şükela:  tümü | bugün
  • hafta ici 1 de 2 de yatip 7 de kalkip apar topar giyinip hazirlanip kimi zaman tela$dan kahvalti bile yapamadan evden ucarcasina i$inlanip deli gibi ko$up servisi kacirmamak icin mucadele maratonunda iken servise yeti$ilip koltuga oturup kafamdan gecen tek bi dü$ünce "ulan pazar günü deli gibi yatcam yatcam yatcamm bi daha yatcam uyanicam ama yataktan kalkmiycam a.k yine yaticam." deyip hafta sonu gecenin köründe yatip $afak söktügünde uyanmak bi dahada uyuyamamak..
  • inanması güç ama çizgi film seyretmek için gerekliydi zamanında. (bkz: 90larda cocuk olmak)
  • çeşitli nedenleri vardır. şöyle ki; iş güç nedeniyle hafta içi her gün en geç 8'de kalkmak durumundasınızdır ve bu bünyede öyle bi alışkanlık yapar ki biyolojik saat olayına kurban gider ve artık işiniz gücünüz olmasa da erken kalkmaya devam edersiniz. sinir bozucudur. diğer bir sinir bozucu durum ise temizlik yapmak ya da ders çalışmak gibi zorunluluk halleri sonucu erken kalkmak durumunda olmaktır. kısacası hafta sonları erken kalkmanın her hali sinir bozucudur.
  • cumartesi günleri çalışılıyorsa haftasonunu piç eden durum. pazartesi günü başlayan çökkünlük ve mutsuzluk salı günü yerini dinamik bir bünyeye bırakır. çarşamba biraz yorgunluk boy gösterir, ardından perşembe gelir ve mutluluk hissedilmeye başlanır. cuma ise perşembeden başlayan mutluluk kırıntıları yerini mutluluğun ta kendisine bırakır. ancak cumartesi iş olması bu süreci fena halde baltalayacağı için haftanın akışı tamamen yerle bir olur. çünkü tatil gününde bütün millet kıçını yaya yaya sıcacık yatağında uyurken kalkıp traş olmak ve üstünüzü giyinmek büyük acı verir. dışarı çıktığınız anda heryerin bomboş olduğunu, birkaç dallamadan başka kimsenin işe gitmediğini görürsünüz. esnafları saymıyorum, onlar kayışı zaten koparmış durumdalar. 16 senelik okul hayatı boyunca bütün haftasonları limitsiz uyku hakkını iple çekmiş bünyeye yapılmamalıdır bu işkence. içinizde bütün dünyaya isyan edersiniz. sonra da "siktir et bi haftasonu uykusu için değmez" dersiniz ama kendiniz bile yemez bunu. o uyku bütün haftanın stresini atmak, yeni hafta psikolojisine hazırlanmak için tek yoldur ama mahrumsunuzdur. öğlen eve gelip uyumayı hayal eder ama asla da başaramazsınız. çünkü sabah kalktıktan sonra eve gidip uyumanın hiçbir anlamı olmaz.
  • sevilen ve istenen bi faaliyet içinse** haftaiçi olandan çok daha kolay yapılan eylemdir.
  • takıntılı bir tipseniz ruh sağlığınızı korumak için elzem olan alışkanlıktır. gazetenizi sizden önce kimsenin okuma şansı yoktur mesela. veya müzik dinlerken gereksiz sorularla zevkiniz yarıda kesilmez. rahatsız edilmeden kendinize ayırabileceğiniz zamana sahip olmak demektir bu nedenle.
    pazartesi sendromuna takılmamanın en akılcı yoludur. bu sendrom işe gitmekten değil de tatil zamanınızın nasıl geçtiğini anlayamamaktan kaynaklanır çünkü. 24 saatin tamamına sahip olmanın lüksü, bu eziyetmiş gibi gözüken alışkanlıktan geçer.
  • evde olunduğu ya da işin erken bitip eve tekrar dönülmesi halinde, ilk işin yatağa geri dönmek olmasını sağlıycak eylem.
  • bazen sırf zevk almak için yaptığım eylemdir. kalkmak zorunda olmama rağmen saati pazar sabahı 7'ye kurarım ve saatle uyanırım. saatin tepesine bastıktan sonra tatlı bir uykuya dalarım ki o uykunun tadını anlatamam.

    (bkz: anlatılmaz yaşanır)
  • haftaiçi zor uyanılıp haftasonu kolayca yapilabilen, bu yuzden sinirleri bozan, alt ust eden durum, vaka, hede, hodo...
  • hafta içinde erken kalkmak zorunda olan biri için işkence olabilecek aktivite. ancak maalesef beyin, kalkmak zorunda olduğunuzda yatmanız, yatmak istediğinizde ise alıştığı şeyi yapmaya yönelik davranmaya şartlandığından dolayı kalkmanız için dürtükler. böylece kişi cuma günü gevşerken, pazar günü -pazartesi stresi yüzünden- komple iç sıkıntısına bulanır... (bu yüzden pazartesi günleri çekilmez hale gelir)

    hafta sonları aslında başlıbaşına bir işkencedir belki de. çünkü 5 günlük sinir harbinin sonunda cuma akşamı başlayan ve cumartesi akşamı biten yalancı özgürlük yetmez... yetebilemez. o yüzden bilinçaltımız, "yatma lan malak gibi! kalk da en azından şu iki günde birazcık hayatını yaşa be!" diye çığlık atıyor olabilir...