şükela:  tümü | bugün
  • gerginlik ve uzuntu sonrası sinirlerin bosalmasi ile hissedilen, "garip" olarak tarif edilen, sanki fren balatalarının bosalmasiyla ucuruma dogru gittiginizi farkedip de yapacak birsey olmadigi icin hissedilen kabullenmislikle karısık birsey.
  • yüklerinizden, ayak bağlarınızdan kurtulduğunuz anda hissettiğiniz duygu. "oohhh kuş gibi oldum" diye keyiflenirsiniz.
  • italo calvino'nun amerika dersleri'nde; dante alighieri, guido cavalcanti, milan kundera, shakespeare ve daha birçok yazardan örnekle tarif ettiği, "gelecek bin yılda korunması gereken yazınsal değerler"den biri.

    ve adı geçen eserden, paul valéry'nin tanımıyla: "il faut être léger comme l’oiseau, et non comme la plume" (kuş gibi hafif olmalı, tüy gibi değil).
  • ray rizzo tarafından hazırlanan ve alfa kitap tarafından yayınlanmış son derece yararlı bir egzersiz kitabı.ayrıca içinde arda karapınar tarafından seslendirilmiş bir de egzersiz dvd si mevcut.yoga, pilates sevenlere tavsiye edilir.

    ''yoga, pilates, dans ve fiziksel egzersizin birçok farklı stili vardır. ancak tüm bu disiplinlerin özünde bedeni özgürleştiren ve zihnin kilitlerini açan ortak bir hareket kodu, asli olan bir takım egzersizler ve teknikler vardır. bu kitap bunları işlemektedir''

    http://www.alfakitap.com/…itap.asp?id=&kitapid=3388
  • "karanlık bir odada bir güneş ışınının içinde uçuşan toz zerreleri,"
  • ayda yürümek-hayalimde tabii
  • tiyatro konuşmasında doğru boğumlamayı engelleyen yapaylık.
  • eskiden bir ayçiçek yağı ile vadedilirdi, bilenler bilir.*

    jenseits von gut und böse'nin* çevirmeni ahmet inam tarafından kitabın önsözünde nasıl da hafif bir şekilde tasvir edilmiştir:

    "ölümünün üzerinden bir yüzyıldan fazla bir zaman geçtiği halde, hala onun* sesini duyacak kulaklarımız yok. yok, çünkü çağımız giderek ağırlığın egemen olduğu bir çağ. yardım çığlığı başlıklı metninde "düşmemen için dans etmen gerek!" der. dans, üzerimizdeki ağırlıktan kurtulmanın ilk yoludur: yerin dibindeki diskoteklerde, güzellik ya da düğün salonlarındaki dans değil, kırlarda doğayla kucaklaşan bir dans! dans, ruh da dans edebiliyorsa danstır. ruhsa ağırlaşmıştır: yaşanandan. teknolojinin çarkından. insanın elini kolunu bağlayan yaşamdan.

    hafif olmak, ağırlığı atabilmek, kendini sevmekle olanaklıdır. sağlam ve sağlıklı bir sevgiyle. hafiflik, kendi ağırlığı altında ezilen çağımızda, sığlık, haz düşkünlüğü, sorumsuzluk olarak anlaşılıyor. üstelik çağımızın kimi düşünürleri, iyiden iyiye hafiflemiş çağda hepimizin zaten uçmakta olduğunu söylüyor. hepimizin önünde ekran ve ekranlarda açılan ağlararası (internet) ağlarda düşler, hayaller avlayan kuşlarız. bakın özgürlüğünüzün keyfine! hafifliğimizin tadını çıkarın! uçmak mı istiyorsunuz: oturun ekranınızın başına, bol bol uçun. hatta, gerekli simülasyon'larla, kendinizi uçakta, bulutlar arasında sanabilirsiniz. sanal gerçeklik teknolojisine bindiniz mi, kuş olur çıkarsınız göklere! işte çağımızın ağırlığı buradadır: 'hafif', hafiflik arayışlarında! ağırlığının bilincinde olmayan bir çağa hafifliği nasıl anlatabilirsiniz? sürünmeyen, yürürken tökezlemeyen, çukurlara düşmeyen, tabanları yürümekten, dizleri sürtünmekten yaralanmamış bir çağa? çağımızın hafifliği, ağırlığı tanımayan bir hafiflik olduğu için ağırdır.

    teknoloji torpiliyle uçmak değil, nietzsche'nin kanatlarının aradığı. farmakolojik uçmak da, ilaçlarla. nedensiz, bilinçsiz intiharlarla aralanan yaşam kapısından çıkıp, göğe süzülmeye çalışmak değil. bir kaçış değil, uçmak. bir hazcı çare değil. sorunlarımızdan hedonistik kurtulma denemeleri.
    uçma, tuhaf görünecek, ama uçma ağırlığına erişmekle gerçekleşir. uçma ağırlığı, hayatın ağırlığını tanımak, kendimizin ağırlığını taşıyabilmekle sağlanır. ne demişti nietzsche:

    'hafif olmak, bir kuş olmak isteyen, kendini sevmelidir.' "
  • "yanlış anlaşılmasın: tereza, tomas'tan öç almak istemiyordu; içine girip kaybolduğu dolambaçtan bir yolunu bulup dışarıya çıkmak istiyordu. biliyordu, tomas'a yük olmuştu, her şeyi çok ciddiye alıyor, her şeyi bir tragedyaya çeviriyor, tensel aşkın hafifliğini ve sevimli sıradanlığını kavrayamıyordu. hafifliği öğrenebilmeyi ne kadar isterdi! onu kendi zamanına aykırı bir kişi yapan bu kabuktan çekip çıkaracak biri olmasını öyle çok istiyordu ki."

    milan kundera - nesnesitelna lehkost byti
  • (bkz: hafif meşrep)

    "neşelenmek coşmak, azmak kudurmak, kavga gürültü, suspus olmak, iyilik kötülük, hepsi hepsi,, ama hafifliği hiç sevmiyorum hiç"

    /umay umay