şükela:  tümü | bugün
43 entry daha
  • kelime anlamı: hz. muhammed'in ağzından çıkmış olan söz.

    reel anlamı: hz. muhammed'in ağzından çıktığına inanılan söz.

    bu iki anlam arasındaki fark, hadisler konusundaki tartışmaların temelindedir.

    bu çerçevede, inciller ile hadis kitapları arasında bir parça benzerlik kurmak da mümkündür. şöyle ki, hem mevcut hadis kitapları, hem de inciller, atıfta bulundukları dönemden sonra ortaya çıkmıştır. bu nedenle de, ekseriyetle birbirleriyle aynı doğrultuda şeyler söylüyor olmalarına rağmen, zaman zaman ciddi boyutlara varan farklılıklar da içerirler.

    ancak müslümanlar, incillerin bu niteliğini sürekli nazara veriyor (ve hatta kimi zaman işi hıristiyanların inançları ile alay etme noktasına vardırıyor) olsalar da, söz konusu olan hadisler olduğunda tamamen tersi yönde bir tavır sergileme eğiliminde olagelmişlerdir. bu tavrın ciddi bir çelişki barındırdığı doğru olsa da, bu gerçekliği sadece müslümanların islami metinler söz konusu olduğunda objektif davranamamalarıyla açıklamak bir parça eksik olur. çünkü, müslümanların (ilgili hadisin muhaddislerce zayıf kabul edildiği durumlarda bile) hz. muhammed'in söylemiş olduğu bir şeyi reddeder duruma düşmek gibi bir korkuları da vardır. bu nedenle de, için için akıllarına yatmayan hadisler söz konusu olduğunda bile, temkinli davranma ve ilgili hadisin güvenilirliğini çok fazla sorgulamama eğilimindedirler. (müslümanlar arasında bu durumun tersi, yani hz. muhammed'in söylemediği bir şeyi söylediğini iddia etme korkusu da mevcuttur. ama bu, hadisi reddetme çekincesi kadar güçlü değil gibidir. bunun nedenini, ilgili hadisin, zayıf olarak nitelendirilse dahi, netice itibariyle muteber bir kitapta asırlardır yer alıyor olduğu gerçeğinin beraberinde getirdiği psikolojik etkide aramak mümkündür.)

    bu noktada, "insan neden kendisini aklına yatmayan bir şeye inanmaya zorlar?" sorusunun akla gelmemesi kaçınılmaz gibidir. burada belirleyici olan, dinden çıkma (ve dolayısıyla da cezalandırılma) korkusudur. ancak böyle bir durum da, ilgili inancın niteliği hakkında kuşku doğurur. öbür tarafta sakata gelmeme düşüncesiyle zaman zaman zihnindeki halıların altına bir şeyler süpüren bir insan, inandığını düşündüğü şeye acaba gerçekten inanıyor mudur?

    dindar olmak bir yana, inançlı olduğundan bile emin olmayan bazı katoliklerin "ne olur ne olmaz" düşüncesiyle bebeklerini vaftiz ettirmeleri ve böylelikle ilgili yavrunun vaftiz olmadığı için cehennemde yanma "ihtimalini" ortadan kaldırmak istemeleri de aynı doğrultuda saiklere sahip olan bir eylemdir. (bkz: just in case)

    ancak hadisler konusundaki yaygın müslüman tavrı, katoliklerin bu davranışına ek olarak apolojetik bir yapıya da sahiptir. (bkz: apologetic/@derinsular)

    ana tema:
    (bkz: islam/@derinsular)
77 entry daha