şükela:  tümü | bugün
  • ucuncu mehmet komutasindaki 100,000 kisilik osmanli ordusu ile bircok avrupa devletinin ordularinin birlesmesi ile olusturulan 300,000 kisilik hristiyan ordusunun 1596'da yaptigi ve osmanlilarin kesin zaferi ile sonuclanan, ikinci viyana kusatmasi onundeki tum engelleri kaldiran muharebedir. savasin ilk bolumlerinde hristiyan ordusu sert bir sekilde osmanli ordusuna yuklenmis ve bunlari puskultmeyi basarmislar. hatta padisahin bulundugu yere kadar gelmisler ve padisah atina binip savas alanindan kacmaya bile yeltenmis ama yaninda bulunan hoca efendinin baskisi ile orda kalmis. bu sirada on safhalarda mucadele eden elit akinci birlikleri ve bazi ek kuvvetler tozu dumana katmis, gerideki ordudunun imdadina yetismis. boylelikle koca hristiyan ordusunu darmadagin etmistir. egri kalesi fethedilmis, ucuncu mehmet egri fatihi unvanini almistir.
  • osmanlı ile avusturya arasında yapılmış savaşdır.
  • osmanli imparatorluğu ve avusturya arasında 1596'da yapılan ve osmanlıların kazandığı meydan savaşı. bu savaşın önemli bir özelliği, bir osmanlı padişahının ordunun başında en son çıktığı meydan savaşı olmasıdır ve bu savaşta ordunun başında padişah iii. mehmed vardır.
  • simdiki macaristan'in mezokovesd kentinde vuku vulmus savastir : http://maps.google.co.uk/…0.102862,0.43396&t=k&om=1
  • osmanlı devleti 'nin kazandığı son meydan savaşıdır.
  • bu meydan muharebesi kazanıldıktan sonra zaferin nimetlerinden yeterince yararlanılamamıştır. kış aylarında belgradda kalınıp baharda tekrar sefere çıkılsaydı büyük bir ihtimalle viyana kuşatılacak ve kanuni sultan süleymanın başaramadığını iii. mehmed başaracaktı. kaybedilmek üzere olan bir savaşın biraz şansın ve hoca sâdeddin efendi'nin yardımıyla kazanıldığı düşünecek olursak neden daha ileri gidilemediği anlaşılmaktadır. çünkü bu zaferin anlamını yeterince değerlendirebilecek değerli komutan eksikliği göze çarpmaktadır. zaten savaştan hemen sonra istanbul'a geri dönülmesini bunu göstermektedir.

    nasıl ki mohaç meydan muharebesi tüm macaristanın kapılarını osmanlı'ya açtıysa haçova da avusturya kapılarını açmıştır. ama fırsat değerlendirilememiştir.

    bu savaşın diğer bir önemi ise kanuni sultan süleymanın ölümünden sonra ilk kez bir padişahın ordusunun başında sefere çıkmış olmasıdır.
  • ismail hakkı uzun çarşılı'da anlatıldığına göre; düşman askerleri yağmaya dalınca ordudaki görevliler *düşmana ellerine geçirdikleri satır, tahta, hatta kepçe gibi aletlerle saldırmışlardır. bunu gören ricat halindeki birlikler tekrar savaşa dahil olmuş ve yağma telaşına düşen düzensiz düşman birliklerinin mağlup edilmesi ile savaş kazanılmıştır.

    mağlup duruma düştükten sonra korkuya kapılan üçüncü mehmed savaş kazanıldıktan sonra çoğu kaleyi fethetmeden belgrad üzerinden istanbul'a geri dönmüştür
  • haçova, osmanlı imparatorluğu'nun avrupa esaslı askeri teknolojiyi takip edememesinin doğurduğu sonuçlardan ilkidir denilebilir.

    16. yüzyıl sonunda habsburgların kabul ettiği tercio formasyonu, osmanlı taktik anlayışına çok ters gelmiştir. özellikle osmanlı ordusunun ağır süvarileri olan sipahiler bu durumdan çok etkilenmiştir. çünkü kare düzeninde dizilen mızraklılar ve onları muhafaza eden arkebüzcülerden oluşan tercio düzeni, osmanlı ordusunun asıl taarruz kuvvetini oluşturan sipahilere aşılmaz bir duvar örmekteydi. sipahi hücumları tercio birlikleri önünde kayaya çarpıp dağılan dalga misali perişan olmuştur. haçova muharebesi'nde ordunun başlangıçta bu derece bozguna uğramasının esas sebebi budur. maalesef bütün 17. yüzyıl boyunca osmanlı ordusu avusturyalıların kuvvetli tercio hücumlarına verecek bir cevap bulamamıştır. sipahileri reformdan geçirmek marjinal bir düşünceydi, çünkü sipahiler tımar sistemine dayanıyordu ve bu düşünceyi gerçekleştirmek bütün tımar sistemini elden geçirmek demek olacaktı. ekonomisini tımar sistemine yaslayan devletin böyle bir işe kalkışması sözkonusu olamazdı.

    avrupa'da ise, tercio'lar ile başlayan ve çakmaklı tüfeklerin icadıyla ortaya atılan hat düzeni (line formation, yani tüfekli-süngülü piyadelerin bir hat oluşturacak şekilde dizilmesi) ile devam eden süreç, süvarilerin kıymetini yavaş yavaş düşürmüştür. avrupa'da 17. yüzyıldan itibaren geleneksel süvari birliklerinden profesyonel piyadelere geçiş sözkonusudur. osmanlı imparatorluğu'nda bu geçiş, yeni teknolojiye yabancı kalmaktan ve tımar sisteminin katı yapısından ötürü geç ve sancılı olmuştur. bu gelişmeler tüm duraklama devri boyunca osmanlı ordusunun avrupa ordularına kıyasla teknolojik açıdan geride kalmasına yol açmıştır. işte bu sürecin ilk noktasını teşkil ettiği için haçova meydan muharebesi oldukça önem arz eden bir savaştır. her ne kadar savaş osmanlı zaferi ile sonuçlansa da ordunun başlangıçta yaşadığı büyük bozgun, durumun ciddiyetini yukarıda saydığımız sebepler ışığında ortaya koymaktadır.
  • kanuni sultan süleyman han'dan sonra ilk kez bir padişah, ordusu ila beraber sefere çıkar. bu savaş 100 bin kişilik ecdadımızın 300 bin kişilik düşman kuvvetlerini mağlup edip viyana kapılarını açtıran savaştır. çok büyük bir acıdır ki bu fırsatı değerlendirecek yiğit bir komutan yoktur. bu zaferden sonra padişah ve ordu tüm tası tarağı toplayıp istanbul'a dönmüştür. halbuki morali yüksek olan bu askeri doğrudan viyana'ya yönlendirseydiler şuanda bu entryi salzburg'tan giriyor olacaktım. *

    savaşa gelirsek; düşman kuvvetleri öyle bir atak yapmıştır ki padişahın bulunduğu yere kadar sokulmuşlar ve 3. mehmed ata binip kaçacakken hocası tarafından durdurulmuş ve askerin morali uğruna savaş meydanında kalması için ikna edilmiştir. kulaktan kulağa yayılan 3.mehmed'in kaçtığı haberini duyan 25 bin kişilik askerde savaş meydanından kaçmış bunun üzerine düşman askerleri ordunun mallarını yağmalamaya girişmiştir. lakin akıncı birlikleri savaşın uç noktasında olduğundan bu asparagas haberi duymamış ve var gücüyle önüne geleni dağıtarak ilerlemeye başlamış akıncı birliklerinin bu direnişi gören geri hizmet askerleri ellerine geçirdikleri satır, bıçak, kepçe, kaşıkla yağmacı askerlerin üzerine saldırmışlar hiç beklenmedik bir saldırı karşısında ne yapacağını şaşıran bu askerler kaçışmaya başlamış ve akıncı birliklerin büyük gayretiyle bu savaş kazanılmıştır.

    bu savaşla birlikte viyana kapıları tamamı ile osmanlı'ya açılmış düzenleyecekleri ufak bir sefer sayesinde önlerinde hiç bir kuvvet bulamayacakları halde 3. mehmed'in korkusu üzerine ne yazık ki istanbul'a dönülmüştür. ellerine geçen çok büyük bir kozu ve fırsatı değerlendiremeyen osmanlı devletinin kazandığı bu son meydan savaşı olacaktır.

    elveda salzburg elveda prater elveda avrupa. ühühühühü... niye gitmediniz oğlum viyana'ya bak ellerim titriyor sinirden keşke zaman makinesi olsa gidip ordunun başına ben geçecem yeminle. bu ne vurdum duymazlık arkadaşım ya bak nası sinirlerim bozuldu 3. mehmed yatacak yerin yok oğlum.
  • bu savaş güya osmanlı ve avusturya arasında geçer ama avusturya ordusunda erdel prensliği, macaristan, kazak hetmanlığı, lehistan-litvanya birliği, ispanya, bohemya prensliği ve papa'nın askerleri de vardır. (bir ben yokum amk)
    osmanlı ordusunda ise ek olarak kadim dost kırım hanlığı'nın süvarileri vardır. savaşın kaderini değiştiren hoca sadettin efendi'nin üçüncü mehmed'e telkinleri kadar hocanın özel yetiştirdiği gazileri ile kırım tatar süvarilerinin keferenin üstüne şimşek gibi ani bir baskın yapmalarıdır. bunun yanı sıra geri hizmetteki elemanların bile düşmana kepçeyle tokmakla giriştiğini gören ordunun geneli geri çekilmeyi bırakıp yeniden savaş düzeni alarak avusturya ordusunu püskürtmüştür. haçova'da her ne kadar zafer kazanılsa da bu ordu daha ileriye gidip hatta viyana'yı kuşatıp düşürebilecek seviyede değildi. bu yüzden düşmana verilen zarar yeterli görülüp istanbul'a geri dönüldü.