şükela:  tümü | bugün
  • sesini surekli erdogan arikanla karistirdigim trt spor spikeri...genelde fazla mac anlatmaz,spor bulteni falan sunar,kendi halinde takilir oyle..
  • hincal uluc' un kosesinde 27 agustos' da cok fena giydirdigi spor spikeri. http://www.sabah.com.tr/2004/08/27/uluc.html
  • esasında hıncal uluç'un eleştirilerini hiç de haketmeyen bir spikerdir. zaten hu hazretleri'nin yazısı okunduğunda, olayda güven göktaş ve hıncal'ın annesiyle ilgili başka bir sebep olduğu akla gelmektedir. öyle ki hıncal beyefendi olayı resmen kişiselleştirmiş, düzeyi sıfırın altına çekmiş, bi küfür etmediği kalmıştır.
  • hıncal uluç 'tan çatır çatır 10 milyar tazminat alan trt spikeri..
  • zamanında hıncal uluç'un sağlam giydirdiği spiker. buraya kadar "daha önce yazılmış zaten bu". peki ne demiş uluç hatırlayalım:

    "okuduğu rakamların ne anlama geldiğini de bildiği yok.. anlattığı yarışa bakın.. en önde gidenlerin adını, o da çoğu yalan yanlış bağırıyor.. arkalarda olup bitenden haberi yok. orada düşenler, bırakanlar, atağa geçenler.. bir yarış bitiyor, kazananın adını son anda ipi göğüslerken nihayet söyleyebiliyor.. çünkü adam arkadan atak yapmış geliyor fırtına gibi, güven'in haberi yok.. öne çıkınca fark ediyor..."

    valla hıncal uluç'u ne kadar zaman zaman antipatik bulsam da, 2008 pekin olimpiyatları 200 metre erkekler finali sonrası kendisine hak vermeden edemedim.

    yarış bitmiş usain bolt dünya rekoru kırarak birinci olmuş. göktaş bunu bağıra bağıra anlatıyor. iyi güzel. büyük bir olay zira. aynı yarışta wallace spearmon üçüncü olmuş. o da kendi çapında birinci olmuş gibi seviniyor, ekrana bilemediğimiz bir takım cümleler söylüyor. sevinsin garibim bi sorun yok. güven göktaş da bu sırada aynı cümleleri (usainboltdünyaveolimpiyatrekoruylabirincichurandymartinaikinciwallacespearmonüçüncü) tekrarlayıp duruyor. işte tam bu sırada mecburen trt3 izlemek durumunda kalan izleyici yarışın başlangıç kısmının sürekli olarak yavaş gösterimde gösterildiğinin farkına varıyor. orada bir şeyler olmuş belli. ortalama bir televizyon izleyicisinin bunu fark etmesi yaklaşık 5 saniye sürerken göktaş'ta tık yok.

    ussaiiiin boooolt evet yarın doğum günü sayın sevirciler.

    ekrana bakmak yeterli kıllanmak için. bir süre sonra bu sefer yakın çekim gösterilmeye başlıyor yarışın ilk metreleri. ve dınınınııııın. ne görüyoruz? spearmon çizgiye basmış. güvencim! spearmon diyolar, çizgiye basmış diyolar.

    boooolt. karlüvisten beri ilk defa iiiilk. ve martina ikinci ve spearmon üçüncü.

    sonra spearmon geliyor ekrana. hala sevinmekte kendisi. fakat bu sefer bu görüntünün üzerine dana kadar dsq ibaresi bindiriliyor. spearmon diskalifiye edilmiş. kendisi pek tabi o an farkında değil durumun*, zira önünde bir ekran yok. ancak güven de farkında değil. güven! güven sana diyorum! spearmon diskalifiye oldu!

    evet sayın seyirciler. ahahaha. ve şu anda stadda şu an bolt için hepi börtday şarkısı söyleniyor. çok ilginç. çünkü doğumgünü kendisinin yarın. bir sporcunun kendine verebileceği en güzel hediye.

    bundan 10-15 saniye sonra artık spearmon bile farkına varıyor durumun ve elindeki amerikan bayrağını ne yapacağını bilemez bir şekilde, suratında dünyanın en büyük somurtması ile ortamdan uzaklaşıyor. yazık tabi. iki gıdım sağa bastı diye olimpiyat üçüncülüğünden olmuş. güven ise halen hezeyanlarda.

    ve işte spearmon'un sevincini görüyoruuz. spearmon'un babası da piyano çalardı* sayın seyirciler. ve şimdi sırada bayanlar 400 metre engelli finali var.

    abi dur lütfen. silkin ve kendine gel. adam diskalifiye oldu ya, söylesene onu.

    "bu arada?!" hah geliyor. "bu arada üçüncülerde bir değişiklik var." yapma ya?(bir de üçüncüler ne ola ki? neyse.) "evet listelerde bir yanlışlık mı var?" bir yanlışlık var evet ama listelerde mi o yanlışlık sevgili güven, bir düşün istersen? "evet bakıyorum." bak, hadi, lütfen bak. "ve evet spearmon diskalifiye ediliyor." eyooooo. diley diley taym diley. neredeyse beş dakika sonra farkına varabildin ya olayın, sana daha ben hiç bir şey demiyor ve silkmede 200 koparmada 500 toplamda 700 sinir puanı ile kapatıyorum televizyonu.
  • güven göktaş' ın #13862218 no.lu yazıda eleştirilen hususa ilişkin bir cevabı oldu, aşağıdadır:

    yazıda bahsedilen yarış , benim de kendimi olimpiyat yayınlarında en çok eleştirdiğim yarıştır...ancak; herkesin başına gelebileceği gibi bir an oyundan kopma, ya da dikkat kaybı durumunu da düşünmelisiniz , 4 saat süren bir yayının 3 saat 20 dakikalık bir bölümünün sonunda bu durum gerçekleşmiştir... ayrıca eleştirirken , yaklaşım da çok önemlidir ; bir atletizm canlı yayınında spiker, sahada olandan emin olmadıkça konu hakkında yorum yapamaz ve izleyiciler sadece ekranı görüp görüntüye odaklanırken, anlatıcı ; daha çok sahayı kontrol eder ve ekranla uyumlu anlatım yapmaya çalışır, wallace spearmon'un tepkisini, biraz gecikme ile de olsa fark ettim ancak, bunu söylemek için , bir yandan konuşurken , bir yandan bilgisayarda resmi sıralamanın değişmesini bekledim. çevredeki diğer anlatıcılara ve görevlilere sordum ancak, onlar da emin olamadıklarını söylediler, taa ki önümüzdeki bilgisayarda sonuç değiştirilip , spearmon diskalifiye edilene kadar... ve o anda da yayında söyledim... aksini düşünün, yarıştan bir iki dakika sonra usain bolt , michael johnson gibi bir efsanenin "kırılamaz" denen rekorunu tarihe göndüğü için sevinirken," spearmon diskalifiye oldu" diyeceksiniz , ama aslında öyle bir şey olmayacak, o durumda spikerin düşeceği durumu tahmin edebilirsiniz sanırım...(aynı yarışta, hollanda antillerinden churandy martina da saatler sonra aynı kural gereği diskalifiye edildi, ama kimse yarış anında fark etmedi, abd takımı itiraz etmeseydi şu anda büyük olasılıkla gümüş madalya martina'da olacaktı)...bu arada , koskoca olimpiyat oyunları boyunca tek bir yarışın sonunu örnek göstererek, böylesine bir eleştiri yapmak ne kadar doğrudur ? " ayrıca, güven göktaş'ın 4 yıl önce mahkemelik olduğu ve -mahkemeyi kazandığı- ,güven göktaş'a özel bir düşmanlık besleyen ,-sadece bir kez daha kaybetmemek için isim vermeden- hala saldırılarını sürdüren birinin yazısından alıntıyla desteklenerek yapılan bu acımasızca eleştiriyi hiç etik bulmuyorum ...

    insanların spora , sporun doğası gereği biraz daha sevgiyle yaklaşmalarını diliyorum.
    saygılarımla,
    güven göktaş
    trt spor spikeri
  • geçtiğimiz cumartesi gecesi 2009 dünya kayak şampiyonası kayakla atlama normal tepe mücadelesini kendisinin anlatımıyla izleme fırsatı buldum... performansı ile ilgili aklımda kalanları paylaşmak isterim:

    - öncelikle yabancı dillerden ingilizce'ye devşirilirken değişikliğe uğrayan isimlere yeterince vakıf olmadığını düşünüyorum... örneğin ingilizce'de andreas kuettel şeklinde yazılan isviçreli bir sporcunun soyadını her seferinde yazıldığı şekilde okudu... halbuki soyadındaki "ue"'nin ingilizce'de ü harfi olmadığından mütevellit kullanıldığını bilmiyor olsa bile 10 saniyelik bir internet araştırmasıyla öğrenebilirdi... elbette kendisinden tüm isimleri ve soyadları araştırıp doğru şekilde sunmasını beklemiyorum ancak bu çok karakteristik bir örnek, yılların trt spikerinden beklenmeyecek bir eksiklik... ingilizce'de björn isminin "bjoern", högh soyadının "hoegh" olarak yazılması bu konuda ilk aklıma gelen örnekler...

    - maalesef pek çok dil sürçmesi yaşadı... rus milli takımı baş antrenörü wolfgang steiert'ın adını "steiert wolfgang" olarak söyledi... norveç milli takımı baş antrenörü mika kojonkoski yerine "mika kojonski" dedi... müsabakada birinciliği kazanan wolfgang loitzl'ın soyadını ilk tur atlayışları boyunca "loitz" olarak iletti... adam malysz'i yazıldığı gibi okudu, ki doğru okunuşu ekşi sözlükte bile mevcut. (bkz: #2176944)

    - hatalı ve yetersiz bilgiler verdi... süregelen dünya kupası puan sıralamasını "dünya sıralaması" olarak yorumladığı anlar oldu, ki bu da tenisteki gibi bir seeding durumu varmış intibası uyandırdı... gregor schlierenzauer'in bu sezon katıldığı dünya kupası ayaklarında ya birinci, ya da ikinci olduğunu söyledi; ki yanlış bir bilgi... kuzey ülkelerinin; özellikle isveç, finlandiya ve norveç'in kayakla atlama'da çok başarılı olduğunu söyledi... maalesef bu bilgide de hata var, çünkü isveç sadece bir kez dünya kupası şampiyonu çıkartabilmiş* (o da 20 yıl önce) ve de o tarihten beri yıllardır adamakıllı tek bir atlamacı bile yetiştirememiş bir ülke... işin ironik tarafı kendisi bu bilgiyi verdikten dakikalar sonra altın ve gümüş madalyayı pek çok otoritenin beklediği şekilde avusturyalı** sporcular, bronz madalyayı da isviçreli* bir atlamacı elde etti. hatta dörüncü de polonyalı* idi...

    amacım bağcıyı dövmek değil, bunu belirteyim... ancak david goldstrom'un, hatta hiç de uzaklara gitmeye gerek yok, eurosport türkiye'nin başarılı spikeri onur salman'ın aksine heyecansız bir anlatımın üzerine eklenen saydığım eksiklikler göktaş'ın anlatımını maalesef ziyadesiyle tatsız kıldı gözümde... kendisi hakkında yazılanlara itibar ettiğini biliyoruz, kötü bir zamanına denk gelmiş bir performans olduğunu umuyorum...
  • spor spikeri sıkıntısı çeken ve başka kanallardan spiker kiralama yöntemine giden trt tarafından trt ankara radyosuna atanmıştır.

    aynı kaderi paylaşan bir diğer spiker için:

    (bkz: semahat özdoğan arslaner)
  • voleybol anlatımına denk gelmiştim hatırlamadığım bir sene, hatırlamadığım bir turnuva(muhtemelen türkiye kupası idi). 6 saatten uzun süre maç anlatmıştı(iki maç peşpeşe), yanında alev anakök ile birlikte... 6 saatin sonunda sanki anlattığı maç yeni başlamış gibi dinç bir sesle seyircinin karşısındaydı. takdir edilecek bir performanstı, radyolara sürülmesi gerçekten kötü oldu.