şükela:  tümü | bugün
  • son zamanlarda artık belirginleşen öfkenin sinir bozukluğunun sebebi etrafımızdaki kontrolsüz gürültüler ve bu gürültüleri çıkaran yaşam formlarıdır. gürültü bir sorundur, insanları rahatsız eder. devamlı gürültü çıkaran insanlar da rahatsızlık kaynağıdır ve bunu sürekli yapıyorlarsa patolojik vakalardır çözüm gereklidir.

    egzozunu bağırttırarak motor kullanan ve bunun için özellikle para harcayanlar, apartman yani toplu olarak yaşanan yerlerde bangır bangır müzik dinleyenler, kavgası gürültüsü eksik olmayan yine apartman sakinleri, hayvanlarını kontrol edemeyen ve o hayvanın devamlı gürültü yapmasına neden olan sahibi gibi çoğaltılabilecek örneklerin neden olduğu ölümlü olaylar gittikçe artmaktadır.

    bunun nedeni ise gürültü yapan tiplerden tırsan karaktersiz komuşlar da olduğu gibi bunlara verilecek adam akıllı ceza olmamasıdır.

    polis geliyor kapıyı çalıyor ötesi yok, en fazla karakola götürüp bir ifade alıyor üst üste 3-5 tane olunca göstermelik bir para cezası oluyor ama tv'lerde gürültü yapanlar yandııııı diye haberler gösteriliyor.

    rüzgarı hissetmeyi yaşam biçimi edinmiş ama sürdüğü motorun da sesini dinletmek isteyen vatandaşları polis göstermelik bir iki kez çeviriyor göstermelik cezalar başka bir halt yok.

    köpeği saldırıp milleti yaralayana kadar müdahale etmeyen etse bile bir boka yaratmayan aşırı sevgi dolu hayvan severlere de adam akıllı yaptırım yok. ısveç'de mesela saldıran hayvan direkt itlaf edilir sizin romantik vurdumduymazlığınız sikinde olmaz orda polisin ama burda orayı örnek verir durur oraya gitmezsiniz niye orda çünkü size yaramayacak kanunlar var.

    özetle, kontrolsüzlük gürültüye de sıçramış durumda ve devamlı gürültü yapan dünya kendi etrafında dönen saygısızlar gün geçtikçe çoğalmaktadırlar. bunun içi bir plan program yapılması ve müdahale edilmesi gerek yoksa daha beter olaylar duymaya devam edeceğiz.
  • buna bir yaptırım geleceğini zannetmiyorum, ayrıca tehlikeli bir durumdur. şöyle ki;

    ben gürültü yapan komşularımı uyarıyorum, tabi gözümün kestiğini.
    bazen gece 01-02 arası karşı evlerde müzik ve gürültü sesi geliyor. tabi mahallemde kimseyi tanımıyorum ben de kafamı çıkartıp bağırıyorum; '' şu müziği kapatır mısınız, sessiz olur musunuz '' diye. hangi evden geldiğini bilmiyorum tabi sesin, artık kim üstüne alınırsa. anlayışlı olan sesini kesiyor, olmayan yine hayvanlığına devam ediyor.

    şimdi polis çağırırsın olay çözülür ama sonrasında o komşunla artık kötü oluyorsun. sen ona kin gütmesen bile o sana kinleniyor ve seni düşman olarak görüyor. anlık bir gerginlikte, bir hesaplaşma arayışı içine girebiliyor. böyle de dengesiz insanlar var ülkede.

    yapabiliyorsanız evinizi değiştirin ama değiştirmeden önce bir keşif yapın, komşularınızı iyi tanıyın.

    ne demişler; (bkz: ev alma komşu al)
  • otel odasında yan odadan gelen 'gürültü' için yapılması gereken ağır yaptırım. duvara vurmak olmuştu bir keresinde. ama pek ağır olamadı.
  • talamus düşmanı gürültü yapanların önce ağır parası cezası sonra hapise atılması gerekliliğidir. mobilet ve şahici davarlardan başlanması yerinde olacaktır.
  • ülkede bu ve bunun gibi sorunları çözmek için 1 tane savcı veya 1 tane vali olsun bu bile yeter.
    ülkede öyle bir rüzgar estirir ki etkisi 81 vilayette hissedilir.
    ama maalesef bu mücadeleyi veren kimse yok.