şükela:  tümü | bugün
  • yakla$ik 712 yildir bir gazetede (bkz: hurriyet) insanlarin derdini dinleyip onlara derman bulan kadin.. niye yapar neden yapar insanlar buna neden yazar belli degil.. (bkz: belli degil)
  • güzin abla'nin da kizilmaske gibi babadan oğula geçen bir çeşit süperkahramanlık rütbesi olduğu fikrindeyim... zira isviçreli bilim adamlarının araştırmalarına göre normal bir insan güzin ablalık kurumuna sadece 21335 saat tahammül edebilmekte iken güzin abla 712 yildir araliksiz 7/24 çalişmaktadir... tahminimce kizilmaskedeki gibi bir kemer durumu sözkonusudur, deliren anne kemeri boynuna takip kendini pencereden atmakta, kizi da yeni bir kemerle görevi aksatmadan devam etmektedir... {madem pencereden atlayacak, niye boynuna kemer takiyo demyiniz, zira kendisi delidir, hareketlerinde bir mantik aramayiniz, deliyle deli olmayiniz} ayrica hürriyet gazetesi camdan atlayan 132. güzin abladan sonra güzin ablanın bürosunu bodrum katına almış, bu sayede güzin ablalar yaşlanmaya başlamıştır... elbette güzin ablanın yaşlanması aile içinde bir işsizlik sorununu gündeme getirmiş olsa da ailenin diğer güzide güzin ablaları bu işsizlik sorununa taksicilik yaparak çözüm bulmuşlardir... bu taksicilik yapan güzin ablaların çocukları da elbette teksici olmuş ve bu yüzden ülkemizde ve dünyanın çeşitli yerlerinde taksicilerde müşterilerin özel hayatina girme dürtüleri meydana çıkmıştır... bu dürtü ikinci üçüncü jenerasyonsdan taksicilerde durup duruken kırmızı ışıklarda "mala vuruyomusun abi?", "esbankta bi karı var, vitrinin önünde bacaklarını açıkyo hastasıyım, gördün mü?" sorularını sorularını sorma sebebi olarak görünür... bir başka şehir efsanesine göre hürriyet gazetesinin bodrumundaki bürosunda yaşayan güzin abla ölünce {beyin kanamasından elbette} yerine geçirmek için en yakın duraktan bir taksici tutulmuştur... güzin ablanın ölümsüz olmasından dolayı kendisine afrika ormanlarında "dürtükleyen ruh" ünvanı takılmıştır... halen güzin ablaya dünyanın dört bir yanından mektuplar gelmekte, bu mektuplarım yarısı işletme olup, diğer yarısı da geveze taksicilerin tacizlerinden dolayı ruhsal sorunları olan gençler tarafından yazılmıştır...
  • meğer dört senedir kızı yazıyomuş hatun hasta olduğundan, artık ofişıl olarak kızı yazacak*.
  • gerçek ismi güzin sayar olan , türk milletinin ablası ; ama maalesef doktorlar 3 aylık ömrü kaldığını söylüyorlarmış.
    (bkz: ben duyduklarımın yalancısıyım)
  • essiz bir ornek icin (bkz: sinifta yalniz kaldigimizda olan oldu).
  • arada insanların hayatına dair çok katı nasihatlarda bulunan insan.
    kocasıyla sıkıntı yaşayan kadına:"sakın ondan hamile kalma"
    sevgilisiyle sıkıntı yaşayan gence:"ondan ayrıl/evlenme"
    vb.
    bu kişiye mektup yollayacak kadar aciz duruma düşmüş bir insan elbette bu mesajlardan birer pay çıkaracaktır kendine. "bana kalırsa...", "fikrimi sorarsan..." gibi ibareler kullanmadan direkt "yapma, etme" demesi açıkçası bana "hop bi dakika" dedirtiyor.
  • feyza algan artık bu nam altında sürdürmektedir annesinden devraldığı meşgaleyi*.
  • sevgili guzin abla, kimseyi ilgilendirmeyen sebeplerden dolayi bazen zaman zaman elimde su sisesi ile dola$mak zorunda kaliyorum, hatta dolasmak zorunda kaliyorum da demeyeyim bu benim zerre onem vermedigim birsey... velakin birtakim zihinsel cokuntu icerisinde oldugunu dusundugum insanlar bunun belirli bir prototip olusturmak amaci ile yapilmis bir hareket oldugunu dusundukleri icin olsa gerek beni xxxx yyy zihniyet formati icerisinde actiklari birtakim sozluk entrylerinde afi$e etmeye calisiyorlar. bu yaptiklarinin sebebi sosyologlari ve belki de* psikologlari ilgilendirir biliyorum ama bazi yorumlar yapmadan da duramiyorum... bu insanlar sanirim sozlukte sivrilmenin yollari veya sozlukte yazacak birsey bulamamak sorunlarindan muzdaripler... neyse benim sorum $u.. ben bunlari guzin abla ba$liginda afi$e etsem sozlugun konsept limitleri disina cikmis olur muyum??
  • 26.06.2003 tarihli hürriyet gazetesinde karısının kendini aldattığını öğrendiğini (ve gördüğünü) söyleyen 2 çocuk babası erkeğe "anlayışla karşıla orta yaş bunalımındadır, geçer..." demiş insan..nam-ı diğer "düzün abla"