şükela:  tümü | bugün soru sor
  • william shakespeare’in 1601’de sahnelenen hamlet adlı oyunundan geçen bir replik.

    bu sözün bağlamını derviş aydın akkoç'tan okuyalım:

    "oyunun birinci sahnesinde geçer bu kısacık cümle. danimarka’nın elsinore kentinin kromberg kalesinin surlarında iki nöbetçi dikilmiştir. birkaç gündür yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. nöbetçiler gece bir hayaletle karşılaşmışlardır. iki gece üst üste görmüşlerdir hem de. danimarka prensi hamlet’in öldürülen babasının hayaletidir bu. nöbetçiler korku içindedir. hayalet karşısında dilleri tutulmuştur. hayalet oradan oraya hızla süzülüyor, nöbetçilere dadanıyordur. ama hayaletin bu tekinsiz varlığı karşısında nöbetçilerin elleri kolları, basiretleri bağlanmıştır. mızraklar anlamsız, kılıçlar beyhudedir. bu kahrettiren durumu hamlet’in dostu horatio’ya açarlar. horatio evvela hayalet fikrine aldırış etmez, deli saçması bir yanılsamadır ona göre bu. kaldı ki, kulaklarla işitilene değil, gözlerle görülene inanan biridir. sıkı bir pozitivisttir bir bakıma. ne ki, ısrarlara dayanamaz ve bir gece kalenin surlarına horatio da gelir. hep birlikte hayaleti beklerler. gece yarısına doğru hayalet yeniden, üçüncü bir kez görünür. bütün vakarlığına rağmen horatio da kesif bir korkuya kapılmıştır. en az nöbetçiler kadar şaşkındır gördükleri karşısında. hayalet hakikaten de vardır, olanca dehşetiyle işte oradadır. garibim nöbetçilerin dişleri takırdıyor, ne yapacaklarını bilemiyorlardır: “hadi konuş onunla horatio, sen okumuş adamsın”. bilinmeyen karşısında atılan tiz bir imdat çığlıdır âdeta bu cümle. horatio okumuş adam olmanın mağrurluğuna hiçbir surette halel getirmeden beklentiye cevap vermeye teşebbüs eder. korkuya galebe çalıp cesareti kuşanmıştır. hayalete avazı çıktığı kadar bağırır: “dur, konuş, konuş diyorum sana, konuş!” maalesef hayalet horatio’yla konuşmaz. sessizce, tüm haşmeti ile çekip gider. az sonra yeniden görünür ama. horatio kararlıdır, ne yapıp edip konuşacaktır onunla: “dur ey hayal, / dilin varsa, sesin varsa, / konuş benimle!” horatio bu sefer de eli boş dönmüştür. hayalet tüm çabalara rağmen bir türlü konuşmamıştır. neden sonra akıl ederler ki, hayaletle konuşabilecek, bu huzursuz, lanetli ruhun dilini çözebilecek tek kişi, bir başka okumuş adam olan hamlet’ten başkası değildir."