şükela:  tümü | bugün
  • bir yazar, hoşgelmiş.
  • hafîz

    esirgeyen. koruyan. muhafaza eden. muhafız.

    allah’ın isimlerinden biri olarak “kâinatta zerre kadar bir şey bile gözetiminden uzak olmayan ve tabiatı dengede tutan”

    #108772530 şu yazıyı yazdığım başlığa göz atınca bilgisayar ve bilinç kaybı yaşamış insanlar üzerinden hatalı bir analoji ile yok olma iddiasının savunulduğunu gördüm.

    hatalı çünkü bilinç kaybı yaşayan veya uyuyan insanların da gelen verileri kaydettiği biliniyor. ıkincisi hepimiz biliyoruz ki bir bilgisayardaki verileri bir harici bellekte depoladıktan sonra tüm donanımlarına ayrılsa bile pc tekrar toplandıgında veya baska bir bilgisayara o verileri geri yüklememiz mümkün.

    peki kainatın yaratıcısının her bilgiyi muhafaza ettiğini nerden biliyoruz?

    elbette ki gözümüz önünde gercekleşen hafîziyet tecellilerinden

    " hafîz-i zülcelal, birçok suretlerini elvah-ı mahfuza hükmünde olan hâfızalarda ve bir türlü misalî âyinelerde hıfzedip, ekser tarihçe-i hayatını çekirdeğinde, neticesinde nakşedip yazıyor. zahir ve bâtın âyinelerde ibka ediyor. meselâ: beşerin hâfızası, ağacın meyvesi, meyvenin çekirdeği, çiçeğin tohumu, kanun-u hafîziyetin azamet-i ihatasını gösteriyor.

    görmüyor musun ki: koca baharın hep çiçekli, meyveli bütün mevcudatı ve bunların kendilerine göre bütün sahaif-i a'mali ve teşkilâtının kanunları ve suretlerinin timsalleri; mahdud bir miktar tohumcuklar içlerinde yazarak, muhafaza ediliyor. ikinci bir baharda, onlara göre bir muhasebe içinde sahife-i amellerini neşredip, kemal-i intizam ve hikmet ile koca diğer bir bahar âlemini meydana getirmekle; hafîziyetin ne derece kuvvetli ihata ile cereyan ettiğini gösteriyor. "

    (sözler 77.sh - risale-i nur)

    herbir tohum, ism-i hafîz'in cilvesiyle ve ihsanıyla ona pederinin ve aslının malından verdiği irsiyeti; iltibassız, noksansız muhafaza edip gösteriyor.

    (lem'alar 138.sh - risale-i nur)

    hem madem biz gözümüzle görüyoruz: öyle ihatalı ve azametli bir hafîziyet hükmeder ki, zîhayat herşeyin ve her hâdisenin çok suretlerini ve gördüğü fıtrî vazifesinin defterini ve esma-i ilahiyeye karşı lisan-ı hal ile tesbihatına dair sahife-i a'malini misalî levhalarda ve çekirdeklerinde ve tohumcuklarında ve levh-i mahfuzun nümunecikleri olan kuva-yı hâfızalarında ve bilhâssa insanın dimağındaki pek büyük ve pek küçük kütübhanesi olan kuvve-i hâfızasında ve sair maddî ve manevî in'ikas âyinelerinde kaydeder, yazdırır; zabtederek muhafaza altına alır.

    (şualar 215.sh - risale-i nur)

    el hafîz

    hafîz: “bütün varlık âleminin plan ve programını nur-u muhammedî’de saklayan.”

    “bir ağacın bütün özelliklerini çekirdeğinde derceden.”

    “birçok canlı türünün planlarını yumurtalarında, birçoklarını da spermalarında muhafaza eden.”

    “insanın bütün amellerini onun hafızasında kaydeden.”

    “hafaza meleklerine insanın bütün iyi ve kötü işlerini kaydettiren.”

    “insan-ı ekber denilen kâinattaki her şeyi ve her hadiseyi levh-i mahfuzda yazan.”

    elbetteki en önemsiz görünen şeyleri bile depolayan saklayan bir hafîziyet hakikatı, fiilleri bu kadar önemli olan insanı her amelinden sorguya çekecektir.

    amenna...