şükela:  tümü | bugün
334 entry daha
  • obur ve şirin varlık.

    bu canlının karşı cinsin hoşuna gitmeye, gönlünü kazanmaya yönelik belirli bir davranış şekilleri vardır: tüylerini kabartıp kura başladıkları dişinin etrafında dört dönerken boğazdan bir ritimde ses çıkartmak. bu ses koro halinde olursa sesin geldiği yerde güvercin cümbüşü vardır.

    bu davranışlarının tek sebebi belirli bir dişiye yönelik kur hareketi olmayabilir. çünkü gözlemlerime göre güvercinler belli belirsiz de tüylerini kabartıp, kendi etraflarında ses çıkararak dönebiliyorlar. geçmişte yaralı bir güvercinin tedavisi ile ilgilendim. bir-iki ay baktım. sağlığına kavuşup gürbüz hale gelince tek başına kalmasına rağmen bu hareketleri yaptığını gördüm. benden başka kimseyi görmüyordu. bu hareketleriyle bana yürüyecek hali yok. bu yüzden bu davranışlarının kaynağı tümüyle içgüdüsel iken, bu hallerini sadece çiftleşmeye yönelik isteğin dışa vuran hareketliliği olarak görmek de doğru mu bilmiyorum. belki kediler gibi güvercinlerin de bu duygularının net olarak belirginleştiği bir dönem vardır. ama benim gözlemlediğim güvercinler yılın her mevsimi, her ayı, her allah'ın günü böyle haller içindeler.

    eşlerini bulana dek geçici aşklar ve ilişikler peşinde koşuyor gibi görünebilirler. bu esnada çiftleşme güdüleri onların hareketlerini, düşünenler (hiç düşünmez misiniz) için acımasızca ve korkunç gösterecektir. diğer yandan eş olarak göz koydukları bir dişinin peşine amansızca takılabilirler. bu takip sırasında dişinin başının etini yerler. dibinden ayrılmazlar. bu takipten, ilgiden bunalan dişiler kaçmaya yönelik hamleler, manevralar yaparlar.

    kumrular da aslında güvercinlerle bu mevzuda benzer karakter özelliklerine sahiptirler. bir dişiye kur yaparken onların da belirli bir usulde yaptıkları kur davranışları vardır. "gukguk guk! gukguk guk!" şeklinde bir ritimde ses çıkartırlar. tabi bu sesi tümüyle kura yönelik yormuyorum. başka gerekçelerle de buna benzer sesler çıkartıyor olmalılar. zira yalnızken de onları bu tür sesler çıkartırken görüyorum. ayrıca kumruların da kur esnasında ısrarlı takipleri ve acımasız davranışları bulunabilir. tabi bu düşünenler için böyledir.

    insanlarla ilişkileri bakımından gözlemlerim ise güvercinlerin insanlara kumrulara göre daha çok alıştığı. bu bakımdan kumrulara göre kıyas dahi kabul edilemeyecek derecede pervasız olduklarını söyleyebilirim. bu pervasızlıkla tepenize bile çıkabilirler. evinize, odanıza dalabilirler. bir sabah uyanınca size anlamlı anlamsız bakan bir güvercinle karşılaşabilirsiniz. tabi güvercinler arasında da bu konuda belirli bir ayrım var. bazısı daha cesur, utanması çekinmesi daha az. daha ağır, mesafeli, utangaç olanları ise ayrı bir sevimli. ayrıca bunlar daha kibar ve mesafeli besleniyorlar (hasta olanlarla ilgisi yok). diğerleri ise kıtlıktan çıkmış gibi saldırırlar ve bu esnada birbirlerini ezmekten, birbirlerinin üzerine çıkmaktan sakınmazlar.

    güvercinlerin havada gördüğüm düşmanları martı, atmaca, karga. martı'yı pek çok sefer güvercin avlarken ve yerken gördüm. bir iki güvercini elinden kurtardım. bir sefer de bir atmacanın elinden bir güvercini kurtarmıştım. daha doğrusu atmaca beni görünce boğmakta olduğu güvercini bırakıp tüydü. martılar özellikle körpecik, biraz hasta, güçsüz, yaralı güvercinleri hedef alıyorlar. acımasızca boğazını kırıp karnını deşiyorlar ki bu gözlemlerimin ardından martılar ile arama soğukluk girdi. çocukken bu kuşlara sadece vapur tepesinde dört dönen, beyaz bedenleriyle denizin üzerinde tabiatı şenlendiren varlıklar olarak bakardım. gerçekler böyle değilmiş. bizzat gördüm. gerçekler acı. ama tabiat işte. son olarak kargalar. gökyüzünün sırtlanlarından biri. gürültü çıkartıp, kalabalık hale gelip martıların elinden bir iki avlarını çaldıklarına şahit oldum. güvercinlerin yerdeki düşmanları ise malum kedi ve ayrıca bazı "insanlar".

    havada karşılarına aniden çıkan bir şeye çarpmamak için gösterdikleri manevra hayli seri ve güçlü. son olarak belirledikleri bir hedefe konuşu tamamlarken sahip oldukları koordinasyon harikulade.
15 entry daha