şükela:  tümü | bugün
  • bestecinin en cok un yapmasini saglayan eseridir.birinci bolum ritmik ve agir kisim olarak iki degisik karakterdedir.ikinci bolum romantik ve modal yapisiyla adeta sizi aglatir.son bolum gayet tempolu ve bestecinin armonik anlayisini yansitarak esere uygun bir finalle sonuclanir.dinlendikce daha da guzellesir...
  • bestecinin 1940 yılında yazmış olduğu, keman repertuarının en heyecanlı ve sürükleyici eserlerinden biridir. fransız flütçü jean-pierre rampal konçertonun solo flüt için uyarlamasını yapmıştır.
  • çalması güç virtüözit bir eserdir.itzhak perlmanyorumu muhteşemdir.yoğunluğu insanın kulağını doyurur.ilk bölümün ana teması türk müziğine diğer aram haçaturyanbestelerinde olduğu gibi çok yakındır.
  • bir sene boyunca üzerinde eşekler gibi çalıştığım, dolayısıyla aramda manevi bağlar geliştirdiğim, ermeni ve kafkas halk müziğinden esinlenilerek yazılmış ve 2005 yılında önce alexander markov tarafından daha sonra da kudret emrahlı tarafından icra edilmiş güzel konçerto.
    bir yandan halk müziğinin havasını yansıtıp bir yandan teknik zorluklarla cebelleşmek sabır istiyor ama sonuçta "ay burası da çok güzel", "şurada yönelme süper" filan gibi cümleler kurarak fark ediyorsunuz yorgunluğunuza değdiğini.
    birinci bölümün ilk notaları penceresiz odada boğulmak üzere çalışırken ve sıkıntıdan ölüyorken "senden başka senden başka, gözüm görmez hiç kimseyi" şeklinde de çalınır ara sıra. çünkü keman partisinin girişi bu nadide şarkımızla büyük benzerlikler taşır. yan temanın geldiği kısım, hem ana temayla karakter açısından derin bir kontrast yaratır, hem de ikinci bölümün temellerini atar. bu kısımda çalışılması gereken esas şey ton ve entonasyondur, zira bu ikisini oturtamadıysanız istediğiniz kadar müzik yapmaya çalışın, mümkün olmayacaktır. yan temanın sonunda gitgide agresif bir hava sezilir ve birinci bölüm onaltılıklarla bir pasajla sona erer. bu pasajın yavaş yavaş, budist sabrıyla çalışılması en güzel sonucu verecek, aksi takdirde pasajın ortasında takılmak kaçınılmaz olacaktır.
    ikinci bölüm, çok duygusal bir ağıt gibidir. hatta hocalarımdan biri, doğulu bir kadının sessizce acısını kabullendiği bir ağıt demişti bu bölüm için. bazı notalar içe işleyen türdendir, bir de üzerine boynunuzda titreşimlerini hissettiğiniz keman olunca, her şey dört dörtlük olmaktadır.
    üçüncü bölüm, neşeli bir halk temasından ve onun gelişmesinden, birinci bölümün yan temasında geçen ezginin değiştirilmiş halinden, ve sürekli tekrarlardan oluşur. (bkz: form ödevi tadında entry girmek)
    bu eseri solo çalışmamın yanında, geçen sene kudret amrahov'a eşlik ederken orkestra partisini de çalışma imkanı buldum. aslında bir kompozitör açısından bakılırsa çok derin içerikli, karmaşık bir eser beklemek yanlış olur, ama yine de bir eserin güzel olması için illa da karmaşık olması gerekmez diyerek kestirip atmak benim açımdan en uygun yoldur.
    o zamann ne diyoruz, hep birlikte: "rerefa-mifa, rerefa-mifa..."
  • viyolonsel konçertosu gibi keman konçertosu da upuzun ve bitemeyen konçerto. dolayısıyla ezberi oldukça güç. ayrıca kabul etmeliyim ki keman konçertosu daha güzel.
  • özellikle ikinci kısmı harikadır. haçaturyan konçertonun bu kısmını iki ayda tamamlamış ve david oistrakh'a ithaf etmiştir.