şükela:  tümü | bugün
  • nuremberg diary kitabının yazarıdır. orduda görev yapmış bir psikologtur.

    https://en.wikipedia.org/wiki/gustave_gilbert
  • bir yahudi fanatisizmi örneği olarak eksisozluk'te hakkında az entry olmasına şaşırdığım, eksisozluk'ün yahudi sevdasını göstermek için ekşide adına reklam verdiği kişidir.

    evet, ekşide gezinirken "reklam" olarak bu şahıs çıktı karşıma, hayrola kim bir tarihi olayın reklamını vermiş nedir diye tıkladım, google reklamlar beni ekşi şeylerdeki bu adamın yazısına getirdi. yani ekşi ekşiye reklam vermiş bu arkadaş için.

    bir de tarafsız marafsız yazmışlar. adam bir yahudi ve yahudilere karşı suç işlediğini düşündüğü kişileri yazmış. nesi tarafsız bunun? söylediği her şeyin doğru kabul ediliyor olması adamın oraya rastlantısal olarak görevlendirilmediğini yeteri kadar ispat ediyor. tesadüfe bak, amerika'dan yahudi soykırımıyla ilgili araştırmalara binlerce psikolog arasından bir yahudi gönderiliyor, ekşi şeylerdeki dangalak da sanki kaderin bir cilvesi gibi yazıyor bunu. ne büyük tesadüf..

    yazdıklarının ne kadarı gerçek ne kadar kurmaca bilmiyorum, lakin bir psikolog olarak ta en başından bunları "yayınlamak" için dinlemiş. hangi psikolog hastalarını "yayınlamak" için seanslar yapar? bir de bunu şirin göstermek için "hastalara sonradan yahudi olduğunu söyledi çok da takmadılar" diye eklemiş. vay vay satır arası mesaja bak sen. yani ben bir bok yedim ama sonradan hastalar da çok şeyapmadı bu durumu" demek istiyor arkadaş. düşünün bakalım yıllara ve milyonlarca insana yayılmış bir olayın davası nasıl görülebilirdi? delil toplama tanıklar vs..? sonsuza kadar çıkamazlardı işin içinden ve hoşlanmadıkları şeyler duyabilirlerdi. böylece davaya istedikleri yönü veremezler, dünyaya "gereken" mesajı veremezler ve gereken manipülasyonu yapanazlardı. ama "önemli subaylar" ile görüşen yahudi bir psikoloğun tüm dava için her söylediğinin doğru kabul edilmesi ile bütün bir tarih yazıldı ve dava işleri de zırt diye çözüldü. tek kişinin sözleriyle olmuş oldu hepsi. çok güzelce de meşru gösterilmiş bu durum. hepsi de bir "tesadüf", kadere bak sen..

    bu sözüm ona hümanist puşt "insanlar empati yoksunu" diyerek kendisi çok hoşgörülüymüş gibi görünmeye çalışsa da, bir nazi doktorundan bir gram farkı yoktur. hani ulan empati? dünyanın neresinde bir psikolog kitlesel bir hasta grubunun sözlerini yayınlamak üzere onları planlı olarak dinler de bu "empatik" sayılır? hadi yapsın türkiye'de birisi? hadi amerika'da yahudi olmayan bir başka psikolog yapsın bunu, hastalara söylemeden gitsin siyahi mahkumları baştan yayınlama kastı ile dinlesin hepsini yazsın ve adamlardan habersiz yayınlasın? herkes de büyük adam, çok hoşgörülü insan, çok empatik filan derler mi o kişi hakkında da? üstelik hep gerçekten konuşulanları yazdığını varsayıyorum bak.

    bunu anında lanetleyecek olan orospu çocukları söz konusu yahudiler ve onlara mazlumiyet meşruiyeti kazandıran çok sevdikleri naziler söz konusu olunca çok normal gibi anlatıp bir de "ayy empati yaa" diyorlar. tabii, söz konusu nazilerse her şey mübahtır değil mi? senin iki yüzlülüğne tüküreyim. mezarında dört dön gilbert. o çok benzediğin nazi doktorları ile gel mizan gününe.

hesabın var mı? giriş yap