şükela:  tümü | bugün
  • 2003-2004 anime sezonuna damgasini vurmus ve "gelmis gecmis en iyi 10 anime serisi" gibi bir siralamaya rahatlikla girmeyi haketmis, muhtesem bir anime serisidir.

    hatirladigim kadariyla eylul 2003'de yayinlanmaya basladi ve tarih itibariyle tam 51 bolum yayinlandi. son bolum, yani 51. bolum 2004 eylul'unun son haftasinda japon televizyonlarinda gosterime girdi. 52. bolum, film olarak yayinlanacak deniyor. ayriyeten amerika'da cartoon network'de aksamlari yayinlanan adult swim'de de gosterilmekte (ancak daha kansiz oldugu filan soyleniyor, emin degilim, hic amerikan televizyonuna gelmis versiyonunu izlemedim).

    konusu, cizimleri, hikayesi ile cok hosuma giden, taptigim, uzerinde arkadaslarimlan ve sozlukculerlen saatlerce felsefe yapabildigim bir seri oldu bu.

    farkli dinlerin, farkli etnik gruplarin, farkli devletlerin, farkli ordularin, farkli dillerin bulundugu, fantastik bir dunya hayal edin. yaklasik sene olarak 1900ler'in basi olarak gecse de teknoloji olarak bizim su anki durumumuzdan bile bazi sekillerde daha ileride (automail'in varligi gibi cok yuksek teknolojiler), ancak genel anlamda bakinca teknolojik olarak aslinda cok geride (firin, buzdolabi gibi basit seyler daha icad edilmemistir) olan bir dunya hayal edin.

    ve bu dunyanin en onemli bilimlerinden birinin simya (alchemy) oldugunu dusunun. oyle ki bu, halen daha bir "buyu" gibi islemekte, ancak bir bilim olmasindan dolayi doganin kurallarini takip etmek zorunda olan bir olgu olarak karsimizda bulunmakta. insanlar o dunyada alchemy'e cok fazla guvendiklerinden ve onu cok fazla kullandiklarindan da teknoloji bazi yonlerde cok ilerlemekte, bazi yonlerde ise yerinde saymaktadir.

    bahsi gecen bu simya olayinin temeli sudur denilebilir:

    birsey yaratmak icin, o yaratilacak seyin butun malzemelerinin mekanda bulunmasi gerekmektedir. buna esit takas (equivalent trade, veya japoncasi 'touka kouka') denilmekte. ornegin, eger ki 1 gramlik bi elmas yaratilacaksa, yaklasik 100 gramlik bir komur parcasi gerekmekte, bozulmus bir televizyonu tamir etmek icin, televizyonun bozuk parcalarinin hepsinin orada bulunmasi gerekmekte, vs. ya da en azindan bu, ana karakterlerimizin "simyanin gercekleri" olarak kabul ettikleri "esit takas kanunu" idi bir zamanlar.

    her ne kadar butun elementler orada olsa bile, bir insan vucudu yapmak halen daha bir tabu olarak gorulmektedir. insan vucudu yapildigi zaman icine bir ruh koymak icin cok buyuk bir fedakarlikta bulunulmasi, veya en basidinden vucudun kendisini yaratabilmek icin cok buyuk zorluklara katlanilmasi gerekmektedir. bunu yasak yapan sey ise, insanin "tanri" rolunu oynamasini engellemek olarak ozetlenebilir. veya belki de feragat edilmesi gereken sey cok buyuktur diye bir tabu halini almistir, kim bilir? (diziyi izleyerek ogrenebilirsiniz, daha fazla konusursam spoiler olur).

    burada da philosophers stone (felsefe tasi) adi verilen bir nesne olaya dahil olmaktadir. bu oyle bir nesnedir ki, "esit takas kanunu"nu hice sayip rahatlikla insan yaratabilmeyi, veya en azindan bir vucuda ruh koyabilmeyi mumkun kilmaktadir.

    kahramanlarimiz ise 15 ve 14 yasinda iki kardestir. bunlar, olen annelerini canlandirmaya calistiklari gun, "birseyi yaratmak icin bir baska seyi yoketmek gerekir" kanunu nedeniyle buyuk bir travma gecirirler. yasca buyuk olan kahramanimiz bunu yaparken bacagini kaybetmis, oteki ise butun vucudunu kaybetmis, ancak ruhu da kaybolmasin diye abisi, kolunu da feda ederek onun ruhunu, sans eseri odada bulunan antika bir zirha hapsetmistir.

    boylece biri mekanik aksami olan, automail adi verilen vucut parcalari ile hayatini devam ettirmek zorunda kalmis, otekisi ise ici bos bir zirh olarak etrafta dolasmaya baslamistir. amaclari, kaybolan vucutlarini bir gun geri alabilmektir. bunu yapmanin tek yolunun ise "philosophers stone" denen nesneden gectigini bildiklerinden, onu aramaya koyulurlar.

    hikaye, bu iki oglanin seyahatlerini ve karsilastiklarini, yasadiklari dunyada yasanan trajedileri, simya'nin buyusunu ve insan olmanin degerini anlatir. 51 bolum boyunca insan hep yeni birseylen karsilasir, hikaye cok genisler, kendi alaninda bir realm halini alir, rahatlikla role playing'i yapilabilecek bir dunya haline gelir.

    ve tv serisi cok ilginc bir sekilde biter, "bitmesini istemiyordum ama!" dedirtir. simdi gozler tamamen bu tv dizisinin atmosferinden biraz daha uzak olacak olan, ancak hikayenin devami oldugu icin cok buyuk onem arz eden filme cevrilmistir.

    (bkz: gelmis gecmis en iyi anime)
  • karistirilmamasi gereken bir baska seri icin:

    (bkz: full metal panic)
  • 18. bolumu de gun itibariyle cikmis bulunmaktadir. her hafta, pazar gunleri yayinlanmaktadir. o zamanlar temin edebilirsiniz bittorrent sagolsun.
  • insani cildirtan bir animedir. oyle guzeldir ki, ve bolumler oyle surukleyicidir ki, hikaye oyle akicidir ki, ve yer yer oyle komiktir ki, doyamazsiniz izlemeye.

    en sinir oldugum sey ise, artik birinci sezonun en heyecanli noktasina yaklasildiginda bazi bolumlerin sonunun, o to be continued ibaresinin sinir bozucu olmasina esdeger hisler uyandirmaya baslamasidir herhalde. hergun cikarin ulan! hergun!
  • (bkz: bratja)
  • 25. bolumu ile bizlere aslinda mangasini da (biraz gec de olsa) takip ettigini gostermistir. ayriyeten sanirim, son aldigim duyumlara gore ilk sezon ile ikinci sezon arasinda bir bosluk olmayacak, olay duz devam edecektir. amerika'da lisanslanip bir yerlerimizde patlayacagi gunu tedirginlikle bekliyoruz...
  • son birkaç ayda çıkan serilerden naruto dışında dikkat çeken tek seri. bittorrent sitelerinde diğer bütün serilerle üç beş kişi ilgilenirken bu sayı naruto ve full metal alchemist'te üç beş bin'i bulmaktadır.
  • 25. bölüm ile ağlatabilecek kadar duygulu bir ortam yaratabilen,komedi ve aksiyonun dozajını çok iyi ayarlayabilen,son yıllarda çıkan en başarılı animelerden biri.hele gerilimli bölümlerin bitiminde ending theme'in aniden başlaması da ayrı bir lezzettir,ki bu şarkının ilk bölümü "we are still screaming" olunca bi anda insanda "hayıııır bitemezsin burda,nolamaaz" etkisi yaratmaktadır.karakterlerin derinliği ve hikayenin yavaş ama etkili şekilde açıklanışı,damaklarda uzun süre geçmeyen bir lezzet bırakıyor.
  • potansiyel rpg malzemesi olarak gördüğüm başarılı anime serisi. yeterli popüleriteye ulaştığında dm leri türemeye oyunları oynanmaya başlınır kanımca. ayrıca 13. bölüm yarmıştır şahsımı.