şükela:  tümü | bugün
  • yaklasik kurban bayrami donemlerinde mekke ve medine taraflarina gidilerek yapilan bir ibadetler silsilesi.
  • yurdumun bazi gormemis musluman gecinenlerinin bir defa gitmek yeterliyken 20 küsur defa giderek suyunu cikardigi hadise. bu insanlar arasinda kapatilan bir partinin yasakli lideri en basta gelmektedir. o kadar paran varsa okul ac, fakirlere yardim yap, kimsesiz cocuklara yardim yap...vs vs vs.

    edit edit edit: herkes yüz defa gitsin hacca, hiç yardım etmesinler yaşlı ve yoksullara, yoksunlara. herkes yüz defa gitsin hacca ve kendi kurtuluşlarını düşünsünler sadece...
  • zamaninda saadettin teksoy' un
    -evet sayin seyirciler bu sene kurban bayrami gene hac mevsimine denk geldi.
    demesiyle.hersene oyledir zaten.( bunu en azindan haber yapan bir sunucunun bilmesi gerekir)
    gundeme gelmisti .
    islamiyetin durumu yerinde olanlar icin gitmeleri gereken ibadetlerinden biri.
  • (bkz: mekke) (bkz: kabe) (bkz: tavaf)
  • şeytan taşlama esnasında 25 yılda 3000 ölü verildiğine göre cesur bir harekete girişmek.
    ayrıca eskiden hacılar kilometrelerce yolu belki de aylar yıllar boyunca kat ederlerdi ve pek çok zorluklar çekerlerdi istedikleri ibadet yerine ulaşmak için (bu her din için geçerli, pilgrimage). ama şimdi atlıyorsun uçağa 2 saat sonra oradasın, organize turlar düzenleniyor her şey önüne hazır konmuş. buna hac demek pek garip geliyor açıkçası...
  • malum bayrama adini vermesi gereken olaydir. artik dini bir bayramin "kavurma festivali" daha da beteri "kan akitma gunu" gibi algilanmasi esef verici.
    (bkz: kurban bayrami/@peynirlitombi)
  • gitmeyenin,o ortamı yasamayanın hakkinda atip tutmasini normal karsiladigim bir hadise. ancak o ortamda bir kez bulunduktan sonra her fırsatta bir daha gidebilmek icin yanip tutusmanin, araplarin araba koleksiyonuna katkida bulunmak ya da gosteris vs. icin olmadigini anlayabilir insan. ki bunu zamanında cok gidenler vs icin atip tutan biri soyluyor...
  • (bkz: #1059260)
  • petrolün bulunmasından yüz yıllar önce ticaret haricinde neredeyse hiçbir gelir kaynağı olmayan araplar için epey önemli bir uygulamaydı elbet, ki aslında hala öyle. para getirmesi dışında da artıları var tabi, özellikle 7. - 8. yy'da iletişimi ancak ticaret kervanlarıyla kuran bir çok kabileden yüzlerce insanın senede bir kere de olsa aynı şehirde toplanmasının da bir çok avantajı olsa gerek.

    benim asıl merak ettiğim 50 sene, 100 sene sonrası. şimdi bile o kadar müslümanın konaklaması problem oluyorken, şeytan taşlama esnasında izdihamdan her sene onca insan ölürken, orta vadeli bir gelecekte nasıl çözüm getirecekler cidden meraklanıyorum. (ki o zaman petrol rezervleri bitmeye yüz tutacağı haccın önemi çok daha fazla olacak)

    tahminimce kısa bir periyoddan birkaç ayrı zaman dilimine bölerler. bunu da kuran-ı kerime nasıl uyduracaklar, kılıfını nasıl hazırlayacaklar, yüzyıllardır kuralları hiç değişmemiş olan (ya da öyle olduğu savunulan, kişiye göre değişir) islama nasıl uyduracaklar merakla bekliyorum. (yani aslında tabi beklemiyorum. ölmüş gitmiş olurum o zamana.)