şükela:  tümü | bugün
  • yani siyasi kısmı geçiyorum. orada zaten tek sesli bir koro var. artık siyasi haberlerin tek içeriği falanca zat falanca zatla görüştü.çıkışta el salladılar..

    ama geri kalanı yangın, cinayet, kayıp, kaza, eski koca şiddeti ağzına kadar bunlar...nedir bu ya? nedir bu sadistik haber anlayışı?

    herşeyde olduğu gibi medya yine işin kolayına kaçıyor:

    gönder muhabiri adliyeye, emniyete, havalimanına, hastaneye..iki çay içsinler oradaki görevli polislerle. o gün kim öldü, kim kaçtı, kim çatladı, kim patladı, kimin duruşması vardı...daya hepsini haber diye..

    zaten tv yayıncılığının geneline baktığımızda toplumun geneline değil olsa olsa yarısının ilgi alanına hitap eden bir anlayış söz konusu.

    bir kere bu sektörde hakim olan anlayış, ideal olanı değil, para edeni ön plana çıkarmak. kavga, kavga, kavga sabahtan akşama kadar, yani sabah haberlerinden gece açık oturumlara kadar sürekli kavga dayıyorlar gözümüzün içine ki biz de sokakta bir kavga izleyen meraklı vatandaş grubu gibi başında toplanalım...

    1- gündüz kuşağı: mahalle kavgalarından ibaret evlilik programları, eve ziyarete gidip kusur bulma programları, "yemekteyiz" tarzında yemeklere kusur bulma programları, baştan sona kavga, haset, dedikodu, incir kabuğunu doldurmayacak şeylere verilen tepkiler, bayağılık...tek istisnası iki bayanın sakin sakin yemek yaptığı programlar.

    2- haberler: sabah öğlen ve bilhassa akşam haberleri: yaralama, trafik kazası, eski koca, tecavüz, kavga, kayıp, bela, sel, yel (sabahtan akşama kadar muhabirleri adliye, emniyet veya hastaneden başka bir yere göndermezsen, sivil toplum kuruluşlarına, blog sahiplerine, şurada burada birşeyler üreten, topluma katkı sunan, özveriyle karşılıksız birşeyler yapanlar değil, hayatta birşeyleri yanlış yapanlar veya kader kurbanlarını izlemek zorunda kalırız.)

    3- tartışma programları ve açık oturumlar: bilgisine, efendiliğine, uzmanlığına göre değil, sesinin gürlüğüne ve kavga edebilme yeteneğine, yani magazinselliğine göre çıkarılmış tipler. ne kadar kavgacıysa o kadar ekmek yer.

    3-diziler: her iki sahnenin birinde kavga var. farketmişsinizdir illa ki. kırgın çiçekler bunun en güzel örneği. sabırlı, masum bir karakter yok gibi. hepsi atarlı, hepsi giderli. vara yoğa posta koymak baştan sona kalitesiz bir diziyi izletsin diye yapılan birkaç saçmalıktan biri. zaman zaman zeki bir cümle veya iyi bir dizi müziği duysak da hepsi bu kadar. klişe zengin kız, fakir olan atarlanmalar zinciri.

    4- yarışma programları: genellikle en kavgasızı burası olmasına rağmen bazı programlara sokuluyor illa ki. bir yarışmacının karşıdakine soru sorup bilemeyince puan kazandığı tip yarışmalar ve illa ki fitne fesat yuvası survivor.

    sanırım geriye belgeseller kalıyor. hayvanlar, kuşlar, börtü, böcekler..onların dünyası kesinlikle bizimkinden daha huzur verici.
  • mutlu haber yoktur mottosuyla açıklanacak durum.
    ne olacaktı üçüncü sayfada?
    - ahmet bugün eşine 1 carat pırlanta aldı, gelin çok mutlu oldu, ayşenin arkadaşları, damadı tebrik ettiler. damat 1 carat pırlanta almak için para biriktirme serüvenini anlattı.
    devamını okuyunuz...