şükela:  tümü | bugün
93 entry daha
  • chronos'un üç oğlu aralarında çektikleri kura ile toprak paylaşımı yaptılar. zeus gökyüzünü çekti, poseidon denizleri, hades ise ölüler ülkesini aldı. bu kura hades için zaten en uygunuydu çünkü hades yalnız kalmayı seven, biraz asosyal, asık suratlı, tek tabanca takılmayı seven bir tanrıydı. samimiyeti sevmezdi, onun için işini yapan bir profesyonel tanımı uygun olur. roma mitolojisinde ismi plüton'a dönüşür çünkü hades, yeraltı hazinelerinin sahibidir ve plüton varlıklı anlamına gelir.

    peki bu ölüler ülkesi ya da yeraltı dünyası dediğimiz yer nasıl bir yer? farklı bölmeleri olan bir yer. bu bölmeler de bugünün cennet ve cehennem kavramları olduğunu söyleyebiliriz. örneğin, üç ana bölümden elysium; seçkinlerin, kahramanların ya da olağanüstü özelliğe sahip olan ölülerin gittiği bir adadır. ölümden sonra rahat bir hayat sürülen bir cennettir. eğlenceler düzenlenir, müzik dinlenir vs. yemyeşil bir cennet, güneş de her zaman parlar.

    asphodel ise ruhların - gölgelerin de denir - ölümden sonra gittiği, iyi ya kötü sınıflandırması yapamayacağımız, sayıca en çok gölgenin yaşadığı bir bölüm. ortam tekdüzedir, anılar silinmiştir, dostluklar kurulmaz. ama sıkıntı da çekilmez. halbuki cehenneme denk gelen tartaros oldukça kötü bir yer. tartaros yerin çok dibinde, gökyüzü yeryüzünden ne kadar yukarıdaysa, bu da o kadar dipte yer alan bir bölüm. karanlık, kasvetli, kimsenin gitmek istemediği, tanrı ve tanrıçaların bile bir gün düşmekten çok korktuğu bir cehennem. en kötü insanlar, sonsuza dek acı çekmek üzere buraya hapsedilirdi. erinye adı verilen intikam meleklerine, tartaros'taki ruhlara (gölgelere) ağır cezalar uygulama görevi verilmişti. bunlara zebani benzetmesini yapsak yanlış olmaz. bu erinyeler yani zebaniler, kötülere işkence yaparken kamçı ve yılan kullanırlardı.

    insanlar dionysos, demeter gibi tanrılara neden bu kadar taptılar? neden sunular sundular? cennete gitmenin yolu tabi ki de tanrılara kendini sevdirmekten geçerdi. bazı tanrıların kullara görünerek onlara hades'in yeraltı dünyasının haritasını vereceğine inanırlardı. bu yüzdendi tüm bu ritüeller, ibadetler.

    biri öldüğünde hermes o kişinin gölgesini alıp hades'in ölüler diyarı'na getirirdi. girişi koruyan üç başlı bir köpek vardır, adı kerberos. yeraltı dünyası'nda ırmakları geçmek için ölüyü bir kayıkçı karşılar ve ölü kayıkçının ücretini ödemelidir. ücreti ödeyemezseniz cennete gidemezdiniz.ayrıca ücreti ödemek de yetmezdi, kayıkçı dümen tutarken ölüler kürek çekerlerdi.. bu kayıkçı ücreti ödeme inancı, antik yunanda şöyle bir geleneğe dönüşmüştü. yunanlılar ölülerin dilinin altına madeni para koyarlardı. eğer bu yapılmazsa ya da ölü gömülmezse, gölgesi ırmağın o tarafından yüzyıllarca dolanmak zorunda kalırdı.

    hades'ten bahsederken onun persephone ile olan ilişkisinden bahsetmemek de olmaz. persephone, babası zeus, annesi demeter olan çok güzel bir kız. hades onu ormanda çiçek toplarken görür ve ilk görüşte aşık olur. hades'in asosyal ve iletişimde başarısız bir tanrı olduğunu söylemiş miydim? kur yapmayı, flörtleşmeyi, kız düşürmeyi - öhüm, tavlamayı işte - bilemeyen hades, persephone'yi kaçırıp yer altına kaçırır. demeter tabi hemen aramaya koyulur kızını. anne yüreği. sormadık karakol, hastane bırakmaz. jandarmaya falan haber salar. yeraltı dünyasına seyahat eden hermes'ten gelir işin kokusu. zeus, kardeşi hades'e çok sinirlenir ve ona çok sert çıkar. zeus'un emrine karşı gelmeye cesaret edemeyen hades, hain bir plan yapar. güçlü kader perilerinin kurallarına göre yeraltı dünyasında herhangi bir yiyeceği yiyen asla ölümlüler dünyasına dönemezdi. bu yasayı bilen hades, persephone'u birkaç nar tanesi yemeye ikna eder. zeus bilee güçlü kader perilerinin kurallarına karşı gelemezdi. oturdular anlaştılar. persephone yılın yarısında hades ile kalacak kalan yarısında da annesiyle vakit geçirecekti. persephone yukarıdayken havalar çok güzel, çiçekler açıyor, ağaçlar meyve veriyor; hades'in yanındayken de bitkiler solup ölüyor, hava kasvetli oluyordu. bu da antik yunan'da mevsimlerin oluşmasının nedeni olarak inanılan mittir.
  • ustalara saygı:

    francois sagat+sylvia gobbel
2 entry daha