şükela:  tümü | bugün
  • 1842'de edirne'de doğan baronyan, ilk ve orta öğrenimini ermeni okullarında tamamladı. osmanlı başkentinde yayımlanan çeşitli dergilere katkı sunarak yazarlık konusunda deneyim kazandı. yayına hazırladığı mizah ve tiyatro ağırlıklı yayınların ömrü kısa, fakat etkisi büyük oldu. poğ aravodyan (sabah borusu), yeprad (fırat), meğu (arı) ermenice ve osmanlıca olarak iki farklı versiyonu yayımlanan tadron (tiyatro), khigar (bilgiç), dzidzağ (gülüş) isimli dergilerin yayını, içerdikleri toplumsal eleştiriler nedeniyle sıklıkla osmanlı sansür bürosu tarafından durduruldu. tiyatroya yoğun ilgi besleyen baronyan'ın 1865'te yazdığı ilk oyunu, goldoni'nin orijinal eserinin bir taklidi olan yergu derov dzara mı (iki efendili uşak) adlı kısa bir farstı. bundan dört yıl sonra, ilk özgün komedisi adamnapuyjn arevelyan (şark dişçisi) geldi. 1872 yılında şoğokortı'ya (dalkavuk) başladı ancak yarım bıraktı. bu eseri yaklaşık elli yıl sonra, bir başka büyük mizah yazarı olan yervant odyan tamamlayacaktı. 1880-1881 yıllarında yayımlanan taşlaması medzabadiv muratsganner (haşmetlu dilenciler), taşralı eşrafın patavatsızlığına ve naifliğine odaklanırken, bu niteliklerin aynı zamanda çeşitli sanatsal, profesyonel, dini ve zanaatkar fırsatçılar tarafından sömürülmeye ne denli açık olduğunu da dikkat çeker. yaşarken hiçbir oyunu ülkemizde sahnelenemeyen baronyan'ın bağdasar kardeş adıyla sahnelenen ilk eseri bağdasar ağpar ise yine boşanma teması etrafında modern ermeni kurumlarını eleştirir.

    hayatı boyunca yazdığı her eserde hiciv ve toplumsal eleştiriye yer veren baronyan, 1891'de istanbul surp pırgiç ermeni hastanesi'nde tüberküoz hastalığından öldü. istanbul ermeni mezarlığı'nda toprağa verildi, ancak mezar yeri belli değildir.

    boğos çalgıcıoğlu ise baronyan hakkında şunları kaleme almıştır:

    döneminin en iyi mizah yazarlarından olan hagop baronyan'ı bazı eleştirmenler; ermenilerin molière'i kabul ederken bazıları da hiçbir edebi değeri olmayan "eser" bile denemeyecek şeyler yazan, birkaç fransız komedisini devşirip kendine mal eden bir zavallı olarak değerlendirirler.

    1842'de edirne'de çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen baronyan, ilkokulu ancak okuyabilmiş ve aç kalmamak için her türlü işte çalışmış olmasına karşın, kendi çabasıyla yunanca, fransızca ve italyanca öğrenmiştir.

    başta molière olmak üzere birçok avrupalı yazarı kendi dillerinde okumuş ve doğal olarak onlardan etkilenmiştir de... ama çok zeki ve çok dikkatli bir gözlemci olduğundan, yaşadığı dönemden günümüze kadar ermeni hiciv edebiyatının en önemli yazarı olmuştur.

    insan yaşamının türlü hallerinden beslenerek, eserlerinde zamanının sosyal kurumlarını, yöneticileri, bürokratları, düşünürleri, aristokratları, patrikhaneyi, aileyi, çarşıyı, halkın günlük yaşantısını son derece canlı bir üslupla anlatmıştır. birçok sıradan veya önemli insanın kusurlarını, tutkularını, saplantılarını dikkatle gözlemleyerek, zekice kaleme almıştır.

    çağdaşları içinde, hatta günümüzde, onun kadar başarılı bir şekilde, halkın sorunlarına eğilmiş, sokaktaki insana aynı tutmuş bir yazar yoktur. yaptığı toplumsal eleştirilerin birçoğu, aradan yüzyıldan fazla bir zaman geçtiği halde, günümüz istanbul ermeni cemaatinde hala güncelliğini korumaktadır. tüm eserleri hala tazedir.

    sokaktaki insana olan sevgisiyle zamanının ağa düzenine karşı sert eleştiriler yapması nedeniyle, sermaye babaları tarafından adeta lanetlenmiştir. yayınladığı dergiler kapattırılmış, tüm gelir kaynakları kurutularak yoksulluğa mahkum edilmiş ve yoksulluk içinde 49 yaşında tüberkülozdan ölmüştür.

    kısacık ömründe, toplumun zayıf yönlerini büyük bir ustalıkla eleştirerek önce güldüren sonra düşündüren öyküler yaratmış ama kendisi hayatı boyunca hiç gülmemiştir.

    "merhumu nasıl tanırdınız?" sorusuna ben şöyle yanıt verirdim: o sevgi dolu, namuslu, zeki, cesur, içten ve ilkelerinden ödün vermeyen asil bir ruhtu.

    (bkz: copy paste değil alın teri)
  • istanbul mahallerinde bir gezinti adlı kitabı can yayınları tarafından yayımlanmış olan eski istanbul beyefendisi. 19. yüzyıl'da istanbul'un toplumsal yaşamı nasıldı diye merak edenler için önemli bir kaynak olacaktır kuşkusuz.

    http://www.canyayinlari.com/…d=pgmnozqgsm7mc2s81kxs
  • tesadufen istanbul mahallelerinde bir gezintikitabiyla tanistigim ve hemen piyasada bulabildigim diger kitaplarini da edindigim yazar. iyi ki tanimisim.
  • adabımuaşeretin zararları adlı kitabı can yayınlarından çıkmış olan yazar.
    https://canyayinlari.com/…n-zararları/9789750732188

    ümit alan'ın twitter hesabında bu durumdan şöyle bahsedildi:
    --- spoiler ---

    hagop baronyan'ın bir kitabı daha gün yüzüne çıktı. hicvin zamansızlığı üzerine fikir edinmek isteyenler kaçırmasın.
    --- spoiler ---
  • 1842'de edirne'de doğmuş. 1864'te istanbul'a yerleşmiş. 1891'de de âhirete göç etmiş...
    "yeprad/fırat" ve "meğu/arı" mecmualarında başyazarlık yapmış. ayrıca "luys/ışık", "dzidzağ/tebessüm" ve "khigar/bilgiç" dergilerini yayımlamış.

    eserleri:
    arevelyan adamnapuj/ şark dişcisi (tiyatro)
    poğ aravodyan/ sabah borusu
    tadron (tiyatro)
    azkayin çoçer/millî ağalar
    medzabadiv muratsganner/haşmetlû dilenciler
    bağdasar ağpar
  • aras yayıncılık’ın şu tweet’inden öğrendiğimize göre, bugün baronyan’ın doğum günüymüş.
    baronyan’ın osmanlı’nın son dönemlerindeki en önemli mizah ve hiciv yazarlarından biri olduğuna kuşku yok. o günlerdeki istanbul’un 34 farklı semtindeki sosyal hayatı ve mahalle dedikodularını merak edenler, “istanbul mahallelerinde bir gezinti” kitabını kaçırmasın.
    örneğin kitapta beşiktaş semtini şöyle anlatıyor:
    “… [beşiktaşlı] erkekler haftada iki kez gömlek değiştirir. genellikle saatlerce berberde oturup tıraştan önce üç saat bıyıklarını süslerler.
    gelelim dişilere. cinsi latifler yolda yere değil göğe bakar, sanırım kolyelerini göstermektir amaçları. burada kadınlar kocalarına itaat edeceğine erkekler eşlerine itaat eder. …”