şükela:  tümü | bugün
  • her sesi telefon/icq sesi olarak yorumlamak, kapiyi ablak/aglak bir ifadeyle acmak
  • geleceği bilinen birini beklemek halinde pleasure delayer iken gelmeyeceği bilineni beklemek halinde ise life slayer olur.
    hele de geleceğim deyip gelmeyeni beklemek var, adını bile anmak istemem.
  • insanın sevdiği biri uzak bi yere gidiyorsa tam bi işkence halini alır. hele gecikmişse. hava da kötüyse.. telefonun kapalı olması kötüdür. ama telefonun çalıp çalıp açmaması çok daha kötüdür. kafada her türlü senaryo kurulur kafa yenilir. sonunda telefon gelir "hah vardık şimdi duymamışız telefonunu" oh be..
  • bir de beteri: (bkz: haber alamamak)
  • medya mensubu olundugunda "ekmek beklemek" olayina donu$en eylem.
  • sabaha kadar dur durak bilmeksizin ağlayan; iç parçalanmasından lanet etmeye kadar vah vahlar ve küfürlerle tüm yan ve karşı daire sakinlerini 3-5 nöbetine diken; ağladıkca moraran, morardıkca katılan, minik elleri nereden güç bulacağını bilemeden yumruk olmuş, kocaman bir mağaraya dönüşerek gecenin sessizliğini, huzurunu bir kara delik gibi emen açılmış küçücük ağzı ile sadece ve sadece yaşamak için mücadele eden bir bebeğin halet-i ruhuyesine benzer.

    haberin alınmasıyla, hele de haber güzelindense, altı açık, karnı tok, sırtı pek, hayata mutluluk tekmeleri atan, elleri kelebekler gibi havada çırpınan bir bebek kadar mutlu hisseder insan kendini.
  • çok önemli bir haberse ve haberin verileceği saat belliyse, 1 dakikayı 1 yıla dönüştüren eylem.
  • insana beynini yedirtendir, nereye kadar yiyebilirse artık. zaman geçtikçe sinir uçları iyice kızar. bekletenden acısı çıktıktan sonra ancak soğur kanımca.