, uludağ ing. öğr. mezunu. bir başlangıç testi. amaç herkesin ingilizce kelime dağarcığını ölçmek, yıllarca sürecek sınavlar silsilesinin başlangıcı. sınavlar okunuyor, 100 kelimenin 92si doğru bilinince bir anda hocanın bütün sene dikkat edeceği, üstüne daha çok titreyeceği öğrenci olunuveriyor. dersler bir garip. reading, listening, hatta video bile var. reading'e caroline adında ortayaşlı nikotinden yapılmış bir kadın giriyor, listening dersine irlandalı john kennedy *giriyor, ayrı bir dünya burası. program çok yoğun, başı kaşıyacak vakit yok, ama çok eğlenceli. her hafta sonuna weekend worksheet diye, sene sonunda toplasan 2-3 ders kitabı yapacak ödevler veriliyor, bulmacadan farksız. arkadaşlara gelince, bu gezegende bir daha onlar gibileri görülmedi. okul ayrıca cambridge university ile bağlantılı, her sene ingilizce sınavlar yapılıyor. ket, pet, fce isimleri. bunlardan ilki orta hazırlıkta kapılıyor, ikincisi orta ikide, odanın duvarlarında çerçeveli sertifikalar, dünya güzel. ayrıca okuma bayramı gibi bir şey de var, her sene orta hazırlıklar müsamereler düzenliyor, bize düşen bir tiyatro. oyunun adı april fools day, baş karakteri joe selby, yani ben. bunu da atlatıyoruz. neyse, bir sene yorucu ama bir o kadar da büyüleyici bitiyor, ingilizce biliyorsun. derken orta1 e atlıyoruz. ilk kötü haber, özlem toplu'nun sınıfının değiştirildiği oluyor. felaketler ard arda mı geliyor yoksa?! murphy burada haklı çıkıyor, okul batma noktasında. kısa bir karışıklık ve krizden sonra ortalık yatışıyor ama biliyoruz ki bu uzun sürmeyecek. derslerimize artık bilge kıran girecek, o da kısa sürede şahsıma kafayı takıyor, iki senedir öğretmenlerin sorduklarına verdiğim cevaplara ''excellent'' karşılığını aldığımdan artık bir lakabım da oluyor. orta1 biraz sancılı geçiyor, ama hoş hatıralarla dolu. derken sene sonu geliyor, okuldan ayrılık kararı gecikmiyor. arkadaşlar değişiyor, öğretmenler değişiyor, sesler değişiyor, yüzler değişiyor. uzaktan okul takip ediliyor. ve sonunda okul el değiştiriyor, bir iş adamına satılıyor, okul ticarethane halini alıyor, işler kötüleşiyor, üç sene sonra kapılar açılmamak üzere kilitleniyor. öğretmenler bir tarafa öğrenciler bir tarafa, geriye kalan sadece boş bir ''ev''.

    yıl 2004, okul tekrar açılıyor,ama başka bir isimle. ruh gitmiş, eski havası kalmamış, yazık. (en iyi yıllarını ilk 7 senesinde yaşayıp bitirmiş, kumar masalarında kaybedilmiş, elden ele geçmiş, sonunda ruhunu teslim etmiş bir okulun eski bir öğrencisinin gözünden öyküsüdür, ibret alına...)
  • orta hazırlık tan üniversite sıralarına uzanan uzun yolda mesken tuttuğum mekan.liseye kadar ki bölümde okulun istanbulun en iyi eğitim veren koleji olduğu söylenir dururdu.ta ki okul sahibinin okulu kumar masalarında kaybettiği günlere kadar.okulun şan ı şöhreti gitmiş sıradanlaşmıştı.buna rağmen hiçbirimiz okulu bırakmamış içindeki süper ortamlardan kopamamıştık.ve nihayet ıkına sıkına liseyi bitirdiğimizde okulun yerinde yeller esiyordu.artık şurda bi okulumuz var bi gidelim hele diyemiyorduk.kapıya kilit vurulmuş daha sonra başka isimlerle açılmış ama gürsoy un lanetinden mi dir bilinmez bir türlü dikiş tutturamamıştı.böyle bir eğitim yuvasının bu durumlara düşmesi üzücü ama içinde barındırdığı arkadaşlıklar ve yetiştirdiği tertemiz insanlarla daima hafızalar da kalacak olması da bir o kadar sevindirici...
  • mezunlari arasinda reza zarrab da bulunan kolej.