şükela:  tümü | bugün
  • aynı... (bkz: afakan)
  • osmanlica, yürek oynamasi, aci, istirap, carpinti.
  • lâ'lin göricek kana döner gözden akanım
    oynar yüreğim derd ile bitmez hafakanım

    baki
  • bunlar bir araya geldigine basar insana.
  • kadın erkek demeden herkese basabilen yegane şeydir.
  • necip fazıl kısakürek'in tüm şiirlerini topladığı çile kitabında bir bölümdür.

    bir de ayrıca, bahadır boysal'ın seneler önceki bir yazısında vardı, iğreti bir adamın kendisine fazla samimi olaraktan "afacanlar bastı" demesi vardır, "git oğlum köyüne" diye tepkiyle karşılanmış.
  • hafakan

    isim. arapça

    sıkıntı, çarpıntı, afakan:
    "gece, hafakanlar içinde, vaziyeti unutup da elektrik düğmesini çevirdiğim zaman korkunç bir 'tık' sedası duydum."- n. f. kısakürek.

    (bkz: tdk)
  • "sıkıntı","ruh ızdırabı","insanın içindekileri dışarıya dökememesi hali" olarak ifade edilebilir.

    beynim silindir altında ezilirken
    sabahın eşiğine baş koymuş vakitler
    köşe kapmaca oynayan dakikalar,
    ufkun rengarenk helezonunda bir damla
    pembe-lacivert tonunu yakalamışken pusuda
    içimin volkanları dize gelir
    bünyem ısınır,iskeletim titrer ardından
    aritmik düzeyde süreler geçer
    ben kendime gelinceye dek
    sabahın kuytu şafağında
    serçelerin tatlı hışırtısında
    koroya eşlik etme düşüncesiyle
    perdeleri açarken titreyen ellerimle
    uçuşan kuşların sesli kanatlarında
    üzüntüm gökkuşağı olurken gözümde
    akıttığım gözyaşları penceremde hâlâ
    odamdaki çiçekler su beklerken
    gözlerim hâlâ semâda
    derin uykuların teselli edicisi
  • bu yaşıma geldim ben onu hep afakan bildim. trakyalı olmak gerçekten zor. "aykırı" nın da "haykırı" olmadığını 10. sınıfta öğrenmiştim. iyyakşanlar türküye

    (bkz: rönesansa giriş)