1. önündeki çimlerde kafe kim'den alınan dürümleri ayranları afiyetle yiyebildiğiniz şık bahçeli yer.
  2. vakti zamanında burdan mezun bir adamla tanışmıştım. adamın konuşmasından gülüşüne kadar her hareketi yavaş çekimdi ve gerilim filmi tadındaydı.
  3. bu bölümü bitirip askere gelince hemen emasyaya alınan, (hatta sırf emasya için bizim karargah'a getirtilen) sonra "bu burda çok oturdu" diye de bölük yazıcılığına alınan bir arkada$ım vardı..
  4. turkiyedeki her muhendislik dalından dersi olan bolum. bolume giren 30 kişiden maksimum 5 kişinin cıkabilmesi, cıkabilenlerinde minimum 5 senelik olması, kendisini pek de tercih edilen bir bolum haline getirmemiştir. ancak kişi, bolumu 5 senede 3.00 ortalama ustuyle bitirmesi dahilinde mutlaka yurt dısına calısabilecek alan bulabilmektedir.
  5. lisans programını dört yılda tamamlayamamanın ayıp olmadığı bölümdür. bir kac dersiniz f3 ile ödüllendirilmeye başlanınca yeni mezuniyet planları yaparsınız. lakin hicbir mezuniyet planınız da tutmaz – genelde –
    kaliteli bir egitime sahiptir ama ögrencileri bunu uzun süre anlamaz.çünkü acı çekmektedirler, başarısızlık havuzundan çıkmaya çalışırken. sadece eski mezunlardan gelen dedikodularla arada bir gaza gelip “ evet ben de başaracağım “ der ; ilk vizede hayal kırıklığı yaşarlar…
    herkes için aynı değildir yukarıda anlatılanlar ama bu istisnaların kaideyi bozmadığı bölümdür.
  6. 2007 yili mezunlarinda en yuksek 3. ortalamaya sahip mezununa 3.luk odulu ve sifati verilememis bolumdur. soyle ki, ortalamalar en yuksekten dusuge dogru siralandiginda en iyi 3. nun ortalamasi bile o kadar dusuktur ki rektorlugun (veya yok'un yada hangi kurumunsa) belirledigi yonetmelikler geregi "bu kadar dusuk ortalama dereceye giremez" engeline takilmistir.

    malesef mezun olanlarin buyuk bir bolumu mezun olabilme siniri olan 2.00 barajini ancak asabilmektedir. azmedip, atesle oynayip tam 2.00 tutturanina da, yanlislikla 2.01 ile bitirip gozyaslarina hakim olamayanina da sahit olmuslugum vardir. finallerden, vizelerden sonra notlarin asili durdugu panoya gelip baktiginiza 15.6, 21.3 gibi puan ortalamalari gormeniz siradan bir olaydir. tabi bu sinavlardan diyelim ki 30 almis olmaniz dersten gecmenizi saglar mi? sizi kirmayi gercekten istemiyorum ama malesef.. ornek vermek gerekirse nukleer fizik gibi 2. sinifta verilen bir dersi ortalama 60 civarinda ogrenci alir ve her sene d'ler de dahil olmak uzere 10-15 kisi gecebilir. bu durum 2. sinifin 2. donemi ve sonrasinda alinan derslerin buyuk cogunlugu icin de gecerlidir. veya ucuncu sinif derslerinden isi transferi de bu duruma guzel bir ornektir. bölümde okuyan ogrencilere sordugunuz zaman geneli bu dersi 3 veya 4 defa alip c veya d gibi dusk notlarla gecmislerdir. ancak bu ögrencileri denemek amacli alip kimya muhendisliginde verilen isi transferi finaline soktugunuz zaman hic supheniz olmasin ki hepsi en yüksek notlari alacak, kimya mühendislerine pabuc birakmayacaktir. bu durumun en güzel orneklerinden bir tanesi yaz okulunda verilen kontrol mühendisligi dersinde yasanmistir. nükleer mühendislik ogrencileri derstten kalma korkusuyla asildiklari dersten en yüksek notlari almislardir. cünkü bu bölüm dersten kalmanin, okulu uzatmanin yer yuzunde en siradan karsilandigi bolumdur. buradan ancak uzun ugraslar sonunda mezun olunabilir.

    bu bilgilerden yola ciklarak denilebilir ki bu bolumde okumak türkiye sartlarinda akil kari is degildir. bir yerlere gelebilmek icin cok idealist olmaniz yetmez ayni zamanda sansli olmaniz da gerekir. cunku oncelikle aldiginiz diplomanin malesef uluslararasi gecerliligi yoktur. akademik acidan bakildiginda yalnizca bolum hocalarindan bazilarinin iliskili oldugu bir kac amerikan universitesi size yuksek lisans, doktora icin sans verebilir, o da eger 3 un uzerinde bir ortalamayla mezun olduysaniz. (belirtmeliyim ki her sene sadece 1 veya 2 kisi 3 un uzerinde bir ortalamayla mezun olabilmektedir) onun disinda amerikada, avrupada, asyada hangi universiteye basvurursaniz basvurun ortadogunun siradan bir universitesinin siradan bir bolumunden mezun olmus bir zat-i muhteremden farkli bir muamele gormeyeceksiniz. (gerci turkiyedeki universitelerin cogu icin de bu gecerli) yani demem odur ki eger egitiminize yurt disinda devam etmeyi planliyorsaniz bu bolumun mezunu olmak size hic bir sekilde avantaj saglamayacaktir. hatta basvurunuzda gonderdiginiz transkriptinizdeki dusuk notlar ve dusuk ortalama sizin icin onemli bir dezavantajdir. basvurdugunuz okul elbetteki "yaa bizim bolumde zaten notlar hep cok dusuk" seklinde bir bahaneyi ne isitecek, ne de kaale alacaktir cunku sizin mezun oldugunuz bolum bir kenara, universitenizin adini bile omrunde 1 kere duymamistir. bunun yerine turkiyedeki herhangi siradan bir universitenin siradan bir bolumunden yuksek bir ortalamayla mezun olun, sizi temin ederim kabul alma sansiniz daha yuksektir. bunun disinda gelecek perspektiflerine goz atacak olursak is olanaklari konunda fazla bir aciklama yapmama zaten gerek yok sanirim. is bulamazsiniz. bulursaniz da mesleginizle hic bir alakasi olmayacaktir. illede meslegimle alakali olsun diyorsaniz tek sansiniz taek'e girmektir ki devlet kurumu olmasindan mutevellit bunun pek de kolay olmadigini tahmin edersiniz.

    bölümde verilen egitimin büyük oranda teoriye dayali agir bir egitim oldugunu söylemek gerekir. ekonomisi iyi olmayan diger ülkelerdeki üniversiteler gibi deneysel imkanlari kisitli olan bu bölüm de agir teorik bir egitimden gecirerek ögrencilerini egitmek yoluna gitmektedir. bu gayet normaldir. bölüm hocalari genel anlamda oldukca iyi egitim almis kaliteli insanlardir. not verme sistemlerinden her ne kadar pek hazzetmesem de bilgi ve deneyimleri her daim bu bölümde okuyan ögrencileri iyi egitmek icin fazlasiyla yeterlidir. türkiyedeki egitim sisteminde üniversite kazanmanin, üniversite okumanin ne denli zor oldugu ortadadir, bu durumdan mütevellit bu bölümü kazanan ve dahi okumaya baslayan bir ögrencinin bir sene veyahut iki sene gibi bir zaman zarfindan sonra bölümün zorlugunu, kendi ilgi alanlarinin farkli oldugunu idrak etmesi bile malesef bölümü birakip tekrar öss'ye gitme kararini vermesine netice teskil etmez. bu karar mutlaka zor bir karardir. ögrenci bu bölümden baska bir bölüme yatay gecis de yapamaz, bu cok zordur. bu yüzden eger bu bölüme girip okumayi planliyorsaniz mutlaka cok ama cok iyi bir bicimde arastirip sorusturun derim. yoksa hayatiniz zindana dönebilir.

    son olarak hali hazirda bu bolumu okumakta olan o dunyanin en guzel insanlarina sesleniyorum: evladim ders notlarini birbirinizden saklamayin. birbirinize yardimci olun. bolumdeki ogrenciler birbirlerinin kuyusunu kaza kaza zaten bu hale geldi, herkesin ortalamasi yerlerde. tum o seneleri tecrube etmis biri olarak diyebilirim ki bir veya bir kac arkadasinizin da sizin sayenizde dersten gecmesinin hic bir sakincasi yoktur. neden mi? diyelim ki senin ortalaman 2.2, arkadasinin da 2.6. is basvurusu yapacak olsaniz kimse ortalamanizi sallamaz, yurt disina burslu gideyim deseniz bunun icin ikinizin ortalamasi da cok dusuk. hadi diyelim birinizin ortalamasi 3 un uzerinde seyrediyor, bir kac tanesinin daha bu mertebede olmasinin kimseye zarari olmaz. zaten 3 un uzerindeki ortalamalar falan bunlari tartismak bile sacma. yani israrla diyorum ki notlarinizi, elinizdeki gecmis sinav sorularini falan birbirinizle paylasin. birbirinize anlatin, destek olun yoksa zaten zor olan dersleri, odevleri, projeleri iyice zor hale getirirsiniz. benden bu kadar siz bilirsiniz.
  7. normal bir sosyal hayat yasamayi zorlastiran bölüm.
    hayata dair hersey uzunca bir süre ertelenecek, bazi melekelerse bir daha kazanilmamak üzere kaybedilecektir.

    (bkz: ömür törpüsü)
  8. 3 senedir beytepe'de yaşayıp da ne bir öğrencisini ne de bir binasını gördüğüm bölümdür. gizli ajan yetiştiriyorlar mübarek.
  9. ilkokuldayken hayalimdi bu bölüm..

    her sene başında meslek tercihimizi soran öğretmenlere( daha hoca olmadıkları yaşlar).( sanki elimizdeymiş gibi meslek tercihi) ayağa kalkıp 10 dakika anlatıyodum..

    hiç mezununu görmedim ama hepsinin soluk kot pantolon giyip kirli sakal bıraktıklarına dair bir önsezim var.. küçükken(bkz: 90lı yıllar) bir uranyum yakıtı mı ne bulunmuştu istanbul' da, işte şovtivi nin bir muhabiri de gidip bir nükleer enerji mühendisine sormuştu bişeyler..

    oradan bilincime işlemiş herhalde..
  10. bulamayan arkadaşlar için söyleyeyim fizik mühendisliğinin üst katında bulunan cücük kadar bir yerdir. fizik mühendisliğinde saçma sapan bir yer bolluğu varken burası tıkış tıkıştır. duvarlarında dünyada en çok başarı sağlamış reaktörlerin resimleri (açık konuşmak gerekirse şemaları) bulunur. arada sırada aklıma tsar bomba'nın da resmini koysaydınız fikri gelirdi. ha unutmadan:

    (bkz: #20123739)

hacettepe üniversitesi nükleer enerji mühendisliği hakkında bilgi verin